Zihin okuma ve hipnoz, yıllardır hem sahne şovlarının hem de psikoloji dünyasının en tartışmalı başrollerinden. Bir yanda insanları saniyeler içinde “kontrol eden” hipnotistler, diğer yanda partnerinin ne düşündüğünü anlamaya çalışan sıradan insanlar… Peki işin gerçeği ne? Zihin gerçekten “okunabilir” mi, hipnoz bir zihin kontrol yöntemi mi, yoksa bilimsel temeli olan bir terapi aracı mı?
Bu yazıda, günlük meraklardan klinik psikolojiye uzanan geniş bir yelpazede, zihin okuma, hipnoz ve ilişkili konuları; bilimsel kaynaklara dayanarak, ama kahve masasında sohbet eder gibi sade bir dille ele alacağız. Filtreli içerik değil, deneyim süzülmüş ve kaynaklarla desteklenmiş bir rehber gibi düşünebilirsin.
Zihin Okuma Nedir, Ne Değildir?
Önce şu “zihin okuma” meselesini ayıklayalım. Çoğumuzun aklına gelen ilk şey, birinin aklından geçen cümleyi kelime kelime bilmek. Bilimsel olarak bakınca, bu anlamda tam bir zihin okuma bugün mümkün değil; ama zihinsel süreçleri anlama ve tahmin etme konusunda epey yol kat edilmiş durumda.
Günlük Hayatta Zihin Okuma Yanılgısı
Psikolojide “mind reading” denen bir bilişsel çarpıtma var; yani karşımızdakinin ne düşündüğünü hiçbir kanıt olmadan bildiğimizi sanmak. Örneğin:
- “Kesin bana sinirlendi.”
- “Şimdi benimle dalga geçtiğini düşünüyor.”
- “Bu mesajı görüp cevap vermedi, demek ki artık beni istemiyor.”
Bu, gerçek bir zihin okuma değil; daha çok varsayım ve yorum. Depresyon ve kaygı bozukluklarında sık görülüyor; kişi, karşı tarafın zihnini “negatif” okuma eğiliminde oluyor. Hipnoz bu noktada devreye girip, bu otomatik düşünceleri dönüştürmek için kullanılan terapi araçlarından biri olabiliyor[1][7][9][10][13].
Bilimsel Zihin Okuma: Beyin Etkinliğini Okumak
Modern nörobilimde, fonksiyonel MR (fMRI), EEG gibi görüntüleme yöntemleriyle, kişinin hangi bölgelerinin aktif olduğunu, belli uyaranlara nasıl tepki verdiğini görebiliyoruz. Ama bu:
- “Şu an kelimesi kelimesine şunu düşünüyor” seviyesinde değil,
- Daha çok “şu tip uyaranlara böyle tepki veriyor, şu duygusal durumdayken şu bölge aktifleşiyor” gibi bir analiz sağlıyor.
Yani bugün için “zihin okuma”dan ziyade “beyin aktivitelerini anlama” düzeyindeyiz. Bu bilgi, hipnoz araştırmalarında da kullanılıyor; hipnotik trans sırasında beynin dikkat, ağrı algısı ve duygusal düzenleme ile ilgili bölgelerinde farklı aktivasyonlar görüldüğü biliniyor[4][5][13].
Telepati, Medyumluk ve Popüler İnanışlar
Telepati, medyumluk, uzaktan zihin okuma gibi iddiaların ise, güncel bilimsel literatürde nesnel ve tekrarlanabilir kanıtları bulunmuyor. Sahne illüzyonları, soğuk okuma teknikleri (kişinin mimik, giyim, konuşma tarzından çıkarım yapma) ve psikolojik manipülasyon, çoğu “zihin okuma gösterisi”nin temelini oluşturuyor. Yani gördüğün pek çok şey, zekice tasarlanmış bir illüzyon, gerçek bir “zihne erişim” değil.
Hipnoz: Zihin Kontrolü Değil, Odaklanmış Bir Zihin Durumu
Şimdi gelelim zihin okuma ile en çok karıştırılan konuya: hipnoz. Popüler kültür hipnozu, insanları istemeden komik hareketler yaptıran bir sahne gösterisi gibi resmediyor. Bilimsel tanımlar ise çok daha net.
