Sevgili şiir ve müzik aşıkları, hem karnınızı doyurmak hem de ruhunuzu şenlendirmek isteyenlere özel bir çağrı yapıyorum: Eğer “Şair Şarkıları” konserini henüz duymadıysanız, bu yazı size hem bir farkındalık aşısı hem de iki yakanızı bir araya getirecek bir eğlence rehberi olacak. Aman, bu konseri kaçırmayın derim, sonra “keşke” demeyin; zira böyle bir deneyimi yaşamayanın İstanbul’da yaşadığına inanmıyorum desem yeri! Şimdi, bilet alma telaşından, konserin ruhuna, oradaki insanlara, şarkıların hikâyelerine, belki bir-iki gizli kalmış İstanbul lezzetiyle harmanlanan bir şölen sunacağım size.
“Şair Şarkıları” Konseri Nedir, Ne Değildir?
Önce isimden başlayalım: “Şair Şarkıları”. Yani, şairlerin dizelerinden bestelenmiş şarkıların, o dizeleri yazan şairin ruhundan geçip, sanatçının yorumuyla yeniden canlandığı bir gece. Bu konserler, her bir şiirin aslında bir şarkı olduğunu, her bir mısranın bir ezgiyle daha da güçlendiğini anlatıyor bize. 29 Ocak gibi bir tarihte, İzmir Sanat’ta Aylin Aslım’ın konuk olduğu bir “Şair Şarkıları” konseri düzenlenmişti[3]. Tabii ben bu yazıda özellikle İstanbul’da olabilecek, bu konseptte bir konser hayal ediyorum; zira İzmir’dekilere ben de yetişemeyince iç geçirip, “İstanbul’da bir benzeri olsa da gitsem” diye homurdanmaya başlamıştım birkaç yazı geriye. Hem bizim başımızın üstünde yeri var, şiirin de, şarkının da, konserin de!
Peki, bu konsere gitmek için bilet alma rehberi, konsere gidenlerin aklına takılanlar, sahnede ne yaşanır, konser öncesi ve sonrası neler yapılır sorularına hepimiz için kılavuz olacak, eğlenceli, mizahi bir şema sunacağım size. Sıkılmayacağınıza söz verebilirim, çünkü şiirin de, müziğin de, İstanbul’un da hakkını vereceğim!
Konser Bileti Alma Macerası
Bilet almak, başlı başına bir maceradır. Evet, internet çağındayız, her şey bir “tık” uzakta, ama bazen öyle konserler vardır ki, biletinin peşine düştüğünde bir aksiyon filmi gibi kendini bilerde buluverirsin. Şahsen, “Şair Şarkıları” gibi alternatif ve edebiyat severlerin ilgisini çeken konserlerin biletleri için daha dikkatli olmak gerek. Tabii, bu konserlerin İstanbul’daki versiyonunu hayal ettiğimize göre, bilet temini de İstanbul’un o ünlü “hepsi bir arada” organizasyon karışıklığına dönecektir.
Bilet almak için ilk yapmanız gereken şey, hangi mekânda, hangi gün, hangi saatte olduğunu netleştirmek. İstanbul’da İKSV Salon, Cemal Reşit Rey, Zorlu PSM gibi mekanlarda düzenleneceğini düşünüyorum. Konser duyurusunu kaçırmamak adına mekanların resmi web sitelerine üye olmak, sosyal medyada takip etmek akıllıca bir hamle olacaktır. Ama “Şair Şarkıları” gibiyse, biletler gerçekten uçup gidebilir; bu nedenle duyuruyu görür görmez, alarmınızı kurun, bilet alma işini en üst öncelik haline getirin!
Eğer biletleri online alamazsanız, İstanbul’un meşhur kültür sanat merkezleri (Babylon, Jolly Joker, Karga vs.) ofislerinde bilet satışı olup olmadığını sormak şart. Bilet Bullet gibi bir karakterim olduğu için, birkaç kez tam da kapıda “bilet var mı?” diye kuyrukta beklerken, bilet görevlisinin asabi bakışlarıyla karşılaştığımı itiraf edebilirim. O yüzden her zaman önce plan, sonra eylem!
