Başlangıç: Tiyatronun İçinden Bir Aile Hikâyesi
Bazı anlar vardır ki, ömre bedel. Ya da bazı karşılaşmalar, seyirciyle sahnede öyle özel, öyle içten bir bağ kurar ki, tiyatro denilen sanatın neden ayrıcalıklı olduğunu insana tekrar tekrar hatırlatır. Müjdat Gezen ve kızı Elif Gezen’in birlikte sahnelediği Baba Kız tam olarak böyle bir buluşma; hem yazarının hem de başrol oyuncularının otobiyografik izler taşıdığı, gerçek duyguların, hatıraların, dostluğun, babalığın ve kız çocuk olmanın kalbimize sızdığı iki saatlik bir “duygular yolculuğu”. Bu yazıda sadece bir oyun bileti peşinde koşmakla kalmayacak, Müjdat Gezen’in sahne yolculuğu, Elif Gezen’in kendini keşfi, baba ile kız arasında bir ömür süren sevginin ve dürüstlüğün tiyatroya nasıl yansıdığına dair içten bir anlatıya ortak olacağız. Eh, ara ara mizah da kaçınılmaz; neticede Müjdat Gezen’den ve onun hem komedi hem trajedi dolu sanat hayatından söz ediyoruz!
Müjdat Gezen: Sanatın ve Hayatın Ustası
Önce kısaca tanışalım: Halit Müjdat Gözen, nam-ı diğer Müjdat Gezen, 29 Ekim 1943’te İstanbul’da dünyaya geliyor. Onu yalnızca tiyatro ya da sinema oyuncusu olarak tanımlamak mümkün değil; o aynı zamanda şair, yazar, eğitmen ve mizahçı[1]. Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM) ile tiyatro eğitiminde bir ekol olmuş, “YÖK MÖK tanımam” diyerek sistem dışı bir bağımsızlıkla, yüzlerce, belki de binlerce genç sanatçının yolunu açmış, Türkiye’nin “cumhuriyet çocuğu” sanatçılarından biri[1][2].
Onun kariyerinin kilometre taşları, bir bakıma Türkiye’nin tiyatro tarihini de özetler: Çocuk yaşta sahneyle tanışması, 60’larda İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu’yla başlayan profesyonel yolculuğu, çok sayıda şiiri, romanları, gazeteciliği ve elbette mizahı ile dolu dolu bir ömür... Her daim halkın içinde, elini eteğini hiçbir zaman çekmeden, sanat üreterek, paylaşarak, öğreterek var olmuş bir adam Müjdat Gezen[1].
Bir Baba, Bir Kız ve Sahnenin Büyüsü
Gelelim Baba Kız oyununa... Hani sorarsınız ya, “sahnede iki koltuk, bir sandık, iki insan ve milyonlarca duygu olur mu?” – Efendim, bu Müjdat Gezen ve Elif Gezen’seniz, evet, bal gibi olur[2]. Oyun, sade dekoruyla ilk başta minimalist bir izlenim verse de, sahnedeki dialogların ve anlatıların sıcaklığı öyle bir yayılıyor ki, koltuktan eve dönmek istemiyor insan. İki saat boyunca, baba ile kız karşılıklı oturuyor, muhabbet ediyor, kimi zaman eski günlerde gezinip hicivle harmanlanmış anılarını paylaşırken, izleyiciye bir yandan sevgiyi, bir yandan nezaketi, bir yandan eski İstanbul’u fısıldıyorlar[2].
Dekorun bu sadeliği tesadüfi değil; iki koltukta, üzerlerindeki tığ işi örtüler Leyla Gezen’in (Müjdat Gezen’in eşi) ellerinden çıkma... Orta yerde, içi aile anılarıyla dolu bir sandık, yanlarında ise uğrunda darbuka bile çalınan küçük bir kutu... Bu samimiyet, seyirciyle kurulan mesafesiz bağı güçlendiriyor, o kadar ki kısa zaman sonra kendinizi onların evinde, ailece sohbet eden bir misafir gibi hissediyorsunuz.
