Pırtlatan Bal Çocuk Oyunu: Bilet ve İlgili Konular Üzerine Eksiksiz Bir Kılavuz

03 Eki 2025  •  595
Ücretsiz Kampanya Yayınla!

Giriş: Sahnede Tatlı Bir Kargaşa

Merhaba, hayatın içinden bir bültenle bülbül gibi ötüşen Mertkan’ım. Seni, elinde çayın ya da kahven yoksa bile yazının tadıyla şenlendirecek bir serüvene davet ediyorum. Çocuk oyunları deyip geçme, izlediğin bazı sahneler yıllar sonra belleğinde bal gibi tatlı bir anı olarak kalabiliyor. İşte “Pırtlatan Bal” da tam böyle bir eser. Aziz Nesin’in kaleminden çıkan, müzikli-danslı bir çocuk oyunu. Dürüst olayım, belki adını ilk kez duyuyorsun ama hikâyesi o kadar tanıdık ki, insan ister istemez “biz bu hikâyeyi nereden tanıyoruz?” diyor[1]. Şimdi, seninle beraber bu oyunu, bilet teminini, içeriğini, nerelerde izlenebileceğini ve çocuk oyunlarında dikkat etmen gerekenleri konuşacağız. Pratik bir tiyatro seyahati olacak bu. Hazırsan sahnemize buyur[1][2].

Pırtlatan Bal Oyununun Konusu Nedir?

Aziz Nesin, Türk tiyatro edebiyatının en kıvrak zekâlı yazarlarından biri. Mizahi dili, toplumsal eleştirileri ve hepsinden önemlisi, çocuklara “güle güle düşündürme” becerisiyle tanınır. Pırtlatan Bal’da da bu özellikler apaçık ortada. Önce konuyu bir solukta özetleyeyim:

Yoksul bir ülkede, hasta torunu için bal arayan bir Nine, çaldığı tüm kapılar yüzüne kapanan biri. Yetkililerden umudunu kestiğinde, Bal Kapanı’na gidip balcılardan yardım istiyor ama onlar da ilgi göstermiyor. O sırada, ülkenin en zengini olan Paracı’nın uşağı Şakşak, efendisi için bal satın alıp eve doğru yola çıkıyor. Nine Şakşak’ın elindeki balı görünce, torununun iyileşmesi için birazcık bal istiyor ama Şakşak onu alaya alıyor. Bunun üzerine Nine gönlünden bir beddua geçiriyor: her kim bu baldan yerse, “pırt pırt” diye pırtlasın. Bakalım kimler bu baldan tattı da başına neler geldi? Oyunun finalinde, saygısızlığın sonuçları bazen güldürücü, bazen de ders verici bir şekilde izleyiciyle buluşuyor[1][2].

Oyun, küçük bir yerleşim biriminde yaşanan bu toplumsal öyküyü, çocukların anlayabileceği bir dille sunuyor. Güldürürken düşündüren, yalın ama etkili bir anlatımı var. Mizah unsurları, şarkılar ve danslar da cabası. Şunu biliyorum, bazılarınız için bu tür hikâyeler “keşke biraz daha güncel olsa” hissi uyandırabilir ama burada işin sırrı, evrenselliğinde. Dünyanın her yerinde, zengin-fakir, zalim-mazlum, yardımlaşma ve yüz çevirme temaları hep aynı sıcaklıkta işleniyor. Pırtlatan Bal, bizim de hikâyemiz aslında[1].

Oyun İçin Bilet Temini: Nasıl Alınır, Nerede Bulunur?

Pırtlatan Bal gibi çocuk oyunlarının biletlerini bulmak bazen kendi maceranı yaşamak gibi. Ne yazık ki, tiyatro dünyasındaki en büyük sıkıntı, çocuk oyunlarının şehir tiyatroları, belediye sahneleri ve küçük özel sahneler dışında sınırlı sayıda mekânda temsil edilmesi. Ayrıca, bu oyunların biletleri genellikle sadece gişeden ya da sahnenin web sitesi üzerinden satılıyor. Konser veya futbol bileti gibi üçüncü parti bilet platformlarında (biletix, mobilet gibi) nadiren karşına çıkabilir.

