Bir konserin biletinin peşindeysen, iş sadece “ucuz nereden bulurum” değil. Hele konu Mikail Aslan ve Apolas Lermi ise… Bu iki müzisyen, Anadolu’da hem kaybolan sesleri hem de bulmayı unuttuklarımızı buluşturan garip bir mıknatıs. Hani kahve içerken bile kafanı kaldırıp “Bu adamlar neyi anlatıyor?” diye sorarsın ya, işte o.
Mikail Aslan Kimdir? Türkülerde Kökten Dallara Yolculuk
Mikail Aslan, 1972’de Tunceli Hozat Kardelen (Zazacası Tawûx) köyünde doğmuş Zaza asıllı bir müzisyen. Zaza kelimesi söylendi mi, halının altına süpürülmüş tarih, göç ve kimlik hemen akla gelir. On yaşında ailesiyle birlikte Kayseri’ye göçmüş. Politik iklim, çocukluğunu Dersim dağlarında bırakmasına sebep olmuş. Sonrası Almanya. Bundan sonrası ise müzikle Anadolu’ya dönmeye çalışma hikayesi. Grup Munzur’un eski üyelerinden – Ahmet Aslan’la amca çocukları, aralarında bir bağ var. Ama “biz bir ailesiyiz” diye tabelaya yazacak kadar değil, türkülere işleyecek kadar derin bir bağdı bu.
Aslan’ın özelliği, sadece Zazaca eserler yazmak değil. Albümlerinde Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve Zazaca ezgiler birbirini tamamlar. Anadolu’nun etnik mozaiğine, yitirilen dillere, acılara, barışa ve hafızaya kendi sesiyle çentik atmış. Şarkılarında geleneksel Dersim melodileri ile batılı enstrümanlar bir arada. Kaval, üç telli, bağlama, tambur, mey, ama bir bakmışsın arada gitar ve saksafonla dile Batı’yı da katıyor. Yani “globalleşmiş müzik” değil, “Dersim köyünün içinden geçen globalleşme”.
- 2000 – Agerais: İlk solo albümü, Zazaca eserlerin temel taşlarından.
- 2003 – Kilite Kou: Amcaoğlu Ahmet Aslan’la “Dê Bê Wayîro” parçası, şimdiye dek tek düetleri.
- 2005 – Miraz
- 2008 – Zernkut: Simya
- 2010 – Petag
- 2010 – Pelgüzar
- 2013 – Xoza: “Çem Vano” (Irmağın Şarkısı), albümün en çok tıklananı.
- 2015 – Venge Royi
Aslan’ın şarkıları, sadece melodik değil. Şarkı sözleriyle de geldiği bölgenin inanç yapısını, antropolojisini ve psikolojisini teşhir ediyor. Tüm o hikayeler, bir kayıt cihazına değil, bir hayata fısıldanıyor.
[3]
Apolas Lermi Kimdir? Karadeniz’in Modern Homeros’u
Karadeniz’de, dalganın üstüne değil, dalganın altına bakmayı bilmek gerek. Apolas Lermi, işte o altı bilenlerden. Trabzon doğumlu, Black Sea bölgesinin kültürel mirasını doğru yerinden alan bir müzisyen.
- Bağlama, klasik gitar, kemençe/Pontic Lyra: Çocuk yaşta müzikle tanışıp İstanbul’a göç etmiş. Ama köklerini bırakmamış. O kökler, Karadeniz’in müziğinde ve dilinde kendini gösteriyor.
- 2011 – Kalandar: Pontic Greek (Romaika) dilinde eserlerle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Kalandar, bölgesel takvimde en önemli günlerin adı. O kadar derin bir kültürel referans ki, müzik videoları Sumela Manastırı’nda çekiliyor.
- 2013 – Santa: Santa, eskiden büyük bir Pontic Greek nüfusa sahip bir maden kasabası. “Maçka Trigona”, “Kelebek” gibi eserlerde sürgün ve diaspora teması ön planda.