Hipnozun Temel Tanımı
Kaynaklarda hipnoz, kabaca şöyle tanımlanıyor:
- Yoğun odaklanmış dikkat ve derin gevşeme ile karakterize edilen, telkine açık özel bir zihin durumu[1][2][3][5][7][8].
- Uyku değil; daha çok “dalıp gitmek” ya da “bir işe gömülüp etrafı unutmak” haline benziyor[3][5][6][8][13].
- Kişi dış uyaranlara (ses, ışık, koku vb.) karşı daha az duyarlı hale gelir; hipnoz uygulayan kişinin telkinlerine ise artmış dikkatle odaklanır[1][3][6][8].
Kısacası hipnoz, zihnin belirli bir şekilde “ayarlandığı” odaklanmış bilinç hâli. Bilinç kapalı değil, aksine seçici olarak odaklanmış durumda.
Hipnoz Uyku mudur? İnsan Uyanamayabilir mi?
Bu, en çok korkulan ve yanlış bilinen konulardan biri. Uzman kaynaklar net:
- Hipnoz kesinlikle bir uyku hali değildir[3][8].
- Uyku olmadığı için, “hipnozdan uyanamamak” diye bir durum söz konusu değildir[3][6].
- Kişi hipnoz süresince çevredeki her şeyi tamamen kaybetmez; sadece dikkatini iç deneyimlerine ve hipnoterapistin telkinlerine yöneltir[3][5][11][13].
Bir anlamda, kitap okurken etrafı duymaman veya yolda yürürken düşünceye dalıp çevredeki detayları fark etmemen, hipnozun hafif formlarına benzetilebilir. Beynin doğal bir hali, ancak terapötik amaçlarla kontrollü şekilde kullanıldığında “hipnoz” adını alıyor[5][6][7][8].
Hipnotik Trans Nedir?
Hipnotik trans:
- Çevresel farkındalığın azaldığı,
- Odaklanma ve içe dönmenin arttığı,
- Telkinlere daha açık olunan
özel bir bilinç durumudur[2][4][5][6][13]. Kişi bu durumda:
- İç dünyasına, duygularına, bedenine, anılarına daha fazla odaklanabilir[2][4][11][13].
- Bilinçli zihnin eleştirel filtresi bir miktar geri çekilir, bilinçaltı süreçlerle daha kolay çalışılabilir[7][8].
Bu yüzden hipnoz, “zihin kontrolü” değil, daha çok zihinle işbirliği hali. Kişi istemeden hiçbir şeyi yapmak zorunda değil; hipnoterapinin temel etik ilkesi de bu zaten.
Hipnoz ve Hipnoterapi: Aradaki Fark
Neredeyse tüm kaynaklar bir ayrımı vurguluyor: hipnoz ayrı, hipnoterapi ayrı[9][10].
- Hipnoz: Söz, bakış, telkin ve benzeri yollarla, kişinin dikkatini belirli noktalara yoğunlaştırıp bilinçaltını aktif hale getiren, geçici bir zihin durumu[3][5][9][10][11].
- Hipnoterapi: Bu hipnotik zihin durumunu, psikiyatrik ve psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanan tıbbi psikoterapi yöntemi[1][7][8][9][10][13].
Yani sahnede “hipnoz gösterisi” izleyebilirsin ama bu hipnoterapi değildir. Hipnoterapi, klinik ortamda, eğitimli bir uzman gözetiminde, belirli tekniklerle yürütülen bilimsel bir terapi sürecidir[1][2][7][8][9][10][13].
Hipnoterapide Amaç Ne?
Hipnoterapi, kısaca:
- Bilinçaltındaki olumsuz düşünce ve davranış kalıplarını dönüştürmeyi[1][7][8][9][10].
- Stresle başa çıkmayı güçlendirmeyi[1][2][8][10][13].
- Bağımlılıklar, fobiler, kaygı gibi sorunlarda telkinlerle yeni zihinsel ve davranışsal alışkanlıklar oluşturmayı[1][7][8][9][10][13].
amaçlar. Hipnozun ABD’deki teknik tanımlarından biri de, “zihnin kritik faktörünü atlayarak kabul edilebilir, seçici düşünce halinin oluşturulması” şeklinde; yani eski, işe yaramayan inançları geçici olarak devreden çıkarıp, daha faydalı telkinleri bilinçaltına işleme fırsatı yaratmak[7][8].
