İSTANBUL İSTANBUL
Türkçe

Lena, Leyla ve Diğerleri: Sahne Takvimi, Kadınların İçsel Yolculuğu ve Bir Tiyatroculuk Deneyimi

Arda Güneyalp 29 Eylül 2025 11 dk. 547 okunma
Lena, Leyla ve Diğerleri: Sahne Takvimi, Kadınların İçsel Yolculuğu ve Bir Tiyatroculuk Deneyimi

Bazen tiyatro salonlarının eski kırmızı kadife koltuklarına otururken, perdelerin hemen ardında bizi bekleyen hikâyelerin heyecanı avucumuzun içine siner. Lena, Leyla ve Diğerleri, bu heyecanı bir adım öteye taşıyor; sadece sahnede akan bir oyun değil, aynı zamanda iç dünyamızda dolaşan kimlik krizleri, coğrafyamızın baskıları ve kadınlığın matruşka gibi katmanlarında bir yolculuk. Gelin, önce oyun hakkında bilinen her detayı ve güncel sahne takvimini, sonra metnin ruhunu, sonunda ise bu deneyimin izleyicide yarattığı duyguları uzun soluklu ve yol gösterici bir dille keşfedelim.

Lena, Leyla ve Diğerleri'nin Sahne Takvimi: Nerede, Ne Zaman?

Bir tiyatro oyununun yolculuğu ne zaman başlar? İlk okuma provasında mı? Seyirciyle ilk buluşmasında mı? "Lena, Leyla ve Diğerleri", bu sezon aktif olarak çeşitli sahnelerde yer almaya devam ediyor.

  • 13 Temmuz 2025, 13:30 – Bahane Kültür Atölye, İstanbul
    Sıcak bir yaz günü, Pazar öğleden sonrası; tiyatroların serin salonunda, gündelik hayatın karmaşası bir kenara bırakılıyor. Bu seans, yoğun hafta temposundan kaçış için birebir. Biletler, planını önceden yapan seyircilerin hızlıca temin ettiği türden; salonun samimi atmosferi oyunun ruhunu pekiştiriyor.[2]
  • 19 Temmuz 2025, 11:00 – Sahne Beşiktaş, İstanbul
    Cumartesi sabahı tiyatro keyfi. Tatil moduna geçen şehirde erken saatlerin avantajı, hem şehir turundan önce kahveyle buluşan tiyatro hem de güne kültürel bir damga vurma şansı.[2][1]
  • 20 Temmuz 2025, 13:30 – Yine Bahane Kültür Atölye, İstanbul
    Oyun, kısa aralar ve farklı periyotlarla tekrar seyircisinin karşısında. Ay boyunca vizyonunu sürdüren yapımlar arasına girmeye aday.[2]
  • Devlet Tiyatroları'nın Repertuvarı
    Sivas ve Ankara başta olmak üzere, farklı şehirlerde sahnelenen versiyonlarıyla bu oyun, yolculuğuna devlet tiyatrolarının özenli prodüksiyonları kapsamında da devam ediyor.[3][4][5][6]

Bilet Fiyatları ve Salonlar

Bir tiyatro oyununun en merak edilen detaylarından biri elbette ki bilet fiyatlarıdır. Bahane Kültür Atölye’de biletler 150 TL bandındayken, Sahne Beşiktaş’ta 115 TL gibi nispeten daha makul bir fiyat göze çarpıyor.[2] Fiyat – performans dengesi, özellikle tiyatro seyircisinin tercihlerini ciddi biçimde etkileyen bir unsur olmuş durumda. Benim favorim ise, oyunun samimi prodüksiyonu ile büyük salonlardaki profesyonellik arasında salınıp duran gösterimleri.

