Şükrü Veysel Alankaya’nın Palto Oyunu ve Bilet Sorgularken Bilmeniz Gereken Her Şey

11 Eki 2025  •  428
Ücretsiz Kampanya Yayınla!

Merhaba! Buraya Bilet Almak İçin Geldin, Peki Paltolu Sanat Maratonu Seni Bekliyor mu?

İşte sana sahne sanatlarına meraklı bir gezginin, bilet peşinde koşturan bir dostunun kaleminden Palto oyunu ve Şükrü Veysel Alankaya rehberi. Karşında, tiyatronun sokaklarında kendi yollarını açmış bir isim var: Şükrü Veysel Alankaya. Yalnızca sahne oyuncusu olarak değil, yönetmen ve uyarlayıcı kimliğiyle de adından söz ettiren bir isim. Yıllardır uzun mevsimlerin gösteri günlerini takip eden biri olarak, sana bu sıra dışı oyun hakkında hem bir “seyirci deneyimi” hem de “bilet alma rehberi” sunuyorum.

Oraya niye geldiğini biliyorum: Palto’nun biletini alacaksın, ama nasıl bir oyun olduğunu, kimlerin oynadığını, hatta salonun nerede olduğunu bilmek istiyorsun. Belki daha fazlasını arıyorsun: İyi koltuk nasıl seçilir? Erken mi gitmeli? Oyun sonrasında neler yapılabilir? Hepsini bu yazıda bulacaksın. Merak etme, bu yolculuk boyunca sana eşlik edeceğim; dost tavsiyeleriyle, gerçek hayattan örneklerle ve biraz da esprili bir dille seni bekliyor olacağım.

Şükrü Veysel Alankaya Kimdir? Sahnenin Rüzgârını Arkanıza Alın

Önce, sahnenin bu “yıldız tozu”nu biraz tanıyalım: Şükrü Veysel Alankaya, 14 Kasım 1988 Şanlıurfa doğumlu[1][2][6]. Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı’ndan 2014’te mezun olmuş, hemen ardından İstanbul Aydın Üniversitesi’nde “Tiyatro Yönetmenliği” yüksek lisansına başlamış. Burada “Tiyatro-Anlatı İlişkisi ve Anlatıcının Dönüşümü” üzerine tez çalışması yapmış[1][2]. Yani, bir oyuncu olmanın yanında, sahnenin perde arkasını da çözmüş, teorik birikimi de olan genç bir isimle karşı karşıyasın.

Şimdi dikkatini çekmek istiyorum: Alankaya’nın farkı, sadece klasik oyuncu kimliğinde kalmaması. “Oyun İşleri” adıyla İstanbul’da alternatif sahneleme ve proje çalışmaları da sergiliyor[1][2]. Bu, onun sıradışı ve yenilikçi bir tiyatrocu olduğunun işareti. Bir oyun, onun elinden geçerken; izlediğin şey, her zaman geleneksel, tekdüze bir tiyatro olmaktan çıkıyor. Yönetmen, uyarlayan, oyuncu ve anlatıcı… Hepsi bir arada.

Başarıları da görmezden gelemeyiz: 2016’da Yeni Tiyatro Dergisi’nin 4. Emek ve Başarı Ödülleri’nde Palto oyunuyla “Umut Veren Erkek Oyuncu Adayı” seçilmiş[1][2]. Yani, henüz genç yaşında, yapıcı eleştirmenlerden de onay alan bir performansın altına imza atmış. Şimdi bu performansı izleyeceksin, notunu kendin vereceksin; ama önce, bu oyunun neden özel olduğunu görelim.

Palto: Yok Edilen İnsanlıktan, Bir Ceket Hikâyesine

Gogol’ün unutulmaz öyküsü, dünya tiyatrosunun en çok uyarlanan eserlerinden biri. İşin ilginci, Alankaya’nın Palto’su, yalnızca oyuncu olarak sahneye çıktığı bir proje değil; hem anlatıcı, hem yönetmen, hem de uyarlayıcı kimliğiyle sahnenin arkasında ve önünde, hep orada[1]. Bu, oyunun “sahne dilinde” bir fark yaratıyor: Artık izleyiciyle karşı karşıya değil, bazen yan yana, bazen de oyunun içinde ilerliyorsun.

Hikâyeyi bilmeyenler için biraz genişletelim: Akaki Akakiyeviç, Petersburg’da küçük bir memur, sessiz, yaşıyla dalga geçilen, ama umurunuza varmayan bir karakter. Tek derdi, soğuk Petersburg ikliminde üşümemek için güzel, yeni bir palto sahibi olmak. Paltoyu alır, ama kısa sürede çalınır. Kimse onu ciddiye almaz, dava açılsa da bir sonuç çıkmaz. Sonunda, hayaliyle baş başa yok olup gider. İşte, bu “küçük adam”ın çığlığı, Gogol’ün kaleminden tüm bürokrasiyi, sistemin çürümüşlüğünü ve insanın yalnızlığını anlatan bir başyapıt. Alankaya’nın sahneye taşıdığı Palto, bu hikâyeyi “anlatıcı tiyatro” tarzıyla harmanlıyor, bazen komik, bazen hüzünlü bir yolculuğa çıkıyoruz[1].

