İlk Nota: Bileti Almakla Başlar Her Şey
Efenim, Kırşehir’in Abdalları’nı canlı izlemeye bilet almak, müzik dolu bir yolculuk için tren biletinden mühim. Çünkü sıradan bir konser değil, yüzyılların tarihini, sazın telinde titreyen anıları, düğünlerin gırgırını, bozkırın ayazını getiren bir randevu bu. Hangi şehirdeyseniz olun, Kırşehir Abdalları konseri için bilet alınca, aslında Anadolu’nun tam ortasına, sazla, türküyle, zurnayla örülmüş başka bir boyuta geçiş yapıyorsunuz. Benden söylemesi, öyle evde cipsle film izlemek gibi değil bu etkinlik; burada keman, cümbüş, klarnet, bağlama, hatta minik bir darbuka bile “ben buradayım” diye ses verir ve sizi yerinizde oturtmaz.
Abdallar Kimdir: Düğünlerin, Sünnetlerin ve Bazen Kalp Sızılarının Elleri
Abdallar, Orta Anadolu’nun en renkli, en hareketli topluluklarından biri. Kökleri, Horasan’dan, Anadolu’nun göbeğine göçen Türkmenlere ve Oğuzlara kadar uzanıyor. Abdallık öyle sıradan bir topluluk değil; Alevi-Bektaşi geleneği ve “derviş” ruhunu tattırmış, sahneyi bırakmamış müzik emekçilerinin koca bir ailesi. Eski demlerde onlara ozan, halk ozanı diyen diyene, günümüzde ise gönül telini titreten, “Bozlak” dedin mi ses verenler olarak biliriz[2][5].
Eskiden düğünler, sünnetler, askere uğurlamalar “Abdalsız olmaz”dı. Hele Kırşehir, Kırıkkale ve Yozgat üçgeninde bir köydenseniz, müziksiz bir sevinç, Abdalsız bir eğlence düşünülemezdi. Bugün dahi Orta Anadolu’nun her köşesinde, bağlamanın, klarnetin, cümbüşün en tatlı sesleri onların elinden çıkar. “İnce saz” dediğimiz gruplar; keman, klarnet, ud, kanun, darbuka, kaşık gibi çalgılarla müziği baştan sona şenlendirir[1].
Abdallığın Felsefesi: Müzik Arifliği ve Hayatın İnceliği
Onlar için müzik, ekmek parası kazandıran bir iş değil sadece; insanla evren arasında bir köprü. Sazın teliyle gönül teline dokunmak, sesin tınısıyla uzak köyleri birbirine bağlamak... Eskiden “gezginlerdi”, köy köy dolaşıp düğünlerde, bayramlarda sahne kurarlardı. Şimdi de müziğe olan tutkuları bitmedi, sadece biraz daha yerleşik oldular[4].
Kırşehir’in Müziğe Doymayan Toprağı: Neden Hep Abdallar?
O kadar çok abdal Kırşehir’de, insan bazen merak ediyor: Evde çorba kaynamasa türkü kaynasın, sofrada ekmek olmasa saz olsun diye mi? Aslında işin içinde hem ekonomik, hem kültürel, hem de inançsal bir derinlik var. Müzik sadece eğlence değil, toplumsal bir vazife. Düğünlere abdal grupları gelmeden kına yoğrulmaz, damat gerilmez, kız tarafı oynaklık göstermez. Sünnet derken de öyle; abdal grubu, köyün havasını değiştirir, çocukların korkusunu türküyle hafifletir[3].
Kırşehir Abdalları yıllarca tarımla, hayvancılıkla uğraşmamış, gider düğünde, bayramda ellerine bağlama alıp ekmeklerini türküden, gülümsemeleri müzikten çıkarmış. Hem de ne ekmek... Kimisi ekmeği zurnayla bölmüş, kimisi kemanla ağlatmış sofrayı. Yani gittiğiniz bu konserde, asırlık bir geleneğin kalbinde oturup, özlemle yoğrulmuş notaların tadını çıkarırsınız[3].
Bir Konserden Fazlası: Abdalların Sahnesinde Hayatın Dansı
Kırşehir Abdalları konserine gitmek, sadece dinlemek mi sandınız? Sahnenin hemen önünde ayağa fırlamak ihtimaliniz yüzde yüz; Ankara misketi, Kırşehir oyun havası, Neşet Ertaş’tan yadigar “Yazımı Kışa Çevirdin”le gözyaşlarınıza hakim olmak ise yüzde sıfır.