Sahnenin Hikâyesi: Lena, Leyla ve Diğerleri'nin Konusu

Tiyatro tarihinde kadın kimliğinin, toplum baskısının ve içsel çatışmanın böylesine çıplak bir şekilde sahneye taşındığı kaç oyun var? "Lena, Leyla ve Diğerleri", adeta bir matruşka bebek gibi katman katman açılan bir kadın hikâyesi. Oyunun hemen girişinde çarpıcı bir şiirsel monolog ile karşılaşıyoruz:

Giyindim
Üst üste
Bir ben vardı içimde
Matruşka bebekler gibi…

Peki, nedir bu hikâyenin özeti? Oyun boyunca karşımıza çıkan temel sorular şunlar:

  • Bir bedenin içine kaç ruh, kaç farklı dünya sığar?
  • Kaç kadın, içinde büyüyen kimlik karmaşasını ruhsal olarak atlatabilir?
  • Yaşanılan coğrafyanın inceden inceye baskı kurduğu kadınlar arasındaki çizgiler ne kadar keskin?
  • Hayır demekle diyememek arasındaki ince çizginin bedelleri neler?
  • Başkaldırmakla boyun eğmek arasındaki o “ince” ipte yürümek kadınlar için ne anlama geliyor?
  • İçerinle dışarın, kargaşayla düzenin çatışmasından hangi kadın sağ çıkabilir?

Tiyatro dünyasının deneyimli kalemlerinden Zehra İpşiroğlu’nun yazdığı oyun, yönetmen koltuğunda Ayşen İnci’yi görüyor.[3][4][6] Oyun, 8 yaş üzeri izleyicilere hitap eden 1 perdelik (yaklaşık 1 saat 5 dakikalık) bir yapım olarak sahneleniyor.

Ekibin İzinde: Oyuncular, Sahne Arkası ve Kadroya Yakın Bir Bakış

Her başarılı tiyatro oyununun ardında, görünenden çok daha kalabalık bir ekip yatar. "Lena, Leyla ve Diğerleri" özellikle yerel ve devlet sahnelerinde farklı kadrolar ve güçlü teknik ekiplerle dikkat çekiyor.

  • Yazan: Zehra İpşiroğlu
  • Yönetmen: Ayşen İnci
  • Başrol: Filiz Demiralp (Ankara DT versiyonu)
  • Dekor Tasarımı: Özlem Karabay
  • Kostüm Tasarımı: Nalan Türkoğlu
  • Işık Tasarımı: Çetin Atay
  • Müzik: Sibel Algan
  • Yardımcı Yönetmen: İsmail Tütüncü
  • Sahne Amiri: Pınar Güldü

Sahne Gerisi ve Teknik Ekip

Tiyatro deyince akla çoğu zaman sadece ön plandaki oyuncular gelse de, işin arka planında ince bir işçilik var: dekorun yenilenmesi, ışığın saniyesi saniyesine ayarlanması, aksesuarların doğru yerde hazır olması, her detaya dikkat eden titiz bir ekip çalışması.[6] Benim için tiyatro tam da burada başlar; bir oyuncunun makyaj aynasında kendini bulmasıyla bir ışık teknisyeninin elini kaldırıp ışığı öylece sahneye bırakması arasında oluşan görünmez dayanışma, salonun atmosferini belirleyecek en önemli unsur olur.

Oyun Değil, Yaşanmışlık: Lena ve Leyla’nın İçsel Mücadeleleri

Salonda yerinizi aldığınız andan itibaren “giyindim üst üste” sözünde olduğu gibi, kendi benliğinizle oyun arasında ince bir bağ kurarsınız. Lena ile Leyla arasındaki fark, bazen sizin kendi hayatınızda taktığınız maskeler, bazen toplumun üzerinizde hissettirdiği baskılar kadar tanıdıktır.

Günümüz Türkiyesi’nde kadın olmak, kimi zaman matruşka gibi kat kat koruma, savunma ve saklama mekanizmalarına; kimi zaman ise hayır demenizin sonuçlarıyla yüzleşmenize neden olur. “Lena, Leyla ve Diğerleri” işte tam da bu arada, sahneden salona, salondan sokaklara yayılan bir mesaj bırakıyor:

  • Bireysel özgürlükler ile toplumsal roller arasındaki çatışma, kadınların hayatında derin izler bırakıyor.
  • Hayır sözünü yüksek sesle söyleyebilen her kadın, bir direniş öyküsünün başrolündedir.
  • Ruhsal çözülmenin mizahi ve gerçekçi dille sahnelenmesi, izleyiciyi zaman zaman güldürürken zaman zaman da hüzne boğuyor.

