İSTANBUL İSTANBUL
Türkçe

Bir Baba Hamlet: Shakespeare’in Prensini Arabeske Sarıp Duvardan Duvara Vurmak!

Zeynep Demir 07 Ağustos 2025 9 dk. 630 okunma
Bir Baba Hamlet: Shakespeare’in Prensini Arabeske Sarıp Duvardan Duvara Vurmak!

Hamlet’i Unutun, Burada Herkes Baba: Bir Baba Hamlet’e Giriş

Yılların Shakespeare’i var, varmasına da, siz hiç Hamlet’in, arabeskle, mizahla, anlamsız bir samimiyetle, iki kişinin çılgın oyunuyla sahneyi kırıp döktüğünü gördünüz mü? Görmediyseniz, biliniz ki size “Bir Baba Hamlet” acilen reçete edilmelidir. Eserin kendisi, “kavga, ölüm, dram” demekten dilimizde tüyler bitiren o efsane metnin modern bir parodisi[2]. Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu’nun, el ele verip sahneyi ve seyirciyi “oyun içinde oyun” ile birbirine katmasıyla adeta tiyatronun doblo minibüsüne binip Arnavut kaldırımlarında zıplıyorsunuz[2][3].

Nereden Çıktı Bu Bir Baba Hamlet?

Şimdi sevgili okur; biri çıkıp, “Oğlum Hamlet, babanın intikamı için ne haltlar karıştırıyor?” diye sorsa, klasik cevabımızı veririz: “Adamın babası ölü, annesi garip, amcadan bir kötülük geleceği belli… Hamlet delirmez de kim delirir!” Shakespeare’in bu kafayla yazdığı tragedyaya, Alman yazar Sebastian Seidel, “Modern zamanlarda ne olurdu?” diye kafa yormuş. Sonra oturup, komik ve özgün bir oyun yazmış. İlk adı: “Bir Baba Hamlet”[1].

Oyunun Türkiye sahnesine gelmesinde, ehil bir çeviriyle Yücel Erten’in dokunuşunu; mizahı “şırıl şırıl” akıtan yönetmen Emrah Eren’in bakışını hissediyoruz. Aman dikkat, buradaki Hamlet, bildiğiniz Hamlet değil. Afişte “iki perdelik, 16+ yaş sınırı, toplam 120 dakika” yazıyor; ama oyun, “Ben buradayım!” diye zıplayıp içinizi kıpırdatıyor[1].

Hamlet: Tiyatroda Her Şeyin Anası

Mutfak tiyatrosu mu dedin? Duvardan duvara sahne mi? Stand-up mı, gırgır mı, tragicomedy mi? Hepsinin temel kaynağı malumunuz: Shakespeare abimiz. Hamlet ise onun “Delinin elindeki pompalı tüfeği” gibi. Her sene birileri Hamlet’e başka bir makyaj çekip sahneye koyuyor[4].

Ama “Bir Baba Hamlet”te başka bir mevzu var. Oyun tam anlamıyla “sahnede oyun kurmak” üzerine yazılmış ve seyirciyle oyuncunun arasındaki sınırı silikleştiren bir yapıda[3][4]. Zaman zaman seyirciyi de “rolüne” sokuyor, alkıştan, tezahürata kadar doğrudan katılımcı oluyoruz. Belki de eski Yunan tiyatrosunun korosu bugün olsaydı, bu hale gelirdi[2][3].

Baba Hamlet’in Teması: Tragedya mı, Komedi mi?

Bu oyun, klasik tragedyanın içindeki hatta neredeyse iç organı olmuş o “acı, isyan, ihanet” duygularını, “gülmekten gözümden yaş geldi” formatında size izletiyor. Hamlet’in anlatısı, karakterlerin arasındaki çatışma ve dönen dolaplar hiç değişmiyor ama, işler arabesk müzikal, absürd komedi ve siyasi hicivle dönüyor[4].

Kısacası, “Baba Sahne”‘de oynanan “Bir Baba Hamlet”, eskiyi kökten sarsıyor, yerine fırtına gibi yeni bir şey koyuyor: Kızarmış Shakespeare, üstünde bol soğan.

Oyunda Kimler Var? (Ve Onları Neden Alıp Eve Götürmek İsteyebilirsiniz?)

Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu, Türk tiyatrosunun dertli-babacan iki prensi. Roller, absürdlükten saykodeliğe, duvardan duvara zıplayan bir ortamda paylaşılmış, hatta yeri geliyor birbirlerinin rollerine çalıyorlar[2][3].