Baba Kız Bileti: Neden Bu Oyun Kaçmaz?
Hadi diyelim ki aklınızda “Bir Müjdat Gezen oyunu izlemeye değer mi?” gibi tuhaf bir soru var (ki bence, böylesi nadir bir fırsat için böyle soru bile sorulmazdı). Oyun, başlı başına samimiyet kelimesinin karşılığı. Her replikte bir ömür, her anekdotta bir tebessüm var. Ayrıca, Elif Gezen’in kendi bestelediği ve söylediği şarkıların sahneye kattığı renk, babasının şiirinden müziğe taşınan duygunun gücüyle birleşiyor. Ve işin sırrı, bu baba-kız ilişkisindeki durulukta: Oynamıyorlar, yaşıyorlar. Seyirciye de yalnızca izlemek kalıyor, hatta “Biraz daha anlatsalar, birkaç şarkı daha söyleseler...” diye iç geçiriyorsunuz[2].
İşte tam bu yüzden, her sezonun en samimi ve en içten oyunlarından biri “Baba Kız”. Bileti bulmak zor mu? Bazen evet, çünkü oyun çoğunlukla kapalı gişe oynuyor. Ancak, MSM Tiyatrosu programını yakından takip eden ve azimle peşine düşenler için harika sürprizler de mevcut. “Baba Kız” bileti bulmak, kimi zaman bir bilet sitesi önünde notifikasyon kurmaya, kimi zaman ısrarla tiyatro gişesini aramaya, bazen de meraklı bir şekilde, “Yine mi dolu?” diye MSM’nin kapısında beklemeye dönüşebiliyor. Ama değiyor. Çünkü bu oyunu izlemek, bizim kuşağımız için sadece bir tiyatro deneyimi değil; biraz da kendi ailemizle barışma, babamızla, kızımızla ya da sevdiklerimizle eskiye bir tebessüm bırakma fırsatı.
Kimler İzlemeli? Kimler Kaçırmamalı?
- Tiyatroya gönül vermiş herkes,
- Müjdat Gezen’in mizahını ve ustalığını merak edenler,
- Baba-kız ilişkisini gerçekçi, duygusal ve samimi yönleriyle izlemek isteyenler,
- İstanbul’un değişen çehresine nostaljik bir bakış atmak isteyenler,
- MSM'nin sanat geleneğine daha yakından tanık olmak isteyenler,
- Hayatın bazen güldüren, bazen hüzünlendiren yanlarını birlikte kucaklamayı seven seyirciler.
Eğer bu maddelerden en az biri sizi heyecanlandırdıysa, “Baba Kız” kesinlikle kaçırılacak bir oyun değil.
Müjdat Gezen’in Ustalık Yılları ve Sanat Anlayışı
Müjdat Gezen’in oyun yazarlığı ve sahnedeki hâkimiyeti uzun yıllara ve renkli deneyimlere dayanıyor[1]. Onun kariyerinin özünde, tiyatroyla iç içe büyümek, mizahı hem bir silah hem de bir sığınak olarak kullanmak var. 70 yılını sanatla geçirmiş bir adamın merceğinden bakıyorsunuz; acı, neşe, eleştiri, ironi, toplumsal meseleler... Hepsinin harmanlandığı bir mizansen. Biraz eskilerden, biraz yenilerden bahsediyor, ama her daim boğazınızda bir düğüm kalıyor; çünkü konuşan, anlatan, paylaşan o bildiğimiz Müjdat Gezen: Sözünü sakınmayan, ama en derin gerçekleri bile ince bir mizahla süslemeyi bilen, zeki, zarif bir sanatçı.