Bir tiyatro yazarı olarak değil, bir seyirci ve şehir kaşifi olarak, bu oyunun atmosferinde kendimi sık sık kaybolurken buldum. Salondan her çıktığımda matruşkanın yeni bir katmanı açılıyor, kimliklerin ve maskelerin bir başka haliyle tanışıyordum.

Seyirciye Rehberlik: Oyunu İzlemeden Önce ve Sonra

Tiyatroya Gitmeden Önce

  • Biletinizi önceden ayırtın, zira bu sezon merak edilen oyunlardan biri olduğu için seanslar hızla doluyor.
  • Salonların merkezi konumda olması, ulaşımı kolaylaştırıyor. İstanbul'daysanız Beşiktaş ve Kadıköy hattında keyifli bir tiyatro günü planlayabilirsiniz.
  • Oyuna grup halinde gitmek özellikle tartışma fırsatı yaratıyor, çünkü oyun sonrası “ben kimim, hangisiyim?” sorusu kaçınılmaz şekilde masaya geliyor.
  • Yaş sınırlaması 8+ olsa bile, oyunun bazı göndermeleri genç yetişkinlere daha çok hitap ediyor.

Oyunu İzledikten Sonra

  • Oyun sonrası çay/kahveyle kısa bir “after” etkinliği yapmak hem atmosferi sindirmek hem de karakterlere dışarıdan bir bakış atmak için çok keyifli.
  • Bazı salonlarda oyun çıkışı yazar ve oyuncularla kısa söyleşiler düzenlenebiliyor, bu fırsatları sakın kaçırmayın. Sanatçılardan oyun sürecine dair anekdotlar dinlemek, sahnedeki duygunun perdesini aralıyor.

Lena, Leyla ve Diğerleri’ni Diğer Kadın Oyunlarından Ayıran Özellikler

Kadın hikâyeleri son yıllarda tiyatroda haklı olarak daha çok yer buluyor. Fakat Lena, Leyla ve Diğerleri’ni benzerlerinden ayıran bazı belirgin çizgiler var:

  1. Kimlik ve Beden Temsili: Matruşka benzetmesiyle her kadının kendisiyle barışması, farklı ruhları aynı bedende barındırma metaforu oyunun temel taşını oluşturuyor.
  2. Coğrafya ve Toplumsal Baskı: Yerel motiflerle dokunan metin ve karakterler, Türkiye coğrafyasının kadın üzerindeki görünmez baskısını sahneye taşıyor.
  3. Sıcak Mizah – Çarpıcı Gerçekçilik Dengesindeki Dili: Güldürerken düşündüren, düşündürürken iç burkan bir yapıya sahip. Oyun sırasında vurgulanan mizahi replikler ve ironik anlatımlar, izleyiciyle sahne arasında sıkı bir köprü kuruyor.

Bireysel Deneyim: Bir Şehir Kaşifi Olarak Lena, Leyla ve Diğerleri

Bir tiyatro gecesi, herkesin kendi hikâyesine yeni bir pencere açabilir. Ben biletimi alıp heyecanla salona girerken, ister istemez çevremdeki yüzleri inceliyorum. Kim bu oyunu neden seçti? Anne-kız, sevgililer, yalnız kendiyle hesaplaşmak isteyen kadınlar… Hepsi matruşkanın farklı bir katmanı.

İlk perde başlıyor ve hikâyeye çekildikçe kendi hayatımdaki "Lena" ve "Leyla" anlarını düşünmeden edemiyorum. Herkesin bir yeri var bu hikâyede: Kimimiz anne, kimimiz sevgili, kimimiz çocukluğundan taşıdığı kırgınlıklarla boğuşan bir kız çocuğu… Evet, Lena ve Leyla birer isim değil sadece; hepimizin takındığı maskelerin, yaşadığı çelişkilerin ortak adı.

Biraz Mizah, Biraz Hüzün

Sahnede öyle anlar oluyor ki, izleyicinin kahkahası yeni patlamışken bir bakıyorsunuz salonun başka bir köşesinden tek bir kişinin sessizce burnunu çekişi duyuluyor. Tiyatronun gücü burada; herkese farklı bir ayna tutuyor ve o aynada kendimizi görüyoruz.

