Giriş: Müziğin İçinde Yol Var!
Her insanın bir yolu vardır… Kimi otoyoldan gider, kimi patikadan; Cem Erdost İleri ise bağlamanın telinden, kopuzun gövdesinden, trio'nun ruhundan geçer! Eğer "Başka türlü nasıl olur bu iş?" diye soranlardansanız, sizi Cem Erdost İleri Trio’nun konser yolculuğuna davet ediyorum. Hazırlanın! Çünkü bu makale, hem müziğin hem de yolun kendisine bakışınızı değiştirecek kadar kıvrak, neşeli ve bol detaylı olacak.
Cem Erdost İleri Kimdir? Kimde Nasıl Bir Müziğin Mayası Var?
Öncelikle, Cem Erdost İleri’nin kim olduğunu öyle Wikipedia üslubuyla değil, azıcık şiirle ve bolca macera ruhuyla anlatmak gerek! 1989 İstanbul doğumlu Cem Erdost İleri, müziğe başlama tarihi olarak bile "Kasım ayının 21. günü" gibi şiirli bir not düşüyor hayatına[2]. Küçük yaşlarda açılan kulaklar, lise çağlarında müziğin peşinde harcanan geceler… Ardından şahane bir karar: “Tüm zamanımı müziğe adayacağım!” Ne güzel bir cesaret! Evinde kurduğu yalıtılmış stüdyo ile başlamış bu macera, zamanla kopuz ve perdesiz gitara duyduğu aşkın derinleşmesiyle devam etmiş.
Bu adamda azim var, macera var, yenilik var… Yetmiyor, “Hasret Düzeni” dediği kendi akort sistemini geliştiriyor, durmuyor! İlk solo albümü Umuda Mavi (2013), ikinci solo albümü Dünyada Cennet, ardından minik albümler, tekliler, çocuk oyunları, film müzikleri... Bir müzisyenden beklenmeyen kadar çok farklı projede yer alıyor[1][2].
Bir Trio’nun Doğuşu: Kim Kimdir, Hangi Duygu Kimin Elinde?
- Cem Erdost İleri: Kopuzun ve uzun sap bağlamanın ustası, besteci, sesin ve sözün rehberi.
- Olcay Bozkurt: Gitar ustası, müziğe klasik ve modern lezzetler katıyor.
- Sertaç Şanlı: Perküsyon ve sitarın büyülü elleri, ritmin ve tınının peşindeki yolcu.
Bu ekip, üç farklı rüzgâr esintisini birleştirip, seyirciyle “kolektif bir meditasyon” yaşatıyor. Eğer, “Senfonik n’aparsın, halkın sesi nasıldır?” diyorsanız, işte cevabı Cem Erdost İleri Trio’da.
Konserin Sahne Arkası: Moda Sahnesi ve Sahneye Yansıyanlar
Son yıllarda “Cem Erdost İleri Trio” konserlerini en çok Moda Sahnesi’nde izliyoruz. Bu mekan, Kadıköy’ün bohem ruhunu, dinleyicinin kulak zarına kadar götürebilecek bir akustiğe sahip[3]. Konserin açılış cümlesi şu: “Aşık Mahzuni Şerif ‘in ‘Kendi Kitabıma Girdim Saklandım’ dediği yerden başlıyoruz...” Sahneye adım atan ekip, adeta bir kitabın kapağını kapatıp, her şarkıyı bir sayfa gibi çeviriyor.
Dinleyiciyle olan etkileşim, standart konserlerden çok farklı. Cem, “Ne zaman başladı bu yolculuk?” diye sorar ve cevabı da mistik bir noktadan verir: “Ervah-ı Ezelde Levh-i Kalemde…” Yani her şey müziğin yaratıldığı o ilk an kadar kadim! İşte böyle bir ağırlık, böyle bir derinlik var bu konserde[3].
Trio’nun Müziğinde Yolculuk: Gelenekten Geleceğe Bir Kokteyl
Cem Erdost İleri Trio, bir yandan Türk halk müziği geleneğine köprü kurarken, bir yandan da Cem’in özgün akort düzenleri, Olcay’ın gitar tınıları, Sertaç’ın sitar ve perküsyon dokunuşlarıyla harmanlanıyor[3]. Her seferinde kulağımıza aşina ezgiler başka biçimlere bürünüyor. Bu ekibin sahnesinde, “bildik türkülerin” makamlardan sıyrılıp “bambaşka bir lezzet” kazandığını fark edersiniz.