- 2016 – Romeika: Tamamı Pontic Greek şarkılardan oluşan üçüncü albüm, hem Türkiye hem Yunanistan’da aynı anda yayınlanan nadir bir çalışma. İşin uzmanına sorulmuş: Vahit Tursun, Pontic Greek sözlüklerin tek yazarı, bir şiirinde vokal yapıyor.
- 2018 – Momoyer: Karadeniz’in pagan ve Hristiyan kökenli kış festivalleri bu albüme adını vermiş. Çevre sorunlarına duyarlı, Uzungöl kirliliğine dokunan “Uzungöl Şerah” gibi parçalarda, bölgenin turistik bir değerle değil canıyla var olduğu anlatılıyor.
Apolas Lermi’nin Karadeniz’in eski şarkıcılarından farkı ne? Sadece Pontic Greek diliyle müzik üretmek değil; bu dili, politik ve kültürel bir değişimi tetiklemek için kullanıyor. Yunanistan, Türkiye, Almanya’daki Pontian diaspora ile kopan köprüyü tekrar kurmaya çalışıyor. Matthaios Tsahouridis, Babis Kemanetzidis gibi Pontic müziğin ustalarıyla ortak eserler üretmiş.
Lermi, Karadeniz’in dertlerine, çevre felaketlerine, ana diliyle ses olan nadir sanatçılardan. Tıklanmış video değil, yaşanmış hikaye.
[2]
Hal Yamano: Bir Zazaca & Karadeniz Buluşması
Bilet arıyorsan, olay bitti “kim sahneye çıkıyor?” kısmında başlar. Apolas Lermi ile Mikail Aslan’ın buluşması, yani “Hal Yamano” parçası, bir müzik şöleni değil, Anadolu haritasında sessiz unutulmuş noktalara işaret bırakma işi. Bu eser, Zazaca söylenmiş ama Karadeniz’in melodik kaygısına sahip. Bir Dersimli ile bir Trabzonlu’nun dil ve müzik aracılığıyla kurduğu köprü.
[1]
- Zazaca bir parça; Karadenizli bir müzisyenin Zazaca söylemesi bir ilk.
- Bu düet; Anadolu’nun çatlak haritasında, iki kenarı bir araya getiriyor.
- Müzikal olarak hem Karadeniz tınıları hem de Dersim’in eklektik müzik anlayışı bir arada.
Yani bu konserin bileti, müzikseverin koleksiyon karta bilet değil: Hem bir çeşit kültürel arşivcilik, hem de “Biz buradaydık” demenin zarif bir yolu.
[1][2]
Bilet Nasıl Alınır? Pratik, Dürüst ve Biraz Okur Dostu
Mikail Aslan ve Apolas Lermi konseri denince “hemen en ucuz bilet nereden?” sorusu bambaşka bir hal alıyor. Aynı anda hem bilet buluçular gibi tetikte olmalı, hem de yanlış sitelerle zaman kaybetmemeli. Benim filtreli “fırsat” sitelerini araştırmadığımı biliyorsun zaten; güvenilir bilet platformlarına, sanatçıların resmi sayfalarına ve sosyal medya kanallarına yönelmen en doğrusu.
- Resmi bilet satış noktaları: Açık hava konserlerinde, kültür merkezleri, belediye etkinlikleri ve sanatçının kendi web sitesi en güvenilir kaynaklar.
- Sanatçıların resmi sosyal medya hesapları: Duyurular genellikle önce buradan yapılır. Özellikle Instagram ve Twitter, konser ve bilet duyurusunun en taze halini sunar.
- Kültür merkezleri: Büyük şehirlerde, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kültür merkezleri ve belediye salonları bu sanatçılara ev sahipliği yapabiliyor.
- Bağımsız müzik platformları: Sanatçılar bazen kendi üretimlerini Bandcamp veya benzeri platformlarda ilan ediyor.
