Giriş: Ramazan’ın Sultanı, İstanbul Vapuru, Ben ve Tekne
Ramazan demek, aslında biraz da mideyle göz arasında yaşanan bir iç savaş demek. Gün boyu “acaba sahura mı kalktım, yoksa rüyada mı yedim?” sorularıyla geçirilen saatler, akşama doğru yerini “hangi lezzetleri yesem de pişman olmasam?” endişesine bırakır. İşte ben de, bu endişeye bir çözüm olarak İstanbul Boğazı’nda fasıl eşliğinde iftar turuna katılmaya karar verdim. Sonuç mu? “Aa keşke her gün oruç tutsam!” dedirten cinsten. Gelin, siz de bu leziz maceraya benimle birlikte adım atın.
Boğaz’da İftar Zamanı
İstanbul’un simgelerinden biri olan Boğaz’da iftar, hem yerlilerin hem de şehir dışından gelenlerin büyük ilgi gösterdiği bir etkinlik haline geldi. Ramazan boyunca her gün düzenlenen turlar sayesinde isterseniz tek başınıza, isterseniz sevdiklerinizle birlikte bu eşsiz deneyimi yaşayabilirsiniz[2][7]. Teknenin önünde iftar duasını ederken bir yandan da martıların “Biz de açız abi!” çığlıkları eşliğinde orucunuzu açmak, İstanbul’un sunduğu en özel anlardan biri.
Teknede İftar Sofrası: Yemek mi Dediniz?
Benim en sevdiğim kısım geliyor: yemek faslı. Tekne turları, standart iftar menülerinden sıkılanlar için tam bir kurtarıcı. İftariyelikler, çorbalar, bol çeşitli ana yemekler, salatalar ve tabii ki tatlılar… Her damak tadına uygun seçeneklerle dolu menüler, usta ellerden çıkma lezzetlerle servis ediliyor[