- Bozlaklar: Anadolu’nun en yoğuna, en dokunaklısına hazır olun! Bozlaklar, aşkın, hüznün ve bozkırın ezgilerle yoğrulmuş hali. Sazdan çıkan her nağmede, bir hayat hikayesi, bir imkansız sevda saklı.
- Halaylar: Kafayı kaşıyamadan ayağa kalkma garantili. Bir an bakmışsınız halay başı olmuş, komşularla kol kola dizilmişsiniz.
- Yörenin çalgıları: Klarnet, cümbüş, keman, darbuka ve kaşık... Hele darbuka bir başlasın, omuzlar kendi başına oynamaya başlar.
- Ustaların Dili: Kimi zaman Neşet Ertaş’tan, kimi zaman Hacı Taşan’dan bir türkü yayılır sahneden. Sanki zaman tünelinde yolculuğa çıkmış gibisiniz.
Müzikal Yıldızlar Galaksisi: Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve Dahası
Kırşehir’de abdallığın en parlak yıldızları; Muharrem Ertaş, onun efsanevi oğlu Neşet Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali gibi bozlak ustaları. Bunlar sadece sanatçı değil, gelenek taşıyıcıları. Hangi türküleri dinleseniz, bir acı, bir tatlı, bir “of anam” yapışır dudaklarınıza[1][10]. Muharrem Ertaş, oğlunu köy köy düğünlere götürüp, Neşet Ertaş’a “Türkü babadan, gönülden öğrenilir” demiş. Bugün onların hikayesini hatırlarken, Kırşehir’in müzikle yoğrulmuş ruhu gözlerinizin önüne seriliyor.
Bozkırın Blues’u: Bozlak
Amerikalıların blues’u varsa Anadolu’nun da bozlağı var! Sevda, hasret, gurbet, öksüzlük, yalnızlık... Bozlak aslında bir ağıttır; kimi zaman düğünde, kimi zaman gurbette, bazen de bayram sabahlarında çalınır. Abdal ustaları, bozlağı bağlamanın teline işler, dinleyenlerin tüylerini diken diken eder[6][1]. Konserde, bir bozlak havaya yükseldiğinde, koca salonda kimse yüzünü saklayamaz, gözler dolu dolu olur; işte o zaman Kırşehir’in neden UNESCO tarafından “Abdal müziği şehri” ilan edildiğini anlarsınız[10].
Abdalların Bugünü: Modern Zamanlarda Eski Geleneğin İzinde
Bugünün abdalları da gelenekten kopmamış, sadece müziği biraz da dünyaya taşımış. Üniversiteler, belediyeler, kültürel dernekler Kırşehir’in Abdal müziğini derlemiş, kayıt altına almış, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine sokmuşlar[10]. Yani gittiğiniz her konserde sadece nota değil, miras duvarında bir tuğla da siz koymuş oluyorsunuz. Bazı abdal aileleri sahnedeki şovlarıyla, kimisi sözlü anlatımlarıyla, kimisi ise yeni nesilden gelen elektro bağlama sürprizleriyle yeni tatlar katıyor[8][6].
Kırşehir’de Abdal Müziği Neden Böylesine “Kült”?
Çünkü kendine özgü. Abdallar repertuvarı öyle “herkesin bildiği” şarkılardan oluşmaz; asırlardır dilden dile, köyden köye aktarılan, çoğu zaman kayda bile geçmemiş türküleri çalarlar. Klarnetçi dayı soloya başladığında, sahnede göz göze gelen iki eski dostun bakışmasından, davulcunun aşka gelen ellerinden, seyirci arasındaki yaşlı teyzenin mırıldanışından anlarsınız, burada herkes anlatacak bir hikaye bulur[4][6].
Abdal Konserinde Hayatta Kalma Rehberi
- Halay çemberine alınmadan kaçamazsın: Abdal konserinin değişmez kuralı: “Bir yere oturayım, izleyeyim,” deyip kenarda kalmaya çalışmak nafile. İki türkü sonra kendinizi diz boyu halayın ortasında bulursunuz. Bariz bir şekilde defansif oynasanız da en sonunda ritmi hissedip omuzları titreteceksiniz.