Elif Gezen: Sürprizli Bir Ses ve Sessiz Bir Yıldız
Her baba, kızının kendi yolunu bulmasından, yeteneğini göstermesinden gurur duyar. Elif Gezen ise tam bir sürpriz kutusu[2]. Yıllarca müzik eğitimi almış, hem yurt içinde hem de yurt dışında kendini geliştirmiş, şiirden beslenen bir sanatçı. Oyunda yalnızca oyunculuğu ve sahne sempatikliğiyle değil, babasının şiirlerinden bestelediği şarkılarla da dikkat çekiyor. Özellikle “Bulistan” ve “Tanbulis” gibi şarkılar, hem kendi Youtube kanallarında hem de sahnede yankılanıyor. Onun başarıları, Müjdat Gezen’in kızına duyduğu gururun en güzel sahnelenmiş hali.
"Baba Kız": Sahnede Gerçek Hayat
Oyun boyunca, “Hayatımız bir oyun mu gerçekten? Yoksa sahne mi daha samimi?” gibi sorular kafanızda dolaşıyor. Çünkü baba ile kız, sadece oyun oynamıyor; geçmişlerini, özlemlerini, pişmanlıklarını, mutluluklarını ve küçük sürprizlerini paylaşıyorlar. Müjdat Gezen kimi zaman şakalar yapıp seyirciyi kahkahaya boğarken, kimi zaman da kısa bir suskunlukla izleyicinin kalbinde ince bir sızı bırakıyor.
Oyunun esas sihri, samimiyette saklı. Dekor unsurlarının sade olması, oyunculukların aşırıya kaçmaması, Elif Gezen’in şarkıları ve tiyatroya kattığı ince ruh, MSM Tiyatrosu’nun otantik atmosferi... Tüm bu detaylar, sahnedeki baba-kız ilişkisini içten ve evrensel kılıyor. Oyun boyunca anlatılan anekdotlar, bazen izleyiciyi kendi çocukluğuna götürüyor, bazen de İstanbul’un eski sokaklarında nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.
Uzun Bekleyişin ve Biletin Kıymeti
Tiyatroya gitmek bir tür ritüeldir. Hele ki, böyle özel bir oyunun biletini almak ise apayrı bir heyecan. “Baba Kız”ın özellikle sezon başında ve sonunda bilet bulmak biraz maharet ister. MSM Tiyatro’sunun gişe telefonlarını aramak, çeşitli tiyatro bilet kanallarında anlık güncellemeleri takip etmek ya da sosyal medyaya kulak kabartmak çoğu izleyicinin müptelası olduğu bir uğraş. Eğer şansınız yaver giderse, Müjdat ve Elif Gezen’le aynı mekânda, aynı havayı solumak, oyunun enerjisini bizzat deneyimlemek size unutulmaz bir anı olarak kalacak.
Bazı oyunlar vardır; bir bilet parasından fazlasını ödersiniz, çünkü oradan çıktığınızda cebinizde yepyeni duygular taşır, yanınıza kattığınız hatıraları yıllarca anlatırsınız. Müjdat Gezen ve Elif Gezen’in “Baba Kız”ı işte tam da böyle bir oyun...
Bilet Satın Alma Tüyoları
- MSM Tiyatro’nun resmi internet sitesini ve sosyal medya hesaplarını dikkatle takip edin.
- Sezon açılış ve kapanış dönemlerinde biletler genellikle daha hızlı tükenir; erken davranın.
- Bazı bilet satış noktaları, son dakika iptallerini sisteme aktarır; orada şansınızı deneyin.
- Toplu bilet ya da arkadaş grubu olarak gitmek isterseniz, önceden iletişim kurun ve rezerve imkanlarını araştırın.
- Bazı dönemlerde özel tematik gösterimler ya da atölye çalışmaları da duyurulabiliyor, bunlara da göz atmakta fayda var.
