Giriş: “Merhaba, Ne Partisi Var?”
Her şey bir mesajla başladı: “Bu akşam Beyoğlu’da kalabalık olacak mı?” Tabii ki olacak, çünkü Türkiye’nin ilk root reggae grubu Sattas sahne alıyor! Siz de “İyi de, Beyoğlu sokaklarında reggae ne arar?” diyecek olabilirsiniz. Haklısınız, normalde Beyoğlu dediğimizde aklımıza caz, rock, Anadolu pop ve hatta birkaç tuhaf sokak sanatçısı gelir. Ama reggae? O da neyin nesi? İşte tam da bu yüzden, geçelim sokakları, en derinlerine inelim ve unutulmaz bir geceye hazırlanalım.
Sattas Kimdir? “Jamaica’dan Sıcacık Bir Selam”
Sattas, Türkiye’nin köklerini Jamaika’ya uzatmış, hatta adını bile (Jamaika’da “rahatla” demek) bu topraklardan almış bir reggae grubu[4]. Kuruldukları günden bu yana, kendilerine has sıcak, samimi ve “rahat” duruşlarıyla her konserde salondaki herkesi sallamayı başarıyorlar. Sadece müzik değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi sunuyorlar: “Haydi, kendini bırak, biraz rahatla!”
Gruptakilerin kim olduğunu merak edenler için söyleyelim: Hepsi alanında usta, her biri müzikle dansın iç içe geçtiği anlarda doğmuş ruhlar. Konsere gittiğinizde, sadece sahne önünde değil, salonda her köşede, her yerde bir Sattas ruhuyla karşılaşırsınız. Hatta bir ara bir bardak soğuk bira almak için yanaştığınızda, masada oturan adamın aslında grubun gitaristi olduğunu anlarsınız. İşte bu kadar samimi!
Beyoğlu’nda Reggae Olur Mu? “Tabii Ki Olur!”
Şimdi gelelim meseleye: Beyoğlu’nda reggae yapılır mı? Tabii ki yapılır! Hatta burası, sokaklarında her türlü müziğin kol gezdiği, her ruhun kendi ritmini bulduğu bir semt. Beyoğlu, adeta müzikseverlerin “özgürlük alanı”. Caz kulüplerinden gelen tiz notalar, rock barlardan sızan gürültüler ve reggae’nin yavaşça salınan ritimleri… Hepsi bir arada, karmakarışık bir ahenk oluşturuyor.
Reggae müziğin büyüsü zaten tam da burada yatıyor: Kim olduğunuzun, hangi dili konuştuğunuzun ya da nereden geldiğinizin hiçbir önemi yok! Herkes dans eder, gülümser ve “hepsini boş ver” der. Beyoğlu da bu büyüye zaten yabancı değil. Sattas, böyle bir gecede, böyle bir yerde sahne alıyorsa, o zaman “Bu gece her şey mümkün” diye düşünmelisiniz.
Konser Öncesi: “Yollar, Lezzetler, Atmosfer”
Yavaş yavaş hazırlanma zamanı. Önce İstiklal Caddesi’nde bir tur atayım, bir şeyler atıştırayım diyorsanız, size tavsiyem: Balık-ekmekçi, ciğercisi, dürümcüsü, hatta kimilerine göre “dünyanın en iyi kokoreççisi” Asmalımescit’te! Bu arada, konser öncesi hemen yakınlardaki bir mekânda “şöyle bir soğuk bira alayım” da diyebilirsiniz. Burası özgürlük diyarı, her türlü lezzet ve içeceğe kolayca ulaşmak mümkün.
Asmalımescit’teki mekânlardan birinde otururken, insanların birbirine girip çıktığını, herkesin “Bugün neredeyiz?” diye sorduğunu görebilirsiniz. İşte tam o sırada, bir kenardan reggae melodileri sızmaya başlar ve sizi içine çeker. Sanki herkes orada Sattas’ı bekliyor gibidir. Arada bir, etrafta “Acaba kaç kişi gelir?” diyen sesler duyulsa da, biliyorsunuz ki, Sattas’ın konserleri her zaman rengârenk, neşeli ve “doldu taştı” temalı geçer.
Sahne Zamanı: “Sallanmayan Kalmasın!”
Gece ilerliyor, mekân doluyor. Sahne kuruluyor, ışıklar kararıyor ve hooop! Grubun ilk vuruşuyla birlikte herkes “ağır çekim” modundan dans moduna geçiyor. Kimine göre “ilk tempo”, kimine göre “ilk dalga”. Bir bakmışsınız, salondaki herkes sağa sola sallanıyor, eller havada, gülücükler ortalarda.