Şunu biliyorum ki, birçok aile “tiyatro bileti nereden alınır” diye soruyor ama çocuk oyunları için genellikle resmi ildeki şehir ve belediye tiyatrosu gişeleri en güvenli rota. Mesela Eskişehir Şehir Tiyatroları’nda veya Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda Pırtlatan Bal oynuyor olabilir[1][2]. Çoğu zaman yerel gazeteler, kültür-sanat internet siteleri veya tiyatronun sosyal medya hesabından oyunun programına ulaşabilirsin. Bazen bu bilgiler çok önceden duyurulmaz, o yüzden tiyatronun iletişim kanallarını sık sık kontrol etmekte fayda var.

İnternetten bakarken, “tiyatro dünyası” gibi tiyatro portalları da güncel takip yapabilmeni sağlayabilir. Fakat satışı olmayan sadece bilgi veren siteler olduklarını unutma. Oyunun biletleri genelde hemen tükeniyor; özellikle hafta sonu matineleri için erken davranmakta yarar var. Alışveriş marketleri ve grup satış kampanyalarında bu tip oyun biletleri ararsan, çoğu kez bir çözüm bulamayabilirsin. Çünkü bu tiyatrolar, mevcut tüm koltuklarını zaten gişelerden ve kendi duyurularından satıyor[2].

Pırtlatan Bal’ı Nerede İzleyebilirim?

Pırtlatan Bal, Aziz Nesin’in eseri olmasına ve yıllardır izleyiciyle buluşmasına rağmen her dönem sürekli oynanan bir oyun değil. Daha ziyade, bölgesel tiyatrolarda, belediye sahnelerinde veya okulların tiyatro gruplarında zaman zaman karşına çıkabilir. Mesela, Eskişehir Şehir Tiyatroları’nda oynamış, Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda sahnelenmiş[1][2]. Genellikle, yerel festivaller, çocuk şenlikleri ve okul törenlerinde repertuvara eklenebiliyor. Benim kendi gözlemim, “çocuk oyunları” dendiğinde illa büyük bir mekânda büyük bir prodüksiyon beklemek yerine, mütevazı mahalle sahnelerini de takip etmek gerektiği. Çünkü bu tip oyunlar, esrarengiz bir şekilde yaz aylarında park sahnelerinde, kış mevsiminde ise küçük kültür merkezlerinde boy gösteriyor.

Gitmek istiyorsan, önce bulunduğun ildeki belediye kültür müdürlüğü veya şehir tiyatrosu internet sitesine bak. Sonra “çocuk oyunu”, “Aziz Nesin” veya “Pırtlatan Bal” diye arama yap. Yerinde duramayan aileler için bir önerim de var: Mahalle kütüphanesi, semt dernekleri veya okul aile birlikleri ile irtibat kurmak. Bazen bu tip oyunlar, büyük bir tanıtım yapılmadan, bölgesel etkinlikler kapsamında sahneleniyor. Anlatabildim mi? İnternetten hemen bilet çıkmıyorsa, telefonunu at, konuş, araştır. Çünkü tiyatro dünyasında “beklemek” en büyük zaman kaybıdır.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde bu oyunu görmek daha kolay olabilir ama taşrada yaşıyorsan şansını denemek için sabırlı ve azimli olman gerekiyor. Eğitim dönemlerinde, okulların “tiyatro günleri” etkinliklerinde de özel bir Pırtlatan Bal gösterisi düzenlenebiliyor. Daha önce de dediğim gibi, bu oyunu bulmanın en iyi yolu, “fırsat bu fırsat” ya da “günübirlik kampanya” sitelerinde aramak değil, tiyatronun kendi iletişim kanallarını aktif olarak takip etmek ve yerinden sormak. Çünkü çoğu zaman bütün biletler okullara, anaokullarına veya özel davetlilere dağıtılıyor ve halka açık satış çok kısıtlı oluyor. Burada, içerik filtrelemeden direkt bir gözlem yapıyorum: Çocuk oyunları biletlerinde bazen “tükenir mi?” diye endişelenme, bazen de “vardır da ben nereden bulamadım?” diye kendini yersiz pişmanlığa sokma. Çözüm: İlk fırsatta sahneyle temas kurmak.

