Babamı Kim Öldürdü Oyun İncelemesi ve İstanbul'dan Tiyatroya Uzanan Bir Macera

27 Eyl 2025  •  694
Ücretsiz Kampanya Yayınla!

Bugün İstanbul’da Tiyatro Etkinlikleri: Şehrin Sahnesi Hareketli!

Sevgili tiyatro avcıları, İstanbul’da ne zaman “Bugün ne yapsak?” diye düşünecek olsanız, cevabın üç harfi, bir kelimesi ve bolca alkışı var: Tiyatro! Ayaklarımızın altındaki bu şehir, her köşesinde ayrı bir drama, komedi, müzikale ve sürprizlere gebe. Hele hele havalar biraz serinledi mi, Moda Sahnesi, Kadıköy’den ses gelir: “Gel, burada bir oyun var, tam sana göre!” Bugün de öyle işte; Babamı Kim Öldürdü oyunu şehre meydan okumaya hazırlanıyor[1][3][4][5].

Babamı Kim Öldürdü: Güldürmeyen Dram, Düşündüren Gerçek

Bazen bir tiyatro salonuna girersin, sandalyene yerleşirsin... Derken, sanki bir roman sayfasında bulur kendini insan. İşte Edouard Louis’in Babamı Kim Öldürdü eseri tam olarak bunu yapıyor! Fransa’nın genç ve hayli hırçın yazarlarından Edouard Louis’in roman üçlemesi (işçi sınıfı ve aile temalı) oyunculukla buluşuyor, sahnenin tozunu şöyle bir havalandırıyor[1][2][3][5].

Moda Sahnesi: Tiyatro Keyfinin Nabzı Burada Atıyor

Oyun, 2020’de Moda Sahnesi’nde sahnelenmeye başladı ve hâlâ alkıştan kaçamıyor. Seanslara bakınca, 27 Eylül 2025 Cumartesi akşamı Moda Sahnesi’nde saat 20:30’da işçi sınıfının hayata tutunma savaşına tanık olacaksınız[1][6]. Biletler kapış kapış! (Yalnız +18, yani çocuklu aileleri sokağın başında bırakıyoruz...)

Tek Kişilik Bir Sosyal Deprem: Kimse Yerinden Kalkmasın!

Neymiş, tek kişilikmiş, tek perdeymiş... Oldu olacak, bir de tek cümlelik inceleme ekleyelim: “Yıkıcı!” Çünkü bir adamın, bir babanın hikayesi üzerinden; sistemin işçiyi, aileyi, insanı nasıl parçaladığını gösteriyor. Oyun boyunca, “Bunu da mı yaşadık, vay canına!” deyip durduğum sahneler oldu, yalan yok[1][3].

Babamı Kim Öldürdü: Hikayesi, Teması ve Sahne Sihiri

Edouard Louis’in Romanından Sahnede Ayakta Kalmaya Çalışan Bir Baba

Edouard Louis öyle bir roman yazmış ki, kendi işçi sınıfı geçmişini, babasıyla olan ilişkisini, babasının iş kazasıyla değişen hayatını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Sahnede Hayata Karışan Temalar

Louis, olayları kendi ailesinin gözünden anlatırken; bu temalar tiyatroda adeta “dokunsan ağlayacak” bir forma bürünüyor[2][3]. Kimi zaman, babasının giydiği işçi tulumu devletin diktiği bir kefen gibi anlatılıyor.

Oyunun Sahne Atmosferi: Dekor, Işık, Gözyaşı ve Hafifçe Mizah

Moda Sahnesi’nin artistik direktörleri, bu oyunda dekorun minimum, etkisinin maksimum olmasına özen göstermişler. Sahne neredeyse çıplak; bir sandalye, birkaç eski eşya ve bir baba figürü. Ama bir bakmışsın; o sahne, bir anda Fransa’nın işçi mahallesinden İstanbul’un sobalı odalarına dönüşmüş. Işıklar bazen sönük, bazen göz alıcı; bazen de elektrikten tasarruf edercesine kısıktı (sürdürülebilir sahne sanatı derken yere para düşürmüşler). Ve tabii ki, oyuncunun mimikleriyle her duygunun hakkını vermesi...