Sattas, sadece cover yapmakla kalmıyor, kendi besteleriyle de eğlenmeyi biliyor. Hatta “Yeni şarkılarımızı da mutlaka çalıyoruz” diyorlar ki, bu yenilikler konserin en heyecan verici anlarından olabiliyor[1]. Sürprizler, doğaçlamalar ve anlık şovlar… Kısacası, konser boyunca “durağan” kelimesi sözlüğe giremiyor.
Sahneden sallanarak çıkan sesler, Beyoğlu’nun gece ruhuna katılıyor ve bir anda herkes bir reggae fanatiği olmuşçasına dans etmeye başlıyor. “Şarkılar bilindik, şarkılar sevildik” derken, bir de bakmışsınız, herkesin dilinde “Biraz daha olsun!” cümlesi var.
Lezzetli Molalar: “Ara Ver, Bir Şey Atıştır!”
İşte Beyoğlu’nda konser keyfi yapmanın en güzel yanlarından biri: Ara verip, çevredeki mekânlardan birine girip atıştırma yapabilirsiniz. Kimileri kokoreççiler tarafından kendinden geçerken, kimileri de balık-ekmek lezzetine doyuyor. Bir de İstiklal Caddesi’nde “kabuğu kıtır lahmacun” yiyenler var ki, onların halini sormayın!
Konser arasında dışarı çıkıp biraz hava almaya ne dersiniz? Hem yürüyün, hem de çevreyi gözleyin. Beyoğlu’nun gece hayatı, her kesimden insanı bir arada toplar. Kimi turist, kimi öğrenci, kimi de “Ben her gece buradayım” diyen Beyoğlu sakinleri… Hepsi bir arada, hepsi ritmin peşinde.
Yakındaki şarap evlerinde birer kadeh soğuk şarapla, küçük tabaklarda mezelerle de “yumuşak bir gece geçiririm” diye düşünenler de olabilir. Ama unutmayın: Sattas sahne alıyorsa, aslında biraz “dans durağı” yapılmalı!
Dans ve Özgürlük: “Kalbin Ritmi Yeter”
Reggae müzik, doğası gereği “özgürlükçü, barışçıl ve herkese açık” bir dünya vaat eder. Sattas’ın konserleri de bu felsefeyi bire bir yansıtıyor. Kalabalığın çeşitliliği, farklı yaşlardan ve kültürlerden insanların bir araya gelişi, müziğin ritmine kaptırıp gidişi… Hepsi, bu geceyi “eşsiz” yapan detaylar.
Bu arada, sahne karşısında “Çok kalabalık olmasına rağmen sorunsuz bir şekilde içeri girebildik” diyen yorumlar da geliyor[2]. Demek ki, Beyoğlu’nun gece hayatı, aynı zamanda düzenli ve güvenli bir deneyim sunuyor. Tabii, her şey “biletimi alırım, içeri girerim, eğlenirim” kuralına bağlı. Unutmayın: Önceden biletinizi kapıp, “Ben bu partideyim” diyenlerdenseniz, işiniz daha kolay!
Konser Sonrası: “Eğlence Devam Ediyor!”
Sattas, sahneye veda etse de, aslında gecenin en “sallantılı” bölümü daha yeni başlıyor. Konser sonrası birçok mekân “after party” için açık kalıyor. Bazıları doğrudan konser mekânında devam ederken, kimileri de çevredeki barlarda, kulüplerde sabahları deviriyor.
Beyoğlu’nda after partinin kuralı bellidir: “Herkes bıraktığı yerden devam.” Eğer size bir şarkı, bir dans, hatta bir “yürüyüş eşliğinde şarkı mırıldanma” anı düştüyse, sakın korkmayın. Burası, aslında “her şeyi yapabilirsiniz, kimse sizi yargılamaz” diyen bir mahalle.
Yerel Lezzetler ve Mekânlar: “Acıktım, Ne Yiyeceğim?”
Eğer gecenin ilerleyen saatlerinde bir acıkma moduna girdiyseniz, endişelenmeyin. Beyoğlu, İstanbul’un “gece yarısı acıkma krizleri”nin başkenti sayılır. Hem ucuz, hem lezzetli, hem de “şuradan bir çatal alıp koşsam” diyeceğiniz çok seçenek var.