Pırtlatan Bal Oyununun Kadrosu ve Yapım Ekibi

Oyunun yazarı, Aziz Nesin. Yönetmenliği farklı yıllarda Devrim Özder Akın, Murat İpek gibi isimler üstlenmiş. Koreografisi, Cihan Yöntem veya Pınar Ataer tarafından hazırlanmış. Işık tasarımı, Ersen Tunççekiç gibi bir usta elinden çıkmış. Kostümler, Nalan Türkoğlu ve Gönül Sipahioğlu gibi deneyimli isimler. Müzik, Devrim Özder Akın ve Oktay Köseoğlu tarafından esere canlılık katmış[1][2].

Bir de bu oyunda arılar var ki, akıllara zarar! Çocukların en çok güldüğü ve eğlendiği karakterler genelde arılar, kaynayan tenceredeki bal, kaşıklarla gelen olaylar. Oyunculardan birkaçını sayalım mı? Mete Ayhan, Özlem Baykara, Bilge Büyükerşen, Korel Cezayirli, Murat Danacı, Deniz Erdem, Zafer Ergül, Mert Bulut Kırlak, Elçin Tezcan, Elif Melda Yılmaz gibi isimler sahneye çıkmış[1]. Ama şunu bil ki, her şehirde oyun farklı kadroyla sahneleniyor, bu yüzden sen izlediğinde farklı suratlar görürsen şaşırma. Tiyatro, her yolunun başı ayrı yere çıkaran bir labirent gibidir çünkü.

Oyunun Sahnelenme Süreci ve Eğitsel Yönü

Pırtlatan Bal, sadece izleyici için değil, tiyatrocu adayı çocuklar için de ciddi bir deneyim. Örneğin, 2009-2011 yıllarında, İstanbul ve diğer illerde çok sayıda okulda bu oyunun sahnelendiğini görebilirsin. O forumlarda “6. sınıflar bu oyunu nereden bulacak, karakterler kim?” gibi konuşmalar dönmüş, hatta tiyatro metnini bulan öğrenciler için tezahürat yapılırken, bulamayanlar için de “haydi biz kendi metnimizi yazalım” diyenler olmuş[2]. Burada önemli bir detay var: Tiyatro dünyasında, bazı oyunların metinleri profesyonel yayıncılardan temin edilebiliyor, bazılarıysa ancak yönetmen ve oyunculardan elde edilebilir. Yani, “okulda oynayacağız, senaryoyu nereden buluruz” diyenler için bir umut, yine sahneyi tekrar sormak. Yazıyı okuduktan sonra, sen de “madem okullarda bile oynanıyor, bizim okul da yapabilir” diyorsan, sanat ve drama öğretmenine hemen bir mail at. Kim bilir, belki senin sayende bir Pırtlatan Bal manzarası sizde sahnelenir.

Oyunun müzikal yönü de oldukça güçlü. O kadar ki, bazı izleyiciler “Oyunu izlerken müziklere bayıldık, bu müzikleri nereden bulabiliriz?” diye sormuş[2]. Eğlenceli, ritmik, oyuna uygun müzikler, çocukları adeta sahnedeki arılar gibi “vız vız” hareket ettirebiliyor. Hem müzik, hem dans, hem de renkli kostümler, oyunu bir çocuk için unutulmaz bir serüvene çeviriyor. Buradan bir not düşmek gerek: Çocuklarla tiyatroya gittiğinde, bazen müzikal tiyatrolar, diyalog ağırlıklı oyunlardan daha ilgi çekici gelebiliyor. Bu da aileler için pratik bir tüyo olsun.