- Türküde gözyaşı dökmeyen yoktur: Sanmayın ki herkes oynuyor; bir bakmışsınız kırk yıllık delikanlısı, amcası, genç kızı gözyaşı döküyor. Meğer herkesin bir ‘yazı kışı çevireni’ varmış.
- Abdal esprilerine hazırlıklı olun: Sahneye çıkan sanatçının arasıra bozlak arasında ‘halk gırgırına’ girdiğini, türküyle fıkra arasında ince bir çizgide yürüdüğünü görünce şaşırmayın. Anadolu mizahı kadar derin bir şey zor bulursunuz.
- Sıra gecesi veya düğün havası sürprizine hazır olun: Konser bir anda düğün havasına, oyun havalarına bağlayabiliyor. Mekanda tekmiliyle gelin-damat olmasanız da, kendinizden geçmeyin.
Lezzetin, Ritmin ve Eğlencenin Şehri: Kırşehir
Kırşehir’e konser bahanesiyle uğrayınca bir tek müzikle doymak olmaz. Meşhur tandır kebabından kaşık salatasına, çömlek fasulyesinden fırın ağzına kadar kaçınılmaz bir ziyafet kaçamağı da sizi bekler. Konsere gelmişken, akşamın devamını canlı müzik yapan bir mekânda, Kırşehir’in yerel şaraplarıyla veya köpüklü ayranıyla tamamlayabilirsiniz. Şehrin eski çarşısında abdal ustalarına rastlamak, minik bir muhabbetle orijinal bir Mendil havası dinlemek ise ayrı bonus.
Yalnız Müzik Değil: Kırşehir’de Gezilecek, Keşfedilecek Diğer Noktalar
- Neşet Ertaş Gönül Sultanlığı Müzesi: Türkülerin has ocağını, ustaların sazını, hikayelerini burada görebilirsiniz.
- Cacabey Medresesi: Türk-İslam tarihinin eşsiz yapısı ve maneviyatını keşfedin.
- Aşık Paşa Türbesi: Konser öncesi ya da sonrası huzur dolu bir mola.
Kırşehir Abdalları Konserine “Hazırlık Paketi”
- Bileti cebinize, gönlü cebinizden çıkarın: Konsere gelirken cebinizde bilet, aklınızda en az bir bozlak sözü (“Neden garip garip ötersin bülbül?”) bulunsun.
- Sıcak-soğuk fark etmez, mendil hediyesi: Bozkır ayazı bile neşenize engel olamaz. Ama türküden gözyaşı damlayınca mendil mutlaka lazım olur.
- Oynamaya gönüllü gelmek: Kalabalık içinde kaybolmak, yabancılarla kol kola halaya kalkmak serbest.
- Abdal mutfağından tatmak: Kırşehir bağlarından gelen göbek peynirli salata veya abdal kömbesiyle midenize de bir ziyafet çekilecek.
- Konser sonrası sohbet: Bir abdal ustası, iki muhabbet, mis gibi türküler... Dönüş yolunda dilinize en az bir bozlak bulaşacak.
Çıkışta Hediyelik: Bir Gözyaşı, Bir Halay, Bin Hikaye
Abdalların konseri, sahneden taşan türkülerin ardından evine dönünce bir müddet suskun kalmanıza sebep olur. Döndüğünüzde, tüm yol boyunca “Ah Yalan Dünya!” diye söylenenleri mırıldanırken bulursunuz kendinizi. O yüzden, Kırşehir Abdalları konser bileti, aldığına pişman etmeyen, aksine “beş on bilet fazladan alsaydım” dedirten bir deneyimdir. Koltuğunuzda türküyle, ayağınızda halayla, gözünüzde Anadolu’nun bozkırıyla baş başa kalırsınız.
Kaynakça
- [1] Anadolu Abdalları ve Temsilcileri, Dergipark (PDF)
- [2] Abdallar, Kırşehir Çiğdem Gazetesi
- [3] Kırşehir Örneklemesiyle Anadolu Abdalları, Adnan Yılmaz (PDF)
- [4] Müziğin Ârifleri Abdallar, Z Dergisi
- [5] Abdal – Vikipedi
- [6] Geleneksel Abdal Müziğinin Temsili ve Neşet Ertaş (PDF)
- [8] Müziğin Ârifleri – Abdallar – Z Dergisi (PDF)
- [9] Abdallık Geleneği ve Neşet Ertaş, Salahaddin Bekki (PDF)
- [10] Kırşehir'in Abdal Müziğine UNESCO Tescili – TRT Müzik