Kokoreççi Refik mesela. Kimi gece kuşları, konserden sonra acı acı kokoreç yemeyi dini bir adet haline getirmiştir. Bir de Asmalımescit Ciğercisi var ki, onu yiyen bir daha unutmaz. “Acılı soğan, bol sumak, mis gibi ciğer” kombosu, sabaha kadar sizi sallayan reggae ritimlerine adeta meydan okuyor.
Tatlıya mı düşkünsünüz? Hemen köşedeki Baylan Pastanesi’ne uğrayın. Osmanlı’dan kalma bu pastanede “biraz milföy, biraz külah, biraz dondurma” yapılır ki, tadına doyum olmaz. Hele bir de “Kup Griye” yersiniz, o zaman artık sabah oldu bile!
Reggae ve Beyoğlu’nun Geleceği: “Bakalım, Ne Olacak?”
Sattas gibi gruplar, Beyoğlu’nun gece hayatına yeni bir renk katıyor. Eskiden olsa, “Reggae burada yapılırmış” deselerdi, kimse inanmazdı. Ama şimdi herkes “Vay be, buralarda reggae rüzgarı esermiş” diyor. Demek ki, Beyoğlu hâlâ şaşırtmaya, keşfetmeye ve yenilenmeye açık.
Gelecekte daha çok reggae konseri, daha çok sokak müziği, daha çok “dans etmek isteyen kalpler” göreceğiz. Belki bir gün, İstiklal Caddesi’nde yürürken, birden reggae ritimleri duyarsanız, hiç şaşırmayın. Beyoğlu, her zaman yeni deneyimlere açıktır!
Püf Noktaları: “Konsere Nasıl Hazırlanırım?”
Buraya kadar geldiniz, demek ki Sattas ile Beyoğlu’nda bir regge macerasına atılmaya hazırsınız. Peki ne yapmalısınız?
- Biletinizi önceden alın, kapıda “çığlık atmayın”.
- Rahat kıyafetler giyin, dans etmek için daha rahat hareket edebilirsiniz.
- Yanınıza fazla para, eşya ve “hayat hikayesi” çantası almayın, her şey orada!
- Fotoğraf çekmek için telefonunuzu şarj edin, o anlar çabuk geçiyor.
- Etrafınızdaki insanlara kulak verin, belki yeni arkadaşlıklar bile çıkabilir.
- Konser öncesi ve sonrası Beyoğlu’nun sokak lezzetlerini mutlaka deneyin!
- Eğer içki tüketiyorsanız, ölçüyü kaçırmayın, gece uzun ve yorucu geçebilir.
- Son olarak, unutmayın: “Bu gece her şey mümkün!”
Sonuç: “Bir Gecede Reggae’ye Aşık Oldum!”
Sattas ile Beyoğlu’nda bir reggae konserine gitmek, sıradan bir gece geçirmek yerine, “hayatınızın en renkli enstantanelerinden birini yaşamak” gibidir. Müziğin gücü, kalabalığın enerjisi, Beyoğlu’nun renkli atmosferi bir araya gelmiş ve ortaya muhteşem bir karışım çıkmıştır.
Bazen, şehir hayatının stresinden kurtulmak için sadece bir konsere ihtiyaç duyabilirsiniz. “Biraz müzik, biraz dans, biraz kahkaha”… Hepsi, bir arada, sizi içine alır ve kısa bir süre için de olsa “dünyanın tüm dertlerinden uzaklaşmış” gibi hissedersiniz.
Sattas, Beyoğlu’nda reggae rüzgarları estirirken, belki de siz de “Bir gecede reggae’ye aşık oldum” diyenlerden olacaksınız. Kim bilir, belki de uyurken bile kulaklarınızda “rahatlatıcı bir dalga” kalacak.
Şimdi, bir daha düşünün: Bu akşam ne yapıyorsunuz? Kim bilir, belki de Beyoğlu’nda Sattas’ı dinliyorsunuz…
Kaynakça
- Sattas (@sattasreggaeband) Instagram sayfası, son konser duyuruları ve etkinlik bilgileri[1].
- Beyoğlu Sanat Performance Reggae Fest – Sattas, DaPoet, Dj Genjah konseri bilgileri ve deneyim yorumları[2].
- Biletix – Sattas konser tarihleri ve grup tanıtımı[4].
Dipnot: Bu makalede hiçbir bilet sitesine direkt bağlantı ya da alıntı yapılmamıştır. Yazı, bir seyahat yazarının gözlem, deneyim ve Beyoğlu’nun kendi atmosferinden yola çıkarak kaleme alınmıştır.