Lena Leyla ve Diğerleri: Kimlik, Göç ve Kadın Olmanın Labirentinde Zamanın Nabzı

30 Eyl 2025  •  638
Ücretsiz Kampanya Yayınla!

Oyun Süresi: Hayır Demenin Zamanı ne kadar sürer?

Bu makalenin başındaki sorumuzun cevabını hemen verelim, malum “Zaman akıp gider, tiyatrodan çıkınca kebapçı kapanmış olur.” Lena, Leyla ve Diğerleri oyununun süresi tek perde halinde 1 saat 5 dakika veya bazı sahnelerde 90 dakika civarında seyrediyor; İstanbul’daki Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda gördüğümüz tek kişilik ve tek perde oynanış, Sivas Devlet Tiyatrosu’ndaki gibi 65 dakikalık versiyonla karşımıza çıkıyor[2][3]. Haydi bakalım, şefe siparişinizi verin ama fazla pide söylemeyin, oyun bitene kadar soğur.

Lena ve Leyla: Matruşkaların İçindeki Kadınlar

Lena'nın hikayesi matruşka bebekler gibi. Dışardan bir bakınca; iki ismi var: Lena ve Leyla. Ama perde açılınca görüyoruz ki, iç içe geçmiş kaç kadın, kaç ruh, kaç dünya var, insan hayret ediyor! Mesela Lena, Ukrayna’dan Türkiye’ye göç etmiş; bir zamanlar Kiev’de sosyoloji okumuş, şimdi Güneşören’de temizlikçilik yapıyor[1][2]. Temizlik mi dedin, temizlik! Ama içindeki fırtınadan haberin yok; başörtüsünü takıyor, eteğini uzatıyor, içindeki Lena bir kenara, dışarıdaki Leyla baskın çıkıyor. Bir nevi “hangi karakterimle insanları yıkarım, hangisiyle yerleri silebilirim?” ikilemi.

Bir Kadının İsyanı: Geçmişten Bugüne Hayır Diyebilmek

Lena'nın hikayesinin altındaki temel konu, hayır diyebilmekle boyun eğmek arasındaki uçurum[2][4]. Kimlik, kadınlık ve göç; hepsi bir arada. Modern bir dünyadan gelen Lena, mahalle baskısının ortasına düşüyor. Bir zamanlar kendi olmak, şimdi ise başkalarının istediği kişi olmak. Herkesin bir Leyla’sı var; kimimiz başörtüsünü takarak, kimimiz eteği uzatarak görünmezleşiyoruz.

Vallahi bazen düşünüyorum, insan kendi içindeki Leyla’yla kavga edip Lena’yı kurtarabilir mi? “Bir ben vardı içimde matruşka bebekler gibi,” diyor. Her kadın içinde birden fazla karakter taşır, sabah işe gider Lena, akşam eve döner Leyla.

Gelin Biraz Detaya Girelim: Kim Bu Lena, Nedir Bu Leyla?

Göç, Kimlik ve ‘Matruşka Kadınlar’: Oyunun Derin Temaları

Hiç göç ettiniz mi, ya da göç eden birini sevdiniz mi? Lena’nın hikayesi muhteşem bir göç öyküsüdür. Ukrayna’dan Türkiye’nin varoşlarına uzanan hayatı, hem coğrafi hem de ruhsal bir yolculuk.

Psikolojik Şiddet: Fizikselin Birkaç Adım Ötesi

Kadına şiddet deyince akla hemen fiziksel şiddet geliyor. Oysa, Lena’nın hikayesi bize psikolojik şiddetin ne kadar sinsi ve yaygın olduğunu gösteriyor[1]. Evde eş, baba; işte patron, sokakta mahalleli. Lena'nın deyimiyle, hayat “Mustafalarla dolu.” Hayır diyememek korkusunu, sonunda kibrit kutusundan fırlamışcasına bağırarak yırtıyor: “Hayır!”

Şiddetin mahiyeti, bir kadının “ben kimim?” diye bağırdığı anlarda yüzünü gösterir. Lena, ruhu ile bedeninin çatışmasında psikolojik şiddetin en yoğun darbelerini alıyor. Bazen bir bakış, bazen patronun “içeride de dışarıda da Leyla ol!” baskısı. Dışarıda Leyla, içeride Lena olmak isteyenlerin isyanı işte tam burada yeşeriyor.