Sahnedeki Gerçek Samimiyet: İzleyici Gözüyle Notlar
Bir Müjdat Gezen oyununda bol kahkaha, yer yer gözyaşı, bolca nostalji ve yüzünüzde sıcak bir tebessüm garantidir. “Baba Kız” ise bunu katbekat hissettiriyor. Sahneden salona sarkan gerçek sevgi ve duygusallık, herkesin kendi babasıyla, ya da evladıyla yaşadığı küçük ayrıntıları hatırlatıyor. Oyun boyunca “Benim babam da şöyleydi…” ya da “Ben de kızıma aynı cümleyi sarf ettim...” diye içinizden geçen anları saklamak zor. İşte bu yüzden, “Baba Kız” yalnızca bir tiyatro oyunu değil; karşılaşılacak, deneyimlenecek bir aile buluşması, kuşaklar arası bir sevgi köprüsü.
Benden size tavsiye: Oyunu izlemeye yalnız gitmeyin. İster annenizi, ister babanızı, isterse çocuğunuzu alın gelin. Çünkü paylaşınca güzelleşen, anlattıkça çoğalan bir deneyim sizi bekliyor.
Müjdat Gezen’e ve "Baba Kız"a Dair Anılarım
Yazının bu kısmı, kişisel bir anekdot içermezse eksik kalırdı. Ben ilk kez Müjdat Gezen’i izlediğimde genç bir üniversite öğrencisiydim. Onun sahnedeki hafif alaycı, ama sevgi dolu bakış açısına hayran kalmıştım. Yıllar sonra “Baba Kız”ı izlerken, sahnedeki baba ile kızın gerçekliği bana kendi ailemin penceresini araladı. Kimi zaman babamla aramızda geçen komik anlaşmazlıkları hatırladım, kimi zaman çocukluğumda duyduğum şarkıları mırıldanırken buldum kendimi. Oyun bitip de salonun ışıkları yandığında, yanımdaki izleyicilerin gözlerinde aynı duygusallığı görmek işin en güzel tarafıydı.
Müjdat Gezen MSM ve Geleceğin Sanatçıları
MSM yani Müjdat Gezen Sanat Merkezi, yalnızca bir tiyatro okulu değil, bir kültür mirası, bir ustalık yolculuğu[1]. Bugün “Baba Kız” gibi özel oyunların hayata geçmesinde, MSM’nin rolünü inkâr etmek mümkün değil. Ücretsiz tiyatro eğitimiyle binlerce gence sanat yolunu açan bir okul, aynı zamanda Müjdat Gezen’in topluma armağanı. Sahneye çıkan her yeni isimde, ustanın emeği, özeni ve sevgisini görmek harika.
Oyunun Yönetmeni ve Sahne Arkası
Oyunun yönetmenliğini üstlenen Evren Duyal, sahnedeki doğal akışı ve mizahi atmosferi ustaca yönetmiş; iki güçlü oyuncunun sahnenin hakimi olmasını engellemeden, bütünlüğü sağlamış. Teknik ekibin titizliği, Leyla Gezen’in tığ işi dekor unsurları ve tüm MSM ekibinin emeği oyunun başarısında büyük pay sahibi.
Tiyatro: İstanbul'un Kalbinde Bir Nefes
Kapanışı yine tiyatroya, İstanbul’a ve Müjdat Gezen’in ömrünü adadığı sanata ayırmak gerek. İstanbul’un sokaklarından geçen bir sanatçının, nice badireler atlatıp bugünlere taşıdığı bir aile sıcaklığını izlemek, işte bu yüzden anlamlı. Her sezon başka bir hikâye, başka bir sahne heyecanı... “Baba Kız”, unutulmazlar arasındaki yerini çoktan aldı; İstanbul tiyatrolarının hayat enerjisi olmayı ise sürdürecek.
Haydi, koltuğunuza oturun, biletinizi cebinize koyun ve aile sıcaklığında, bol kahkahalı, hafif hüzünlü ama çokça umutlu bir oyunun tadını çıkarın.
Kaynakça
- [1] tr.wikipedia.org/wiki/Müjdat_Gezen
- [2] mimesis-dergi.org/2021/11/gezen-ailesinden-bir-baba-kiz-oyunu/