İşin püf noktası şu: Palto, sadece XIX. yüzyıl Rusyası’nda değil, bugün her yerde geçebilecek bir hikâye. Bazen iş yerinde, bazen okulda, bazen de metroda karşılaştığın, yok sayılan insanlar var ya, işte onların tümünü, Akaki’nin palto hırsızlığında bulabilirsin. Alankaya, bu evrenselliği yakalayabiliyor. Sahnedeki performansı, yalnızca bir dönem tiyatrosu değil, aynı zamanda bugün de bize ışık tutan bir ayna gibi.

Bilet: Nereden, Nasıl, Ne Zaman?

“Tamam, oyunu anladım da, biletimi nereden alacağım, ay ne yapacağım şimdi?” diyen bir okuyucu olduğunu tahmin ediyorum. Hadi, gel, bilet alma telaşını birlikte çözelim.

1. Oyunun Planı: Nerede, Hangisi?

Şükrü Veysel Alankaya’nın Palto’sunun geçmişte İstanbul’da çeşitli sahnelerde oynadığını bilmek lazım, ancak güncel gösterim programı için direkt kaynağa, tiyatrolar.com.tr gibi güvenilir sitelere göz atmalısın[1]. Özellikle İstanbul’da alternatif sahnelerde düzenli olarak tekrar sahnelenen yapımlar için bu tarz sitelerde aktif gösterim takvimi bulabilirsin. Hemen arama çubuğuna “Palto Şükrü Veysel Alankaya” yazdığında, hangi sahnede, hangi tarihte, hangi biletlerin satışta olduğunu görebilirsin. Oyunun, 2015 yapımı olmasına rağmen “Sahnede” ibaresini taşıyor[1]. Yani, halen gösterimde olabilir, ama bu tür oyunlar bazen sezonluk oluyor, bazen de zaman zaman kısa süreli tekrar sahnelerde yer alabiliyor. Eğer güncel bir oyun arıyorsan, özellikle de “gösterim takvimine” bakmalısın.

Örnek olsun, diyelim ki İstanbul’da oturuyorsun. Bir internet kafede; evin yorgunluğunu atmak için telefonunu açtın, bilet alacaksın. İlk dişliyi adres çubuğuna tiyatrolar.com.tr yazmakla çeviriyorsun. Oradan Palto’yu arıyorsun. Gösterimdeyse, bilet satın al seçeneği geliyor. Hemen tarih ve mekânı kontrol etmelisin. Çünkü, alternatif sahnelerde gösterimler çok kısa süreli olabiliyor. “Aaa, iki gün sonra salı akşamı Beyoğlu’nda bir saatlik bir gösteri var,” dediğinde, hızlı bir gün ayarlamalısın.

Uyarı: Palto, büyük tiyatrolarda değil, daha çok küçük, alternatif sahnelerde oynanan, deneysel bir proje. Bu nedenle, bilet sayısı sınırlı, zaman zaman “tükendi” yazısıyla karşılaşabilirsin. Bu yüzden, oyunun gösterimde olduğunu gördüğünde, hemen bilet almalısın, “yarın alırım” dersen, er geç pişmanlık günlüğüne bir satır daha ekleyeceksin.

2. Koltuk Seçimin: İyi Nokta, “Şahane” Nokta

Alternatif sahnelerde koltuk seçimin, büyük salonlara göre daha kısıtlı. Genellikle bu tarz küçük tiyatrolar, sıralar halinde ya da yuvarlak sahne (arena tarzı) düzeninde oluyor. Her yer, “ön sıra” hissi verebilir. Ancak, daha az kişilik salonlarda, iyi bir koltuk için önceden yerini ayırtmak iyi fikir. Çok meraklıysan, “VIP” ya da “en önde” arama derdi yok; her yerin önü, günlük hayattan kopup oyuna “dalman” için ideal.

3. Saat ve Sahne Kuralları: Vaktini Şaşırma

Alternatif tiyatrolar, klasik devlet tiyatroları gibi çok saatli olmayabilir. Haftada bir ya da iki gün, bazen sadece cumartesi akşamı, hatta belki sadece özel gösterimlerde olabilir. Bileti alırken, başlangıç saatini mutlaka bir daha kontrol et. Özellikle kış aylarında trafik veya toplu taşıma yoğunluğu sorunu yaşayabiliyorsun.


Bu blog yazısı ile ilgili telif hakkı, içerik kaldırma, güncelleme veya düzeltme taleplerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. info@firsat.me.

Sorumluluk Reddi: Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Kaynakçada yer alan bağlantılar kendi içeriklerinden sorumludur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca telif hakları eser sahiplerine aittir.