Hipnoz Zihin Okuma mıdır?
Bu soruya net bir “hayır” cevabı vermek gerekiyor. Hipnoz sırasında:
- Uzman kişi, senin zihnine “giremez”; aklından geçen her düşünceyi otomatik olarak “okuyamaz”.
- Ancak telkinler ve yönlendirilmiş dikkat sayesinde, senin iç dünyana daha fazla odaklanmana yardımcı olur[2][4][11][13].
- Bu odaklanma, unutulmuş anıları, bastırılmış duyguları, otomatik düşünceleri fark etmeyi kolaylaştırabilir[1][2][7][8][10][13].
Yani hipnoz, zihin okuma değil; zihnin kendi kendini daha iyi “okuması” için ortam hazırlama. Hipnoterapist, zihnin içeriğini senden gelen anlatımlar, beden tepkileri, duygusal reaksiyonlar üzerinden anlar; telepatik bir kanal üzerinden değil.
Hipnozda Gizli Bilgiler Ortaya Çıkabilir mi?
Hipnoz, bazı anıların ve duyguların yüzeye çıkmasını kolaylaştırabilir; ancak bu iki önemli noktayı unutmamak gerekiyor:
- İnsan belleği kusursuz bir kayıt cihazı değildir. Hipnoz altında ortaya çıkan anılar, her zaman tarihsel gerçekliği %100 yansıtmayabilir; yanlış hatırlama, karışma, abartma olabilir[13].
- Terapist, etik kurallar gereği, kişiyi “belirli bir hikâyeye” zorlayamaz; telkinler kişinin güvenliğini ve psikolojik bütünlüğünü koruyacak şekilde yapılır[6][9][13].
Dolayısıyla hipnozu, “gizli sırları ortaya çıkaran sihirli mercek” gibi görmek yerine, kişinin kendini daha derin düzeyde keşfetmesini sağlayan bir araç olarak anlamak daha doğru.
Hipnoz Hangi Durumlarda Kullanılıyor?
Modern klinik uygulamalarda hipnoterapi, çeşitli alanlarda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılıyor:
Psikolojik ve Duygusal Sorunlar
- Kaygı bozuklukları: Kişinin gevşeme becerisini artırma, kaygı tetikleyicilere karşı daha esnek bir zihinsel çerçeve kazandırma[1][2][7][8][9][10][13].
- Depresif düşünce kalıpları: “Zihin okuma” tarzı olumsuz bilişsel çarpıtmaları dönüştürme, kendine yönelik şefkati artırma[1][2][7][8][13].
- Fobiler: Uçak, asansör, hayvan fobilerinde, telkin ve imgeleme ile korku tepkisini yeniden yapılandırma[7][9][10][13].
- Stres yönetimi: Derin gevşeme ve zihinsel yeniden çerçeveleme teknikleriyle günlük stresle başa çıkmayı kolaylaştırma[1][2][8][10][13].
Davranışsal ve Alışkanlıkla İlgili Sorunlar
- Sigara ve madde bağımlılığı: Bağımlılıkla ilgili otomatik dürtü ve inançları yeniden programlama, “bırakma” motivasyonunu güçlendirme[1][7][8][9][10][13].
- Yeme davranışları: Kontrolsüz yeme, duygusal yeme üzerinde çalışma; bedene ve açlık tokluk sinyallerine yönelik farkındalığı artırma[7][9][10].
- Performans kaygısı: Sahne korkusu, sınav kaygısı gibi durumlarda, zihinsel prova ve telkinle kendine güveni destekleme[7][8][9][10][13].
Ağrı ve Bedensel Şikâyetler
Bilimsel çalışmalar, hipnozun:
- Doğum ağrısı, kronik ağrı, bazı tıbbi girişimlerde ağrı algısını azaltmada yardımcı olabileceğini[13].
- Beden farkındalığını artırarak, ağrının duygusal bileşenlerini düzenlediğini[4][5][13].
gösteriyor. Hipnoz burada, “ağrıyı yok eden mucize” değil; ağrı deneyimini düzenleyen, dayanma gücünü artıran bir zihin aracı.