- Akıllı Seçim: Bilet bulma konusunda “erken davranan kapar” ama “ağırdan alan anlamını kaçırmaz”. Bilet bulamazsan, çoğu konser sonrası YouTube’dan kaçak çekimleri bulmak bile fena bir teselli değil.
Ama unutmadan: O bilet eline geçtiği an, konser sadece bir dinleme değil, Anadolu’nun içinden geçen hikayeleri kanlı canlı dinlemek demek.
Müzik Dili: Zazaca ve Pontic Greek – Unutulmuş Sesler
Zazaca, Dersim’in, Tunceli’nin ve çevresinin kadim dili. Anadolu’nun en eski halklarından birinin sesi. Türk müziğinde çok az duymaya alıştık. Mikail Aslan, Zazaca’yı unutulmuş vagonlardan tekrar ana perona çıkarıyor.
Pontic Greek ise Karadeniz’in, özellikle Trabzon ve çevresinin Rum nüfusu tarafından konuşulmuş, bugün hâlâ birkaç köyde varlığını sürdüren bir dil. Apolas Lermi, bu dili sadece şarkı dili olarak değil, bir yaşam biçimi olarak ortaya koyuyor.
- Pontic Greek eserler, Türkiye-Yunanistan tarihi açısından bir kültürel barış çabası sayılabilir.
- Zazaca şarkılar ise Anadolu’daki kimlik mücadelesinin müzikteki sesi.
- Her iki dilin de UNESCO tarafından “tehlike altındaki diller” listesine girdiğini unutma.
Konserlerde Seni Ne Bekler?
“Biletimi aldım, sahnede ne olur?” diye sorarsan, cevabı asla düz olmayacak:
- Canlı performans: Anadolu enstrümanlarıyla batı enstrümanlarının karışımı; bağlama ile kemençenin aynı cümlede buluştuğunu göreceksin.
- Sıcak ve samimi atmosfer: Bu konserler, salonun süsüyle değil, seyircinin hikayesiyle dolup taşar.
- Haritada yolculuk: Her şarkı, bir köyden bir dağa, bir vadiden bir sahile götürür. Seyahat ediyorsun ama yerinden kalkmadan.
- Kültürel barış: Kendi farklılıklarını ve benzerliklerini kutlayan bir topluluk. Müziğin ortak dili, politikadan daha hızlı çalışıyor.
- Kimlik ve hafıza: Unutulan bir masal gibi; şarkı arasında bir hikaye, bir fıkra, bazen acı bir hatıra dinlenir.
- Konuk sanatçılar: Akşamın sürprizleri, bazen başka müzik insanlarıyla düetler, bazen halk dansları.
Özetle, biletin cebinde olsa da cebinde bir gece, birkaç kültür, bir avuç tarih olacak.
Neden Bu Konseri Kaçırmamalısın?
- Tekrarı yok: Bu ikili her şehirde, her yıl bir araya gelmiyor. Bazen o sene bir kez, bazen bir daha hiç.
- Zazaca ve Pontic Greek kaybolmasın diye: Müzik, bu dilleri korumanın belki de son yolu. Geldiğini göstermek için, gitmeden önce orada olduğuna şahit olmak gerek.
- Coğrafi Hafıza: Sadece bir dinleti değil, Anadolu’nun kendini hatırlama yolculuğu.
Hayatından Bir Gece Eksik Olmasın
Senin hayatında bir gece, eksik olması gereken bir şey var mı? Aslında bu konser, eksik olanları yerine koyma biçimi. Bir yandan kimlikler, bir yandan diller, bir yandan müzik. Bazen “anlamadım, ama hissettim” demek bile yeter.
Pratik İpuçları: Bilet Bulmak, Hazırlanmak ve Sonrası İçin
- Biletini önceden al. Konser duyurusu çıktığında bekleme. Son ana bırakınca, “tükenmiş” etiketiyle karşılaşma ihtimalin yüksek.
