İstifra: Çıkrıkçılar Yokuşu Tiyatro Bileti ve Tuzlu İstanbul Yokuşlarında Bir Ruh Çözülmesi

05 Eki 2025  •  641
Ücretsiz Kampanya Yayınla!

Giriş: Şehrin Yokuşu ve İçsel Yokuşlar

Bazı oyunlar vardır; perdeden içeri adımınızı attığınız anda omuzlarınıza ağırlığını, kafanıza uğultusunu yükler. İstifra: Çıkrıkçılar Yokuşu işte tam olarak böyle bir oyun. İstanbul’un kadim yokuşlarında aylaklık etmekten hoşlanan biriyseniz, oyunun adını ilk duyduğunuz anda içinizden o yokuşu en az üç kere gözünüzü kırpmadan çıkmış kadar terleyebilirsiniz. “Bu kadar terletiyorsa demek ki izleyiciyi soğutmayan bir tarafı var,” diyorsanız, tam üstüne bastınız!

Oyunun Arka Havuzu: Konu ve Kısa Özet

Oyun, Turgay Korkmaz’ın yazdığı, Serkan Üstüner’in yönettiği ve Murat Eken’in tek kişilik dev performansı ile hayat bulan boa sahne yapımı bir tiyatro gösterisi [1][2][3] .
35-40 dakikalık tek perdelik bir komedi ama bu komedinin altı, bildiğin hayatın çakıllarıyla dolu [2] .

Başrolümüz, döviz bürosunda çalışan, sabah çıkıp akşam inen bir adam. Ana mekanıysa Kadıköy’deki meşhur Çıkrıkçılar Yokuşu. Her “acil!” durumda büyük bir hızla yokuşu inip çıkar, her dönüşünde cebini ama en çok da ruhunu biraz daha boşaltır. Çünkü patronun gözü hep saatinde, “Biraz daha hızlı” derken, adamımız hem evlilik hazırlığı, hem nişanlısı, annesi, kayınvalidesi, hem de hayallerinin sırat köprüsünde sıkışmıştır. Evlilik masraflarından, mobilya seçiminden, tek taşın yükünden, bitmeyen taksitlerden “hiçbir şey belli değil”ler korosuna katılır. Hiçbir istek tam karşılanmaz, hiçbir duygu tam anlatılamaz. Durmadan koşar, bir o kadar yerinde sayar [1][3] .

Bir Yokuş Olarak Hayat: Temalar ve Oyunun Anlattıkları

Oyununu izlerken yaşadığınız “ya hep başa dönen döviz bürosu çalışanı” hissi aslında birçoklarımızın Polaroid fotoğraflarından fırlamış gibi. Ekonomik kriz oyunun ana damarında duruyor; ama sizi sıkmadan, kanırtmadan, seyircinin gözünde karikatürleşmeden yansıtılıyor. Yani işler döviz kurlarına kilitlenmişken, patronun “Bir daha getir!” nidaları kulağınızda çınlarken siz de “Nereye gidiyoruz?” sorusuna bambaşka cevaplar düşünürken buluyorsunuz kendinizi [2] .

Oyunun temel çatısı şu üçlüye yaslanıyor:

Kadıköy Boa Sahne’de Seyirciyle Buluşmak

Oyunun sahnelendiği Kadıköy Boa Sahne, Kadıköy’deki tiyatro atmosferini sevenlerin sıkça yolunu düşürdüğü, yeni nesil bağımsız tiyatrolardan.
Salona girdiğinizde karşınızda dev bir ekip yok; bir insan, sımsıkı bir metin, tempolu bir anlatım var. Kahramanımız Murat Eken sahnede bazen arı gibi uçuyor, bazen yorgun bir karınca gibi dizlerini çekiyor [1][2][3] .

Bu abartıdan uzak, minimalist yapının size sağladığı iki şey var:

Oyunun Sahneleme Özellikleri ve Eşsiz Yanları

Sahnelemede öyle büyük teknolojik şov yok, ama hızla akan bir bilinç akışı ve gerçek bir fiziki performans var. Murat Eken burada döktürüyor; hem temposunu düşürmeden anlatıyor hem seyirciyle ince bir bağ kuruyor [2] .

Özellikle şu noktalar öne çıkıyor:

Bilet Nereden, Nasıl Alınır? Seyirciye Küçük Rehber

Oyunun biletlerini Kadıköy Boa Sahne’nin kendi takvimi ve bilet satış sistemlerinden edinebilirsiniz.
Güncel seans ve bilet bilgileri için Boa Sahne’nin “Gelecek Gösterimler” takvimine bakmanız şart [1][3][4] .

Pro tip: Gösterinin biletlerini erken almak, sadece yer kapmak değil; ayrıca sahneye daha yakın bir izleyici deneyimi yaşamanız için harika bir fırsat! Kimi zaman indirimli biletler veya toplu alımlar için kampanyalara da denk gelebilirsiniz.

İstifra: Çıkrıkçılar Yokuşu’nu İzlemenin Yanına Ne Gider?