Hipnoz Nasıl Yapılır? (Klinik Süreç)
Hipnoz, genellikle şu aşamalardan oluşan bir süreçle uygulanıyor:
- Hazırlık ve güven ilişkisi
Terapist, kişiye hipnozun ne olduğunu, ne olmadığını açıklar; kişinin beklentilerini netleştirir ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturur[3][6][8][9]. - İndüksiyon (hipnoza giriş)
Sözlü telkinler, nefes egzersizleri, dikkat odaklama, imgeleme gibi tekniklerle kişi derin gevşeme ve odaklanma haline yönlendirilir[2][4][5][6][7]. - Derinleştirme
Kişinin trans düzeyini biraz daha derinleştiren sayma, metafor kullanma, imgesel yolculuk gibi yöntemler uygulanır[4][5][6][7][11]. - Terapötik çalışma
Bu aşamada:- Telkinler verilir (örneğin “sigara içme isteğin giderek zayıflayacak”),
- Geçmiş anılar, duygular üzerine çalışılır,
- Yeni davranış ve düşünce modelleri imgesel olarak prova edilir[1][2][7][8][9][10][13].
- Çıkış ve entegrasyon
Hipnozdan kontrollü şekilde çıkış sağlanır; kişi deneyimini paylaşır ve seans sırasında ortaya çıkan içgörüler günlük hayata nasıl taşınacak, birlikte planlanır[3][6][8][9][13].
Burada kritik nokta şu: kişi hipnoz süresince gönüllü katılım gösterir. Zorlama, baskı, “istemediği şeyi yaptırma” gibi bir durum hem bilimsel olarak gerçekçi değildir, hem de etik açıdan kabul edilemez.
Hipnoz Güvenli mi? Yanlış Bilinenler
Hipnozla İlgili Yaygın Mitler
- “Hipnozda zihin kontrol ediliyor.”
Bilimsel tanımlar, hipnozu kişinin farkındalığının korunduğu, telkini değerlendirebildiği bir durum olarak tarif eder[3][5][6][8][11]. Kişi, istemediği telkini reddedebilir. - “Hipnozdan uyanamazsan ne olacak?”
Hipnoz bir uyku durumu olmadığı için, “uyanamama” diye bir şey yoktur; kişi isterse süreci bırakabilir, spontan olarak trans durumundan çıkabilir[3][6][8]. - “Her şey ortaya çıkar, sır kalmaz.”
Hipnoz kişinin iç dünyasını daha erişilebilir hale getirebilir; ancak kişi neyi paylaşmak istediğine kendi karar verir. Üstelik hatırlanan her anı, mutlak tarihsel gerçeklik anlamına gelmez[13]. - “Hipnoz sihirli değnek, tek seansta her şeyi çözer.”
Hipnoterapi, çoğu zaman diğer terapi yöntemleriyle birlikte kullanılan, süreç odaklı bir araçtır; tek seans mucize vaat etmek, bilimsel değil, ticari bir söylemdir[1][7][8][9][10][13].
Kimler İçin Daha Uygun, Kimler İçin Riskli?
Genel olarak:
- Hipnoza yatkınlık kişiden kişiye değişir; hayal gücü zengin, odaklanma becerisi yüksek kişiler hipnoza daha kolay girebilir[5][7][11][13].
- Ciddi psikiyatrik rahatsızlıklarda (örneğin psikotik bozukluklar), hipnoz uygulaması çok dikkat gerektirir ve mutlaka deneyimli psikiyatrist/klinik psikolog gözetiminde olmalıdır[6][9][13].
- Hipnoz bir tıbbi psikoterapi yöntemi olarak kabul edildiği için, uzmanlık eğitimi almamış kişilerin “hipnoz tedavisi” sunması ciddi riskler taşıyabilir[6][9][13].
Yani, “internetten birkaç video izleyip insanları hipnoz ediyorum” diyen kişiden değil, bu alanda eğitimli ruh sağlığı profesyonelinden hizmet almak en güvenli yol.
Zihin Okuma, Hipnoz ve Bilinçaltı İlişkisi
Hipnoz söz konusu olduğunda en çok merak edilen noktalardan biri de bilinçaltı. Zihin okuma kavramının da burada bir kesişimi var.
Bilinç ve Bilinçaltı Arasındaki “Eleştirel Bariyer”
Psikoloji literatüründe, zihnin:
- Bilinçli kısmı: Mantık, analiz, karar verme, günlük farkındalık.