  • Şevket Çoruh: Babacan, hafif isyankar, abuk bir karizmaya sahip Hamlet. Kimi zaman “ahlaksızca iyi”, kimi zaman “ciddiyetsizce bilge”. Replikleri uzaya taş çıkarır.
  • Murat Akkoyunlu: Oyunun tuhaf zekası, mizahın direksiyonunda uykusuz kamyoncu gibi. Hangi rol üstüne giyinse, sanki doğuştan onunmuş gibi oynuyor. Bazen Hamlet’in annesi, bazen dayısı, bazen de hayali bir izleyici!

İkili arasında kurulan “gerçekten çok komik” bir enerji var. Aralarındaki atışmalar bazen Abidin Dino’yu Picasso’ya karşı konuşturacak kadar soyut, bazen de “akla zarar” derecede gerçekçi[3].

Bir Garip Seyirci Katılımı: Seyirci Oyuncu mu?

Burada seyirciye “otur, sadece izle” yok. Kimi zaman seyirciye laf atılıyor, kimi zaman “baba” şarkısı ile herkes bir ağızdan gaza geliyor. Seyirci adeta oyunun bir parçası, eski köy tiyatrolarında rolü kapmış köylü gibi[3].

Hamlet’i Modernize Etmek: “İskandinavya’dan Bağcılar’a”

Orijinal Hamlet’de böyle şeyler yok: Karakterler ağızlarında sarımsakla konuşmuyor, tokat tokat repliğe dalmıyor, “hele bir ‘arabesk Hamlet’ nasıl olurmuş” kimse fikir yürütmüyor. İşte Bir Baba Hamlet’in farkı burada![1][3]

Oyunun metninde, Shakespeare’in puslu Danimarka’sı, günümüzün çelişkili, absürd düzeniyle harmanlanıyor. Polisiye dizisi kıvamına dayanıyor, siyasi göndermelerle bugüne göz kırpıyor. Klasik “oyun içinde oyun” taktiği burada iyice öne çıkıyor. Hani “perdeyi dördüncü kez de deldik, ahali şok!” hesabı[4].

Bir Baba Hamlet’te Esas Olaylar

  1. Hamlet’in babası ölüyor (burada sahnede “baba” figürü halk efsanesi gibi tekrar tekrar diriltiliyor).
  2. Hamlet intikam peşinde değilse bile “bir şeyler ters gidiyor” duygusuyla oradan oraya dalıyor.
  3. Oyun içinde oyun motifleriyle, tıpkı orijinal Hamlet’teki gibi asıl cinayet ve iktidar kavgası absürdleşiyor.
  4. Dönemsel taşlamalar, siyasi göndermeler ve bol “yerli” şakalar havada uçuşuyor.

Burada “herkesin bildiği şeyi yeniden anlatmak” yok; işin sırrı hikayeye döktükleri yaratıcılıkta ve mizahi kurguya kattıkları çılgınlıkta.

Tiyatroda Arabesk ve Absürt: Yerel Mizahın Gücü

Arabesk müziğin ve kültürün “klasik” ile buluşması… Bunu anlatmaya kalksak, Hamlet’in kafasına üç peruk geçirmemiz gerekir. Oyunda klasik müzikten bir anda arabeske, oradan türküye, bazen rap’e dümen kırılıyor[2][4]. Kimi izleyicilerin bazı kült şarkılarda gözünden yaşlar gelirken, bazıları gülmekten yan koltuktakiyle kafayı tokuşturabiliyor.

Böylece sahne üzerindeki ‘yüksek kültür’ patırtısı, halkın deyişiyle “bizim çocuklar, bizim dertler, bizim gırgır”a evriliyor. Hamlet’in derdi de bize çok tanıdık. Mezarlıkta kafatası muhabbeti varsa, burada ustalıkla “Aslında hepimiz biraz Hamlet’iz” deniyor.

Bir Baba Hamlet’in Sahne Arkasında Ne Var?

Bir tiyatro oyununun başarısı, sadece metin ve oyunculukla ölçülmez. “Bir Baba Hamlet”te kostüm, sahne tasarımı, müzik seçimleri ve teknik detaylar büyük titizlikle çalışılmış. Oyun tempolu, mizahi ve katılımcı yapısıyla iki saat boyunca sizi sıkmadan hop oturtup hop kaldırıyor[4].

Ayrıca dekor vesilesiyle “taşlamalar” mizahın içine kurnazca yerleştirilmiş. Seyirci bazen “Ben de az önce bunu düşündüm!” diye içinden geçiriyor, çünkü oyunda günümüzün toplumsal çelişkileriyle sürekli dalga geçiliyor.