Oyunun eğitsel yönü, toplumsal dayanışma, adalet ve yardımlaşma kavramlarını çocuklara komik ve kalıcı bir şekilde anlatıyor. Oyun sonunda, Nine’nin yaşadıkları, onu küçümseyenlerin düştüğü gülünç durum, minik izleyicilerde bir farkındalık yaratıyor. Kim bilir, belki de izleyen yarının yardımsever insanları olacak. Aziz Nesin, emekçi olmayı, zengin-fakir ayırmadan insanlık yapmayı, güldürürken düşündürmeyi oyunun her satırına işlemiş.

Oyunu İzlerken Dikkat Etmen Gerekenler

Çocuklarla Tiyatroya Gitmek

Tiyatroda Pratik Bilgiler

Alternatif Çocuk Oyunları ve Tiyatro Kültürü

Eğer Pırtlatan Bal’ın biletini bulamazsan ya da gösteri senin bölgende yoksa, endişelenme. Türkiye’de çok sayıda kaliteli çocuk oyunu var. Aziz Nesin’in “Şimdiki Çocuklar Harika”, “Yaşasın Okulumuz” gibi eserleri de sahneleniyor. Ayrıca, Samed Behrengi’nin “Küçük Kara Balık”, “Bir Şeftali Bin Şeftali”, “Püsküllü Deve” gibi oyunlarını da çocuklar çok seviyor[1].

Tiyatro kültürü, çocuklar için sadece bir eğlence değil, aynı zamanda empati, farklı bakış açısı ve hayal gücünün gelişmesine yardımcı oluyor. Şehirde yaşayanlar için alternatifler çoğalsa da, taşrada ya da küçük ilçelerde yaşayanlar için bu imkanlar biraz daha kısıtlı. Burada, internetten tiyatro oyunlarını izletme yöntemlerini araştırabilir, özellikle pandemi sonrası yaygınlaşan online çocuk gösterilerini takip edebilirsin.

Kısacası, tiyatroya gitmek isteyen her çocuğun önünde mutlaka bir sahne vardır. Yeter ki araştırmaktan vazgeçme, “yapabilir miyim?” diye kendini sorgulama ve çocuğunla beraber bu maceraya atıl. Belki de ilk oyunu, yarının sanatçısını ya da tiyatro severini doğuracak. Dene bakalım, bakarsın Pırtlatan Bal’ın tadı tiyatro koltuklarında kaldı, “tiyatro bana göre” dedirtip başka yerlere sevk edebilir.

Sonuç: Pırtlatan Bal’dan Sonra

Deneyimci bir gözle bakarsak, çocuk tiyatroları şehir hayatının trafiğinde bir soluklanma, kültürel bir mola noktasıdır. Pırtlatan Bal gibi oyunlar, çocuklarla beraber giden yetişkinler için de bir panzehir. Şehir tiyatrolarının kokusunu, küçük mekânların samimiyetini, izleyicilerin coşkusunu başka hiçbir yerde bulamazsın. Bilet arayışında çoğu zaman kısa devre yapsak da, sahne bulduğumuzda hepsi birer renkli anıya dönüşüyor. Sen de bu oyunu izlemek istiyorsan, ilk adımı hemen at, tiyatronun gişesine bir telefon aç, sosyal medyadan yaz, belediyenin kültür müdürlüğüyle irtibat kur. Hiçbiri sonuç vermezse de, aklını dağıtma, başka bir temaşa seni bekliyor olabilir.

Mertkan’ın sohbet tadında makalenin sonuna geldik. Dediğim gibi, kendimi filtreli içerik değil, deneyim süzgeci olarak görüyorum. Pratik bilgiyi de, keyifli anıyı da, bazen buruk düşünceyi de ortaya koyuyorum. Çünkü bu yaşantı karşısında hepimiz bir Nine kadar yaşlı, bir çocuk kadar safız. Ne kadar gülersek, o kadar öğreniyor ve yaşıyormuşuz gibi geliyor bana.

Kaynakça


Bu blog yazısı ile ilgili telif hakkı, içerik kaldırma, güncelleme veya düzeltme taleplerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. info@firsat.me.

Sorumluluk Reddi: Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Kaynakçada yer alan bağlantılar kendi içeriklerinden sorumludur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca telif hakları eser sahiplerine aittir.