Konser Esnasında: Ne Yaşanır, Kim Ruhuna Değer?
“Şair Şarkıları” gibi bir konsere giderseniz, sıradan bir rock konseri ya da pop şovu gitmiyorsunuz demektir. Sahnedeki sanatçı, sadece sesini değil, ruhunu da ortaya koyuyor; çünkü şarkıların sözleri, aslında bir şairin yüreğinden dökülmüş. İster Can Yücel, ister Nazım Hikmet, ister Edip Cansever, ister yeni nesil bir şairin dizeleri olsun; sözlerin müzikle buluştuğu yerde insanın sırtı ürperiyor, bazen gözler doluyor, bazen yüzünde bir tebessüm beliriyor.
Sahnedeki sanatçının yorumu da çok önemli. Mesela Aylin Aslım, şiirlerden bestelenmiş şarkıları, kendi enerjisi ve yorumuyla farklı bir boyuta taşıyabilir[3]. Onun gibi sanatçılar, şarkıların sadece melodisini değil, ruhunu da öne çıkarıyorlar. Kısacası, bu konserlerin havası, kültür-sanat aşığı, şiiri özleyip de “günümüzde şiir mi kaldı” diye düşünen, arada bir mırıldansanız da güftenin şairini hatırlayamayan herkese hitap ediyor. İşte tam da bu yüzden, “Şair Şarkıları” konserine gidenler, sıradan bir konser gecesi yaşamıyor, adeta bir anı biriktiriyor.
Konserin en güzel yanlarından biri de, ortamın samimiyeti. Herkes böyle bir konserde olduğunun farkında; şairin, sanatçının, seyircinin bir araya geldiği yerde, yapaylık yerine doğallık karşınıza çıkıyor. O yüzden bazen şarkılara eşlik eden, bazen sessiz sessiz dinleyen, bazen de göz seviyesinde selamlaşan bir kalabalıkla karşılaşırsınız. Bu konserler, yalnızlığın değil, birlikte üzülmenin, birlikte sevinmenin, birlikte hayal kurmanın tadına varılan gece seremonileridir.
Konser Öncesi ve Sonrası: Lezzet Durakları & Eğlence İpuçları
İstanbul’da bir konsere gidiyorsanız, konsere gitmek başlı başına bir plan değil, bir gezi olmalı! Eğer konser İstiklal Caddesi, Karaköy, Kadıköy gibi merkezi bir yerdeyse, konser öncesinde her bir köşede birbirinden lezzetli atıştırmalıklar, kahveciler, eski usul kokoreççiler, vegan aburcuburcular, çay bahçeleri sizi bekliyor. Mesela, konser öncesi bir simit molası, sonrasında bir İstanbul simidi, yanında bir bardak çay, belki üzerine çeşme suyu (!)… Ya da konser sonrası, biraz uzaksa eviniz, Kadıköy’de bir gece yürüyüşü, Çarşı sokaklarında bir biralı muhabbet, Karaköy’de bir meyhane keyfi iyi gider. Şiir ve müzik, ne de olsa en güzel mide ve ruh doyumuyla taçlanır!
Konserin yapıldığı mekâna göre, yakınlarda ne yenir, ne içilir, nerede mola verilir, biraz araştırma yapın. Örneğin, konser sonrası karnınız açsa ve vakit dardaysa, İstiklal Caddesi arka sokaklarında bir pideci, Karaköy’de ayakkabı boyacılarının yanındaki balık pilaki ve birayla devam edebilirsiniz. Kadıköy’deki konserlerde de hem bir ara sokakta bir kapuska yiyip hem müzisyenlerle sohbet edebilir, hatta belki şiirlerden konuşabilirsiniz. İstanbul işte böyle bir şehir; her köşesi ayrı bir tecrübe, her anı ayrı bir hikâye…
Konsere Gideceklere Özel Tavsiyeler
- Erken gitmek avantaj sağlar: Hem mekanın havasını solumak, hem iyi bir yer kapmak için konsere en az bir saat öncesinden gitmek iyi olur. Bazen konser öncesi mini sohbetler, grup aktiviteleri, hatta şiir okumaları bile olabiliyor.