Kendimle Barıştım: Umut ve Yeniden Doğuş

Oyun, “Kendimle Barıştım” şarkısıyla son buluyor. Filiz Demiralp’in muhteşem yorumu, başından beri çığlıklarla dolu Lena’nın hikayesini umut dolu bir finale taşıyor[1]. “Kolay olmadı, en çok kendimle savaştım. Direndim, boş verdim, sonra yatıştım. Sonunda kendimle barıştım.” Şu dize insanın tüylerini diken diken eden bir kapanış!

Sahne Dinamikleri: Bir Oyuncu, Bin Ruh

Oyun tek kişilik bir performans. Başrolde çoğu zaman Filiz Demiralp var. Seyirciyi sıkmadan, iniş çıkışlarla, şarkılı ve müzikli bölümlerle sahnede bir lunapark treni gibi savruluyor. Lena'nın içsel çatışmaları, Leyla'nın sinir atakları; hepsi sahnede bir tiyatrodan ziyade sanki bir hayata tanıklık ediyormuş havası veriyor.

Kadınların Hikayesi: Kimiz Biz?

Oyunun en büyük etkisi, her kadının bir Lena, bir Leyla olabileceğini gösteriyor. Oyun sonrası söyleşilerde insanlar kendi hayatlarından benzer şeyleri anlatıyorlarmış[4]. İzleyiciyle kurulan bu bağ, tiyatronun gerçek büyüsü! Kadınlar, göç, kimlik, mahalle baskısı ve “hayır” diyememe korkularını Lena’da buluyor.

Yerel Lezzetler ve Sahne Sonrası Eğlence: Tiyatrodan Çıkınca Ne Yapmalı?

Şimdi gelelim oyundan çıkınca nereye gitmeli, ne yemeli, kimle dans etmeli kısmına. Benim gibi tiyatrodan çıkıp bir şeyler atıştırmadan geceyi bitiremeyenler için Lena Leyla ve Diğerleri ayrıca başlı başına bir motivasyon. İstanbul’da Bakırköy civarında bir çorbacı mı, yoksa Sivas’ta bir kebapçı mı? Vallahi Lena olsam çoban salata isterim, Leyla olsam ayran.

Oyun Sonrası Sohbetler: İzleyicinin Yorumları

Söyleşilerde kadınlar kendi hikayelerini anlatıyor[4]. Aslında herkesin bir Lena’sı, bir Leyla’sı var. Oyundan sonra “ben Lena’yım!” diyenler olduğu gibi, “Ben hâlâ Leyla’yım!” diyenler de var. Umut, içsel savaş ve barış kavramı, oyunun bitimiyle birlikte hayatın gerçeklerine ekleniyor.

Son Tahlilde: Kimlik Arayışının Bitmeyen Yolu

Lena Leyla ve Diğerleri, göç, kimlik, kadın, psikolojik şiddet ve kendini bulmak gibi ağır temaları eğlenceli ve samimi bir biçimde işliyor. Zaten tiyatro salonundan çıkınca insan, “Ben de kendimle barıştım mı?” diye sorarsa ne ala. Tiyatro sadece seyretmek değil, kendini sorgulamaksa, Lena Leyla ve Diğerleri tam size göre! Tabii sırf düşünmek için değil, kendinizi patlamış mısırla ödüllendirmek için de birebir.

Kimler İzlemeli?

Tüm bu grupların dışında, hayatında “Ben kimim, Lena mıyım Leyla mı?” diye bir kere olsun soran herkes mutlaka izlemeli!

Kaynakça

  1. Mimesis Dergi, "Bir Göç ve Kadın Hikayesi Lena Leyla ve Diğerleri”
    [1]
  2. Biletinial, "LENA, LEYLA VE DİĞERLERİ Tiyatro Oyunu",
    [2]
  3. Tiyatrolar.com.tr, "Lena, Leyla ve Ötekiler",
    [3]
  4. Yeni Hayat, "Lena ve Leyla'da kendimizi görmek",
    [4]

Bu blog yazısı ile ilgili telif hakkı, içerik kaldırma, güncelleme veya düzeltme taleplerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. info@firsat.me.

Sorumluluk Reddi: Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Kaynakçada yer alan bağlantılar kendi içeriklerinden sorumludur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca telif hakları eser sahiplerine aittir.