- Bilinçaltı/bilinç dışı kısmı: Alışkanlıklar, otomatik duygusal tepkiler, öğrenilmiş kalıplar, bazı anılar.
şeklinde iş gördüğü sıklıkla anlatılır. Hipnozun teknik açıklamalarından biri, “zihnin kritik faktörünü gevşetmek” şeklindedir; yani bilinçli zihin ile bilinçaltı arasındaki “filtreyi” biraz esnetmek[7][8].
Bu durumda:
- Kişi, alışkanlık haline gelmiş ama artık işlevsiz olan inançları (örneğin “ben değersizim”, “herkes beni bırakır”) daha kolay fark edebilir[1][2][7][8][13].
- Terapist, bu inançların yerine, daha gerçekçi ve işlevsel telkinler yerleştirmeye çalışır (örneğin “değerim yaptıklarımla değil, varoluşumla da ilişkili”).
Burada yapılan şey, kişinin kendi zihnini daha iyi “okuması” ve yeniden yazmasıdır; hipnoterapist sadece rehberlik eder.
Hipnoz ve İçsel Zihin Okuma
Zihin okuma, çoğu zaman “başkasının zihni” ile ilgili düşünülüyor; oysa hipnozda, odak daha çok kişinin kendi iç zihinsel süreçlerini okumasına kayıyor:
- “Aslında bu durumda ne hissediyorum?”
- “Bu davranışı neden tekrar tekrar yapıyorum?”
- “Bu korku ilk ne zaman ortaya çıktı?”
Hipnotik trans, bu soruların yanıtlarını bulmayı kolaylaştıran bir zihin ortamı sunuyor[2][4][11][13]. Böylece kişi, kendisine dair daha tutarlı bir hikâye kurup, davranışlarını ona göre değiştirebiliyor.
Sahne Hipnozu ve Klinik Hipnoz: Neye Dikkat Etmeli?
İzlediğimiz filmler, TV şovları ve sosyal medya videoları, hipnoz algımızı ciddi biçimde şekillendiriyor. Oysa sahne hipnozu ile klinik hipnoz arasında keskin farklar var.
Sahne Hipnozunun Temel Özellikleri
- Gösteri ve eğlence amaçlıdır; terapi hedefi taşımaz.
- Gruplar arasından hipnoza en yatkın olanlar seçilir; bu, sahnenin “başarı oranını” artırır.
- Katılımcılar, topluluk önünde ilginç şeyler yapmayı kabul ederek sahneye çıkar; yani belli bir gönüllülük ve motivasyon vardır.
- İllüzyon, mizah ve dramatizasyon ön plandadır; hipnoz teknikleri, gösteriyi güçlendirecek şekilde kullanılır.
Klinik Hipnozun Temel Özellikleri
- Sağlık amaçlıdır; ruhsal veya psikolojik bir hedef doğrultusunda uygulanır[1][7][8][9][10][13].
- Bireysel ihtiyaçlara göre yapılandırılır; kişiye özel telkinler kullanılır.
- Gizlilik, etik ilkeler, bilgilendirilmiş onam gibi sağlık standartlarına tabidir[6][9][13].
- Hipnoterapist, psikoloji/psikiyatri alanında eğitimli bir profesyoneldir.
Dolayısıyla, televizyonda gördüğün hipnoz gösterisi ile bir terapistin muayenehanede uyguladığı hipnoz, amaç, etik ve teknik açıdan baştan aşağı farklı dünyalar.
Hipnoza Girmek İsteyenler İçin Pratik Notlar
Eğer “Ben hipnoz deneyimi yaşamak istiyorum ama tedirginim” diyenlerdensen, birkaç pratik nokta işini kolaylaştırabilir:
- Beklentini netleştir.
Hipnozdan “zihin okunsun, gizli güçler açılsın” beklentisiyle değil, “kendimi daha iyi anlamak, bir davranışı değiştirmek, bir kaygıyı azaltmak” gibi somut hedeflerle gitmek daha gerçekçi. - Uzman seçimine dikkat et.
Psikiyatrist, klinik psikolog gibi ruh sağlığı profesyonellerinin hipnoterapi hizmeti verdiği merkezleri tercih etmek, hem güvenli hem de verimli bir yol[6][8][9][10][13]. - İlk seans, tanışma gibi düşün.