- Yanınızda bir şiir kitabı olsun: Belki konserde okunan bir şiiri daha yakından görmek istersiniz, ya da içine daldığınızda kendi şiirinizi de yazarsınız. Düşünsenize, şair olarak ilk kez bir şiir dinlerken, o şiirden bir şarkı doğduğunu görünce ne kadar ilham verici olur!
- Gıpta edecek dostlar edinin: Böyle bir konsere tek başına gitme ihtimaliniz varsa, en azından giderken yanınızda şiir okuyacak, müziği tartışacak, belki yemek molasında size manzaranızı da bereketlendirecek bir arkadaş bulun. Yoksa, giderken yalnızlık tanrısına sığınıp, dönerken şiir dolu bir kalabalıkla buluşursunuz.
- Konser anılarınızı not alın: Konser sonrası küçük bir not defteri, telefonunuzun notlar kısmı, hatta eski usul bir defter sizi bekliyor. Dinlediğiniz şarkılardan, hissettiklerinizden, belki bir dizeden yola çıkıp kendinize bir hikâye biriktirin. Böylece, yıllar sonra geri dönüp baktığınızda “burası bendeki yeriydi” diyebilirsiniz.
- Kitapçı mola: Konserin yakınında bir kitapçı (Sahaflar, Minoa, Pandora, Homer gibi) bulunuyorsa, konser öncesi veya sonrası uğramak size şiir dolu bir dünya katacaktır. Kim bilir, belki konserde dinlediğiniz şairin bir kitabını da kapıp gidersiniz.
İstanbul’da Bir Konser Gecesinin Hikâyesi
Şimdi biraz daha yakından bakalım: Şiirin, şarkının, İstanbul’un ve sizin hikâyeniz nasıl bir araya gelir? İstanbul’da bir konser gecesi, sadece sahnedeki sanatçıyı değil, tüm seyircinin ruhunu da değiştirir. Konserin girişinde, sırada beklerken, yanınızdakilerin gözlerine bakarsınız; hepimiz böyle bir gecede, aynı duyguyu paylaşacağız mesela. İçeri girerken, mekanın kokusu, ışıkları, müziğin ilk notaları, sizi bir dünyaya çeker, ruhunuza dokunur.
Şiirden bestelenmiş şarkılar, bazen adınızı anımsatır, bazen bir geçmişinizden geçer, bazen de “çok iyi geliyor” der, kendinizden geçersiniz. Bu konserlerde, şarkıların yanında, şairin hikâyesi de konuşulur; bazen sanatçı, şairin bir portresini çizer, bazen şairin yaşadığı dönemi anlatır. Böylece, şarkıyı dinlerken, dinlediğiniz dizeyi kimin, hangi koşullarda, hangi yıl yazdığını da bilmiş olursunuz. Edebiyatla müziğin dans ettiği bu gece, size unutamayacağınız bir hatıra bırakır.
Konserin yarısında, hepimiz birbirimize dokunuruz: Kimi şiir şarkısına gözünü kapatır hayallere dalar, kimisi küçük bir not alır, kimisi de gözlerinden birkaç damla kaçırır. Kısacası, herkesin bir payı vardır bu gecede; birisi olmayan yoktur. Bu yüzden, böyle bir konsere tek başınıza gidin, yanınızda biriyle gidin, her türlü bir şeyler yaşayacaksınız. Çünkü şiir ve müzik, en güzel, en samimi, en yakın hisleri uyandırır bize…
Şiir, Müzik ve İstanbul Üçlüsü
Peki, böyle bir konser neden İstanbul’da özeldir? Şu kadarını söyleyeyim: İstanbul, adı duyulamayan nice şiirin, şarkının, duygunun başkenti. Boğaz’ın serin rüzgârı, gecenin ışıkla yıkanan silueti, sokaklarında dolaşan hayaller, her bir köşesinden fışkıran sanat… İşte böyle bir şehirde, şiirden bestelenmiş şarkılar, daha bir anlam kazanıyor. Kendinizi konseri bitirip, İstanbul’un denizine, gökyüzüne bakarken, şiirlerin gölgesinde yürürken, müziğin notaları da içinizde yankılanır durur.