Hamlet’in Shakespeare’deki Yeri ve Evrimi

Elbette Hamlet’i sadece “Bir Baba Hamlet” ile değerlendiremeyiz. Hamlet, orijinalinde trajedya ve intikam öyküsünün şahikası sayılır. Babasından kalan “intikam borcuyla” hayatı altüst olan genç bir adamın hikâyesi, tüm dünyada asırlardır sahneleniyor.

  • Klasik Hamlet: Sancılı, karanlık, varoluşsal sorgulama abidesi.
  • Modern Hamlet: Sık sık parodiye, müzikale, popüler kültüre, hatta çizgi romana malzeme oluyor.
  • Bir Baba Hamlet: Tüm bu mirası elinin tersiyle itiyor, üzerine illüzyon, absürt mizah ve ironi döküyor.

Modern tiyatronun “klasiklerle oyun oynama” meselesi burada zirve yapıyor. Hamlet’in evrenselliği “Keşke Polonius bizim apartman yöneticisi olsaydı” formatına çekilmiş.

Shakespeare’den Bir Baba Hamlet’e Uzanan Mizah

Shakespeare’in “There is nothing either good or bad, but thinking makes it so” cümlesiyle başlıyoruz. Sonra sahneye “Bir Baba Hamlet” iniyor, her şey tersyüz oluyor[2].

Burada gerçekçi olmamız lazım, Bir Baba Hamlet’i izleyen herkes “Vay be, Hamlet dediğin böyle de oynanırmış” diyor. Shakespeare’in dahi hislerine de, bizim dolmuş şoförünün laf sokmalarına da aynı anda gülüp düşünüyorsunuz.

Bir Baba Hamlet’i Neden İzlemelisin?

  • Kült bir tragedyanın, yerli mizahla yeniden doğuşuna şahit olmak için.
  • Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu’nun canlı performansını kaçırmamak için.
  • Kültürel taşlamaların, güncel göndermelerin tam ortasında bir gece geçirmek için.
  • Oyunun, seyirciyle kurduğu spontane iletişimde “Bugün tiyatroda ne yaşandıysa, sadece bir kere yaşandı!” duygusunu tadarak sahneden ayrılmak için.

Bir Baba Hamlet, klasik ile modernin, ciddi ile absürdün, Batı ile Anadolu kültürünün hiç beklenmedik bir noktada buluştuğu, tiyatroya yeni bir soluk, samimi bir kahkaha ve katılımcı bir eğlence getiren çok özel bir örnek.

Biraz da “Tiyatroda Oyun İçinde Oyun” Ne Demekmiş?

Hamlet’in orijinalinde yer alan “oyun içinde oyun”, ana karakterin, babasının katilini bulmak için sahneye bir oyun koydurmasına dayanır. Bir Baba Hamlet’te ise bu motif adeta gerçeğe taşınmış; seyirci, oyuncu, hatta ışıkçı bile kendi rolünü oynuyor!

Bu yalnızca dramatik bir teknik değil, Anadolu’dan devşirilmiş düğünlerde rakıya tuz atmaktan, mezarlıklarda felsefe kasmaya kadar uzanan bir şenlik. Her sahne kendi içinde “yeni bir oyun” ve her izleyici, o gece kendi Hamlet’ini buluyor.

Son Oyun: Shakespeare’in Ruhu Anadolu’da Horon Teperken

“Bir Baba Hamlet,” yalnızca bir tiyatro oyunu değil; aynı zamanda mizahla, müzikle ve dev bir yaşam enerjisiyle, klasik Batı kültürünü Anadolu insanının gündelik çılgınlığına dönüştüren canlı bir gösteri.

Tiyatro, toplumun aynasıdır derler. Ben iddia ediyorum, Bir Baba Hamlet Türkiye’de tiyatronun “selfiesini” çekmiştir. O yüzden izleyip izleyip, gülüp gülüp dönmeniz lazım. Yoksa bütün Hamlet’ler, ophelia’lar, hayalet babalar, geceleri rüyanıza girer.

Kaynakça

  • [1] medimagazin.com.tr: Modern yorumuyla 'Bir Baba Hamlet' tiyatro oyunu
  • [2] themagger.com: Bir Baba Hamlet: İki Kişilik Bir Shakespeare Trajedisi
  • [3] sadikaslankara.com: TİYATRO: Bizden “Bir Baba Hamlet”…
  • [4] tekperde.com: Bir Baba Hamlet - Baba Sahne - TekPerde.com
Sıkça Sorulan Sorular
Sorularınıza cevap verecek faydalı bilgilere ulaşın.
En İyi Aktiviteleri Önce Sen Keşfet!
Yakınınızdaki heyecan verici aktiviteleri ve özel fırsatları ilk keşfeden siz olun! Uygulamamızı hemen indirin ve daha fazlasını deneyimleyin!
Firsat.Me

×