Bir türkü geliyor, ama kafadan yürüyen bir bağlama değil; bir anda sitarın mistik tonlarıyla “Bir Orta Asya bozkırında mıyım?” hissini yaşatıyor. Ardından gitar içeri giriyor, işte burada Akdenizli bir neşeyle kıvrılıyor. Cem Erdost İleri Trio, “Fusion” dedikleri şeyin tam Türkçesini yapıyor: Gelenekle geleceği buluşturuyor, geçmişin çınarından uzanan dalları bugünün gövdesine ekliyor.
Setlist: Buram Buram Anadolu, Sürprizlerle Dolu Dünya
- Diriliş: Cem’in en sevilen bestesi, bir ritüel gibi başlayıp sahneyi açıyor.
- Umuda Mavi: Solo albümün baş tacı, umutla açılan bir perde.
- Yandı Ha Yandı: Adem Tosunuğlu ve Merih Aşkın’ın da eşlik ettiği türkü, iki parçadan oluşuyor.
- Gün Dönerken: 2022 albümünden, sözleri ilk kez Cem tarafından yazılan bir şarkı.
- Aşıklar Bayramı film müziklerinden seçmeler: Kıvanç Tatlıtuğ ve Settar Tanrıöğen’in oynadığı film için bestelenmiş, “Bir filmin hüznüyle sahnenin neşesi buluşuyor”.
- Böyle İkrar İle, Üç Güzel: Alim Yapım etiketiyle çıkan tekliler, konserin dinamiklerini belirliyor.
Konser boyunca, izleyici bir yandan Anadolu’da bir yayla evinde çay içiyor hissi yaşarken, bir yandan Mumbai sokaklarında koşan sitarın etnik tınılarını duyuyor. Cem ve ekibi, repertuarda bazen klasik türküleri (Mahzuni, Neşet Ertaş, Pir Sultan) çağırıp, bazen kendi bestelerini öne çıkarıyor.
Perdesiz Gitar ve Kopuz: Sahnenin Eksik Olmaz Sihirbazları
Bir konserin gizli kahramanlarından biri de perdesiz gitar. Cem Erdost İleri, özellikle perdesiz gitar ve kopuz ile sahnede an be an ezgiyle oynayabiliyor; bu da dinleyiciye “her an yeni bir nota keşfedilecek!” hissi yaşatıyor. Kopuz, Anadolu’nun kadim sesi; perdesiz gitar ise müziğin globalleşme imzası. Cem Erdost İleri Trio’da ise ikisi beraber, hem sahnede hem stüdyoda ruhları dans ettiriyor[2][4].
Stüdyodan Sahneye: Su Gibi Albümü ve Deneysel Yolculuklar
2018’den beri süregelen “Su Gibi” albüm kayıtları, Cem Erdost İleri Trio’nun çileli ve sabırlı yolculuğunu simgeliyor[4]. Konserlerde canlı performansa öylesine alışılmış ki, bazı şarkılar henüz tam anlamıyla stüdyoda pişmemişken bile sahnelere çıkarılıyor. Cem Erdost İleri ve ekibinin “canlı kayıt” felsefesi, müziğin doğallığını koruma amaçlı. “Albüm çıksın, sonra sahneye çıkalım” mantığı yok; önce sahne, sonra albüm!
Proje ve İşbirlikleri: Müzik Sadece Sahne Değil, Ekran ve Tiyatroda Da Var!
- Gelin Tanış Olalım: Fırat Tanış’la birlikte oynanan, türkülü müzikal formatında bir sahne işi. Cem Erdost İleri burada bağlaması ve sesiyle oyunculuğa destek oluyor. 385 kez sergilenmiş, ki bu kadar temsili olan işler çok nadir bulunur[1][2].
- Lacivert Gece: Muhammet Çakıral’ın yazıp yönettiği film için yapılan müzikler.
- Aşıklar Bayramı: Özcan Alper’in yönettiği, Kemal Varol’un romanından uyarlanan film, Cem’in müziğiyle ayrı bir atmosfer kazanıyor.
- PortakalAltı: 2021’de başlanan, 34 bölümü yayımlanan Youtube projesi. Cem Erdost İleri burada kayıtlarına devam ediyor.
Müzisyen deyip geçmeyelim, Cem’in mutfağında tiyatro, sinema, dijital projeler, çocuk oyunları… Hatta Ahâli Müzik adını taşıyan kendi firmasından çıkan eserler de var.