Sahnede Kadın: Ayakta Kalmak ve Kendi Hikâyesini Yazmak

Özellikle günümüz metropollerinde kadınlar, kendi kimliklerini tanımlama savaşında aile, toplum ve gelenek arasında sıkışıp kalıyor. Oyunda anlatılan;

  • Bir kadının çocukluktan yetişkinliğe geçişindeki ruhsal değişimleri,
  • Anne, eş, birey olma yarışında toplumdan gelen tüm baskılara rağmen “ben kimim?” sorusunu diri tutmasını,
  • Çok katmanlı bir içsel yolculuğu,

izlemek, izleyiciye adeta terapi seansı etkisi yapıyor. Lena, Leyla ve Diğerleri, kendi hikâyemizi yeniden okumamıza, kalıpları kırmamıza, kadınların sadece hikâye nesnesi değil, hikaye anlatıcısı olabileceğine dair güçlü bir hatırlatıcı.

Devlet Tiyatroları ve Bağımsız Sahne Prodüksiyonları

Bazen bağımsız salonlarda izlediğiniz o samimi doğaçlamalar, bazen ise devlet tiyatrolarının köklü kadrosuyla devleşen prodüksiyonlar… Bu oyun, iki dünyanın da artılarını deneyimlemek isteyenler için gerçek bir keşif rotası. Tek perde olması, akışın bölünmemesini, anlatının gücünün seyirciye bir nefeste geçmesini sağlıyor.[3][4][5][6]

Oyun Künyesi ve Etkili Sahneler

  • Süre: 1 perde (65 dakika)
  • Yaş Sınırı: 8+
  • Tür: Dram, Toplumsal, Kadın Odaklı
  • Dekor-Kostüm-Işık: Her detayı karakterlerin ruh dünyasıyla uyumlu olacak şekilde, sade fakat etkileyici biçimde tasarlanmış.

Salonun karanlığına gömülmüşken sahnedeki bir ışık parçası, bir monolog her şeyin özetini sunuyor: “Bir bedenin içine kaç dünya sığar?” Sanırım bu sorunun kesin bir cevabı yok, ama Lena, Leyla ve Diğerleri her seyirciye kendi cevabını bulabilme alanı tanıyor.

Seyir Sonrası: Kapanışta Birkaç Söz

Ellerinizde bilet, aklınızda soru işaretleri ve yüreğinizde karışık duygularla çıktığınız o salondan arkanıza bir defa daha bakmadan uzaklaşamıyorsunuz. Çünkü tiyatronun en derin etkisi, hikâyenin son bulduğu anda değil, aklınızdan çıkmadığı o günlerde saklı.

Lena, Leyla ve Diğerleri; bir kadının yüzleşmelerini kendi iç dünyanızdan geçirmenizi sağlayan, kendinizle yeniden tanışmanıza fırsat veren bir tiyatro yolculuğu... Akıcı metni, güçlü prodüksiyonu ve samimi atmosferiyle hem şehirde yeni rotalar çizmek isteyen tiyatroseverlere, hem de kadın hikâyelerine farklı bir pencereden bakmak isteyen herkese şiddetle öneririm.

Kaynakça

  • [1] BiletimGO, "LENA, LEYLA VE DİĞERLERİ – Biletler ve Detaylar"
  • [2] Bilet Sırası, "Lena, Leyla ve Diğerleri Biletleri"
  • [3] Biletinial, "LENA, LEYLA VE DİĞERLERİ - Sivas DT"
  • [4] Biletinial, "Lena, Leyla ve Diğerleri - İstanbul 2.UKOYTF"
  • [5] Tiyatronline, "Lena, Leyla ve Diğerleri"
  • [6] Devlet Tiyatroları, "Lena, Leyla ve Diğerleri - Ankara DT"
Sıkça Sorulan Sorular
Sorularınıza cevap verecek faydalı bilgilere ulaşın.
En İyi Aktiviteleri Önce Sen Keşfet!
Yakınınızdaki heyecan verici aktiviteleri ve özel fırsatları ilk keşfeden siz olun! Uygulamamızı hemen indirin ve daha fazlasını deneyimleyin!
Firsat.Me

×