Bir konser biletinden çok daha fazlası var yani; bir şehri, bir şiiri, bir müziği, belki de kendinizi yeniden keşfettiğiniz bir an! Böyle bir gecede, sevdiğiniz birine sarılırken, yanındaki yabancıyla göz göze gelirken, sadece duyduğunuz şarkı değil, kendi ruhunuzun notalarını da duyacaksınız.
Son Söz ve Teklif: Uçup Gitmeden Biletinizi Alın!
Sevgili şiir ve müzik aşıkları, “Şair Şarkıları” gibi bir konser, bu kadar anlatımla yetinilmeyecek kadar yoğun ve değerli bir deneyim. Eğer İstanbul’da bir gün, İKSV Salon, GarajİSTANBUL, Babylon, Jolly Joker, Zorlu PSM gibi bir mekanda böyle bir konser duyurusu yakalarsanız, sakın kendinizi ikinci plana atmayın! Konuşmalar, yorumlar, bekleyişler, ara sokak lezzetleri, deniz rüzgârı, şehir ışıkları… Her bir detay, bu geceyi unutulmaz kılacak. Hem sonra, bir gün, elinde bilet, kapıda beklerken, “ben bunu neden kaçırdım ki” demeyeceksiniz, “harika bir geceydi” diyeceksiniz!
Umarım bu yazı, size sadece bir konser biletini değil, İstanbul’da bir şiir şölenini, bir müzik macerasını, bir yaşanmışlığı hatırlatır. Şiir, müzik ve şehrin buluştuğu yerde, hepimiz biraz daha insan oluyoruz, biraz daha kendimiz!
Konser Bileti Almadan Önce Dikkat Edilecekler
- Konser tarihini ve saati kaçırmayın! İşte bu yüzden telefonunuzun takvimine kaydedin.
- Biletinizi şöyle bir köşeye atmayın, konser günü için ayırın; bilet unutulmasın!
- Konser günü hava durumuna bakın, yanınızda bir şemsiye bulundurun, sadece eğlence için değil, yolda gökten şairlerin bulutları dökülmesin diye!
- Yanınızda yazacak bir şey, not alacak bir defter, hatta belki bir şiir kitabı olsun. Kim bilir, şiirden ilham alıp bir şiir bile yazarsınız!
- Konserde, hem sosyalleşin hem de kendinize bir alan yaratın; bazı anlar yalnız yaşanır!
Son olarak, şiirin, müziğin, şehrin buluştuğu böyle gecelere özel bir not düşeyim: İstanbul’da kültür sanat etkinlikleri her zaman bir adım önde; bırakın kendinizi şiirin ve müziğin büyüsüne, bırakın ruhunuz konserde bir şarkı olsun, bir şiir, bir mısra, bir notaya dökülen her şey!
Kaynakça
Makalede İzmir Sanat’ın düzenlediği 29 Ocak “Şair Şarkıları” konseri bilgisi İzmir Belediyesi Kültür Sanat sitesinden alındı[3]. İstanbul’daki mekan önerileri, konser bilet alma tavsiyeleri, şehirdeki atmosfer ve lezzet durakları yazarın deneyimlerine dayanmaktadır. Makale boyunca bahsedilen konser mekânları ve etkinlik takvimi, genel kültür-sanat rehberlerinin bilgileriyle desteklenmiştir.