Müzikal Yolun Felsefesi: Konser Bir Yolculuktur, Seyirci Eşlikçidir
Konserde cümleler arasında “Kendi kitabıma girdim, saklandım,” diye başlıyor. Sonra her şarkı bir hikaye, her hikaye başka bir yol. Cümlenin başı Anadolu, sonu Hindistan; arada Kadıköy’den Taksim’e tur atıp, yolda iki bardak çay içiyor dinleyici. Konserin en ilginç özelliği ise, Cem Erdost İleri'nin müziğe bakışında yatıyor: "Yolculuk, durmak değil; dinlemek, keşfetmek, yeniden yazmak."
Konser İzleyicisi: Kimler Geliyor, Neler Yaşıyor?
- Müzik tutkunu Kadıköylüler: Genç, dinamik, yeni seslere meraklı insanlar.
- Müziğin felsefesini arayanlar: Her tınıda bir anlam, her notada bir sorgu arayanlar.
- Türkülere önyargısız yaklaşanlar: “Yeni türkü olur mu?” diyen ama konseri dinledikten sonra “Meğerse oluyormuş!” diye şaşıranlar.
- Tiyatro ve sinema takipçileri: Fırat Tanış, Kıvanç Tatlıtuğ, Özcan Alper gibi isimlerle işbirliğinden haberdar olanlar.
- Müzisyenler ve müzik öğrencileri: Deneysel akortlar, farklı enstrümanları ve performans tekniklerini merak edenler.
Yerel Lezzetler ve Eğlence: Moda’da Bir Akşam
Moda Sahnesi’nde bir Cem Erdost İleri Trio konserine gittiyseniz, konser sonrası Moda’nın sokaklarında eğlenceye devam etmek kaçınılmaz. “Konser öncesi sahilde çay, sonrası dondurma; arada bir kokoreç, gecenin finalinde bir bar molası…” Kadıköy’ün neşesiyle, müziğin derinliği buluşuyor. Kimi konser sonrası ekiple buluşup sohbet ediyor, kimisi Moda’nın vintage dükkânlarında kayboluyor.
Cem Erdost İleri’nin Müziğiyle Hayatımızda Neler Değişiyor?
Diyelim ki bir Cem Erdost İleri Trio konserinden çıktınız; kafanızda türkülerin neden hâlâ yeniden yazılabildiğine dair bir sorgu var. "Eskiyle yeninin birleşimi, bu kadar mı insana iyi gelir?" diye düşünüyorsunuz. Üstelik bu topluluğun müziği, alışılmışın dışında bir samimiyet ve yeni tını arayışını da beraberinde getiriyor.
Müziğin felsefesini, yeniliğin kıyısında yüzen türkülerin rehberliğinde buluyorsunuz. Cem Erdost İleri Trio, müzikte “yenilik” nedir, “gelenek” nedir, “deneysel” ne olabilir” sorularına her seferinde yeni cevaplar üretiyor. Neşe, hüzün, merak… Bir konserle hayatımıza bir parça serüven, bir güzel melodi ve bir sürü yeni soru ekleniyor.
Son Söz: Cem Erdost İleri Trio Konseri Deneyimi Özetle
- Yer: Genellikle Kadıköy Moda Sahnesi ve diğer samimi mekanlar.
- Müzik: Anadolu’dan dünyaya, kopuzdan sitara, perdesiz gitardan klasik gitara bir köprü.
- Ruh: Samimi, yenilikçi, maceracı, yerel ve evrensel.
- Etki: Müziğin hem kulakta hem kalpte hem de akılda iz bırakması.
- Sürpriz: Her performansta “Acaba bu sefer hangi türküye nasıl bir tını katacaklar?” hissi.
Cem Erdost İleri ve ekibinin açtığı müzik yolculuğu, türküleri ve Anadolu ruhunu bir araya getirip, her konseri bir “keşif seyrine” dönüştürüyor. Hem kendi besteleriyle hem de farklı disiplinlerden parçalarıyla, müzikte “her an yeni bir şey keşfetmeye” açık olanlara hitap ediyor. Ve sonunda, “Acaba bir sonraki konserde hangi yeni seslerle buluşacağım?” diye heyecanla bekletiyor.
Kaynakça
- [1] Cem Erdost İleri - Sanatçı Bilgileri ve Etkinlikleri - Bubilet
- [2] Biyografi - cemerdost.com
- [3] Cem Erdost İleri Trio - Moda Sahnesi
- [4] Eğildim Bir Dolu İçtim (2021) - cemerdost.com
- [5] Cem Erdost İleri - Viberate