İlk görüşmede, hipnozun ne olduğu, nasıl uygulanacağı, hangi durumlarda kullanılabileceği konusunda soru sormaktan çekinme. Terapistin açıklama becerisi, güven hissini artırır. - Kontrolü kaybetmekten korkma.
Bilimsel tanımlara göre, hipnozda farkındalık korunur ve kişi telkinleri gönüllü olarak uygular[3][5][6][8][11]. Kendini rahat hissetmediğin anda dur demek, her zaman hakkın.
İlgili Konular: Meditasyon, Trans ve Odaklanma
Zihin okuma ve hipnoz konuşurken, aslında daha geniş bir “zihin durumları” ailesinden söz ediyoruz. Meditasyon, derin odaklanma, yaratıcı dalgınlık gibi haller, hipnozla bazı ortak noktalar barındırıyor.
- Meditasyon: Odaklanmış dikkat, farkındalık ve kabulle yürüyen, zihnin sakinleşmesini ve düzenlenmesini amaçlayan bir pratik. Bazı yönleriyle hipnotik transa benzer; ancak telkin yerine kendi kendine farkındalık ön plandadır.
- Akış Hali (flow): Bir işe öyle odaklanırsın ki zaman kavramı kaybolur, etrafı unutursun. Bu da doğal bir “trans benzeri” hal; hipnozda kullanılan dikkat odaklama becerileriyle akraba bir süreç[4][5][13].
- İmgeleme (guided imagery): Zihinde sahneler canlandırma; sporcuların, sanatçıların sık kullandığı bir teknik. Hipnoterapi, bu imgesel çalışmaları terapötik amaçlarla yapılandırır[1][2][7][8][9][10][13].
Yani zihnin farklı çalışma modları var; hipnoz, bu modlardan birini kontrollü ve terapötik biçimde kullanmaya odaklanan bir yaklaşım.
Son Söz: Zihin Okunmaktan Çok, Anlaşılmaya İhtiyaç Duyar
Zihin okuma ve hipnoz, kulağa gizemli ve biraz da ürkütücü geliyor, kabul. Ama bilimsel perspektiften bakınca, hikâye oldukça insani: Zihin, alışkanlıklarla dolu bir sistem; hipnoz ise bu sistemi yakından inceleyip bazı parçaları yeniden düzenleme fırsatı sunan bir araç.
Bugünün bilgisiyle:
- Birinin zihnini “telepatik olarak” okumak mümkün değil.
- Hipnoz, zihin kontrolünden ziyade, zihinle işbirliği hâli.
- Doğru ortam ve uzmanlıkla kullanıldığında, hipnoterapi birçok psikolojik ve davranışsal sorunda işe yarayan bilimsel bir yöntem.
Eğer bir gün hipnoz deneyimi yaşarsan, aklında şu cümle olsun: Zihnin senden gizli değil; doğru koşullarda, seninle beraber çalışmaya oldukça istekli. Hipnoz ve benzeri yöntemler ise, bu işbirliğini güçlendiren profesyonel araçlar.
Kaynakça
- Memorial Sağlık Grubu – “Hipnoz Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Yapılır?”[1]
- Psikomood – Klinik Psikolog Burcu Koray – “Hipnoz”[2]
- Türk Psikiyatri Derneği – “Sorular ve Yanıtlarla Hipnoz Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey”[3]
- Başkent Üniversitesi – “Zihnimizin Derinliklerine Yolculuk”[4]
- TÜBİTAK Bilim ve Teknik – “Hipnoz” makalesi[5]
- Psikoterapi.com – “İleri Hipnoz Teknikleriyle Hipnoterapi” (APA tanımı dahil)[6]
- Kln. Psk. Burak Uçkun – “Hipnoz Nedir ve Teknik Açıklaması”[7]
- Psikiyatri Rehberi – “Hipnoz Nedir, Neden Yapılır?”[8]
- NPİstanbul Beyin Hastanesi – “Hipnoterapi”[9]
- Dr. Ender Vardar – “Hipnoz Hangi Durumlarda Uygulanır?”[10]
- Scribd – “Hipnoz” (bilimsel makale özeti)[11]
- Medipol Üniversitesi – Mehmet Yücel Ağargun – Hipnoz ile ilgili makale bölümleri[12]
- Evrim Ağacı – “Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?”[13]