Tek Perde, Tek Adam, Bol Soru: Babamı Kim Gerçekten Öldürdü?

Oyun boyunca sürekli bir sorgulama var: “Babamı Kim Öldürdü?” İşte burada seyirciyi bir “detektif” gibi oyuna dahil ediyor Edouard Louis’in anlatısı. Devletin iş kazasındaki ihmali, sosyal desteğin eksikliği, babanın geçmişteki tercihlerinin bugünkü kaderi... Her sahnede “Kim suçlu?” diye düşünmeye başlıyorsun.

Oyunun Mesajı: Suçlu Kim? Cevap da Seyircide Gizli

Bu oyunda “katil” yok; daha çok işlevsiz sistemlerin gölgesinde kalan, toplumsal bir facia var. Kimine göre, kapitalizm; kimine göre, sosyal devletin eksikliği. Ama final sahnesinde herkes kendi babasını, kendi geçmişini sorgulamaya başlıyor. “Gerçekten, benim babamı kim öldürdü?” İşte o cevap, Moda Sahnesi’nin kırmızı koltuklarının arasında kayboluyor.

Oyunculuk Performansı: Yalnız Adamın Yalnızlığına Alkış

Mizah Dokunuşu: Dram Ağlatırken, Aralarda Tatlı Bir Gülümseme

Her şey trajedi mi? Düşünmeyin! Oyunda, “Fransız usulü babalık” mizahı, arada bir babasını taklit eden Edouard ile salona yayılıyor. “Oğlum, devlete kafa tutulmaz!” diyen babayı, genç oyuncu öyle bir taklit ediyor ki, ister istemez kahkaha kaçırıyorsun. Sonra bir bakmışsın, göz pınarların vicdanına yol yapmış, hop ağlıyorsun. Bir gülme, bir ağlama... İşte tiyatro dediğimiz şey bunun için güzel!

İstanbul’da Tiyatro: Bugün Nerede, Hangi Oyun?

Babamı Kim Öldürdü’den Başka Tavsiyeler

Yani İstanbul’un tiyatro cephesinde bugün sahneler dolu, koltuklar kapalı… Moda Sahnesi’nde Babamı Kim Öldürdü’nün yankısı sürerken, başka sahnelerde başka çılgın hikayeler yaşanıyor. Biletini kap, oyuna koş, son sandalye için kimseye acıma!

Moda Sahnesi’nin Tiyatrosu: Sıradaki Oyunlar ve Etkinlikler

Sahneye çıkanlardan alkışını esirgeme; çünkü her replikte bir toplumun acısı gizli. İstanbul’da tiyatro demek; bazen kendi hikayeni sahnede bulmak demek!

Babamı Kim Öldürdü: Kime Önerilir?

Bu Makale Niye Bu Kadar Uzun?

Çünkü İstanbul’da tiyatro ve Babamı Kim Öldürdü gibi toplumsal çığlıklar; kısa anlatılmaz, küçük bir cümlede bitmez. Her oyun ardından, insan bir çorbacıya gitmek, bir bardak demli çay içmek ve “Bu ülke niye böyle?” diye dertlenmek ister. Tiyatro işte; toplumu aynadan izletip, sonunda herkesin cebine biraz hüzün ve bir çimdik umut koyar.

Son Söz: Bugün Sahne Senin, Alkış da Senin!

Eğer bu akşam İstanbul’da tiyatroya gitmeye karar verdiysen, “Babamı Kim Öldürdü” ile hem kendi hikayeni görür, hem de toplumsal gerçeklerin tiyatroda nasıl tokat gibi çarpabileceğine tanık olursun. Unutma: Tiyatro, hayatın prova yaptığı yerdir. Moda Sahnesi’nde bu gece, sorunun cevabını bulamayabilirsin, ama kendini bulabilirsin.

Kaynakça


Bu blog yazısı ile ilgili telif hakkı, içerik kaldırma, güncelleme veya düzeltme taleplerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. info@firsat.me.

Sorumluluk Reddi: Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Kaynakçada yer alan bağlantılar kendi içeriklerinden sorumludur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca telif hakları eser sahiplerine aittir.