- Koltuğunu seç. Açık havaysa “orta alan” ses açısından iyi, kapalı salonlarda ise “sahneye yakın ama kenar” rahatlık açısından birebir.
- Yanına not defteri al. Konserde bazen anlamını bilmediğin bir kelime, bir ezgi duyarsın. Sonra araştırmak için not alırsan, konser deneyimi konser sonrasında da sürer.
- Sonrası için özlem hissine hazırlıklı ol. Bu tip konserler, insanın hafızasında uzun kalan, sonra tekrar tekrar dinlemek isteyeceğin bir hissi bırakır. Spotify listene önceden Mikail Aslan ve Apolas Lermi ekle; şarkılar sonrası “bu hangisiydi?” dememek için.
- Edebiyat ile tamamla. Mikail’in şarkılarını dinledikten sonra, Anadolu halk hikayelerine ya da Karadeniz mitolojisine göz gezdir. O zaman konserin hikayesi de büyür.
- Arkadaşını da ikna et. Yalnız gidersen bir şey kaybetmezsin ama biriyle giderken, şarkı aralarında konuşacak çok şey bulursun.
Bilet Satışı ve Organizasyon: Dikkat Etmen Gerekenler
- Dolandırıcı sitelerden uzak dur. Sanatçıların resmi hesapları, duyurulan etkinlikler ve güvenilir kültür merkezleri dışına çıkma; “fırsat” sitelerine bulaşma.
- Konser tarihi: Tarihi dikkatli kontrol et. Son anda iptal olabilme ihtimali var – politik ya da organizasyonel nedenlerle Anadolu konserlerinde sürpriz bol.
- Giriş saati: Anadolu’daki bazı konserlerde “başlangıç saati” 30 dakika ötelenebiliyor. Beklemeyi bil ve kendini sıkma.
- Fotoğraf ve video: Konserlerde, sanatçıya saygı için gereksiz uzun kayıt yapma. Birkaç hatıra fotoğrafı yeter, gerisi hafızaya kayıt.
Mikail Aslan & Apolas Lermi: Gelecek Projeler
Sanatçıların solo projeleri devam etse de, birlikte ürettikleri eserlerin arkası gelebilir. “Hal Yamano” ile açılan kapı, festival, konser ve yeni ortaklıklarla dolmaya aday. Apolas Lermi, yakın zamanda “Laze Mı” adlı başka bir Zazaca eser de seslendirdi; dil buluşmaları devam ediyor.
[4]
Dinleyici Profili: Kimler Gelir?
- Meraklısı: Zazaca ya da Pontic Greek’e merakı olanlar.
- Kültür aşıkları: Anadolu kimliğiyle ilgili dertlenen, kimlik arayışına sahne üzerinden cevap arayanlar.
- Hafıza tazeleyiciler: Sürgün, göç, tarih ve barışı müzik üzerinden yeniden düşünenler.
- Sadece müzik isteyenler: Oturup iyi bir performans dinlemek isteyenler.
- Yolcular: Anadolu’nun yolunu, türküyle arayanlar.
Son Söz: Bir Bilet, Bir Hafıza Katmanı
Her konser biletinin bir hikayesi vardır. Mikail Aslan ve Apolas Lermi’nin ortak konseri, o biletin hikayesini Anadolu’ya yazanlardan. Bir gece, birkaç dil, bir avuç duygu ve çoğu zaman yanına almayı unuttuğun hafıza. “Ben filtreli içerik değil, deneyim süzerim” diyorsan, işte sana deneyimin en damıtılmış hali.
Kaynakça
- [1] Evrensel – Mikail Aslan ve Apolas Lermi düeti: Hal Yamano
- [2] Apolas Lermi Resmi Web Sitesi – Biyografi
- [3] Vikipedi – Mikail Aslan
- [4] Evrensel – Apolas Lermi ve Yılmazcan Sare ortak çalışma: Laze Mı