Bir tiyatro sever olarak tek bir geceye tek bir oyun sığdırmak bana genelde doyurucu gelmiyor. İstanbul’da Kadıköy Boa Sahne’ye yolunuzu düşürmüşken:

Oyuncu Kadrosu, Ekip ve Perde Arkası Notlar

Oyun tamamen Murat Eken performansına emanet [1][3][2] . Metin Turgay Korkmaz’dan, yönetmenlik ise Serkan Üstüner’in elinden çıkma. Oyunda başka kimse yok ama sanki her karakteri bir başkası canlandırıyormuş kadar canlı geçişler var.

Murat Eken, enerjisi ve “tek kişilik dev kadro” başarısıyla izleyiciyi sıkmadan, hem hüzünlü hem eğlenceli, hem eleştirel hem empatik bir ton yakalamış.

Eleştiriler, Alkışlar, Nerede Duruyor?

Seyirciler çoğunlukla:

Oyun, tiyatrolar.com.tr üzerinde 100 kullanıcı alkışı ile 10 üzerinden 7,1 puan almış [3] . Bu oldukça sağlam bir ortalama. Özellikle “ellerimiz, dizlerimizde, başımız önde, sürekli sayıklıyoruz…” diye başlayan özet cümlesi, ekonomik krizle yoğrulan herkesin özdeşleşeceği bir dert anlatısı.

Tiyatroda Ekonomik Kriz: “Duygu Sömürüsüz” Gerçeklik

Oyun, ekonomik bunalımı “ağıt” ya da “fırsatçılık” üzerinden değil, gerçek bir İstanbul hikayesiyle anlatıyor. 35-40 dakika boyunca hızla aktarılan o bilinç akışı, metnin gereksiz yere uzatmadan, tam kıvamında bitiriliyor [2] .

Klişeye kaçmadan, gözyaşını zorlamadan, “hadi herkes ağlasın” demeden, seyirciyi olduğu gibi hikayenin içinden geçiriyor. Bu da oyuncunun kendi sıkışmışlığını, seyircinin sıkışmışlığıyla buluşturmasını sağlıyor. Bir yandan güldürürken, öbür yandan dertleşiyor.

“Ben Bu Oyunu İzlemeli Miyim?” Diyenlere Dost Tavsiyesi

Kendim izledikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Eğer kalabalık kadrolu, şatafatlı dekorlu bir gösteri arıyorsanız bu oyun size göre değil. Ama İstanbul’un “düzde yürüyemeyen” ama yokuş çıktıkça da “hayata biraz daha yaklaştığını” hissedenlerinden biriyseniz, İstifra tam içine düşeceğiniz bir oyun. Oyundan çıkınca ister istemez yokuş aşağı koşmak yerine, bir bankta soluklanma isteği doğuruyor.

Bir başka dost önerisi: Oyunun ne zaman kalkıp ne zaman tekrar sahneye geleceği hep belirsiz. Dolayısıyla Boa Sahne’nin programını sık sık kontrol edin. Murat Eken’in başka oyunlarını da radarınıza alın (örneğin “Misket”). Yaz sezonlarında tatil beldelerinde (örneğin Bozcaada Tiyatro Festivali gibi) bu oyunu programda görürseniz, bu fırsatı es geçmeyin [2] !

Oyunun Devamı ve Benzer Pratikler

Son dönemde bağımsız tiyatrolar arasında “tek kişilik oyun” akımı bir hayli güçlendi. Bunun iki temel nedeni var: Hem masrafları azaltıyor, hem de metnin odağını dağıtmadan izleyiciyle samimi bir bağ kurmasını sağlıyor. Meslekten önerim: Bu tür oyunlarda daha açık fikirli olun, beklentilerinizi “az ama öz” tanımına yaslayın.

“İstifra: Çıkrıkçılar Yokuşu” sonrasında aşağıdaki oyunları da incelemek isteyebilirsiniz:

Ekstra: Tiyatro Gecesinin Yanına Küçük Kadıköy Turu

Kadıköy’e tiyatroya gelmişken, yokuşun tadını biraz daha arttırmak için:

Kapanış: Tiyatro Hayatın Kırılganlığına Dair Küçük Bir Ayna

Hayat yokuşlarıyla mücadele eden bir şehir insanının, gündelik telaşlardan sıyrılıp tiyatronun büyüsüne kapılması, bazen bir oyun bazen de 40 dakikalık bir bilinç akışı kadar kısa ve çarpıcı olabilir. İstifra: Çıkrıkçılar Yokuşu, hem mizahi diliyle hem de güncelliğini kolay kolay yitirmeyecek gerçek sorunlarıyla hafızada yer ediyor. Sabit bir klişe gibi değil, canlı bir hayat dersi gibi. O yüzden Şubat ayında, Mart’ta, ya da bir Eylül akşamında, fırsatını bulduğunuz ilk anda, Boasahne takvimine göz atıp biletinizi ayırtın. Sonra da yokuş aşağı yürüyüp, “Ah be, kim bilir daha kaç kere bu hayatı nefes nefese çıkacağız?” deyin. 

Kaynakça


Bu blog yazısı ile ilgili telif hakkı, içerik kaldırma, güncelleme veya düzeltme taleplerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. info@firsat.me.

Sorumluluk Reddi: Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Kaynakçada yer alan bağlantılar kendi içeriklerinden sorumludur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca telif hakları eser sahiplerine aittir.