Sabah erken saatlerde sırt çantamı hazırlarken içimdeki heyecanı tarif etmem imkansızdı. Her şehrin insanı bazen betondan, trafikten, gürültüden kaçmak ister. İşte konaklamalı Abant-Sapanca turu tam da bu kaçışın en konforlu ve huzurlu yolu! Hadi sizinle hem detaylı bir rehber, hem bol deneyim, hem de biraz mizah katarak bu muhteşem turu baştan sona yaşayalım.
Neden Abant-Sapanca Turu?
Abant Gölü’nün masalsı atmosferiyle Sapanca’nın huzurlu gölü, tek bir kaçamakta birleşince doğa severlerin kalbinde unutulmaz bir anı bırakıyor. İstanbul’a yakınlığı ile hafta sonlarının kurtarıcısı olan bu rota, ister sevgilinizle romantik bir kaçamak, ister ailenizle doğayla iç içe bir tatil, ister arkadaşlarınızla “Şehirden kaçtık!” nidalarıyla spontane bir hafta sonu için harika bir seçenek.
Turun Rotaları ve Güzergâhı
1. Gün: Abant ve Gölcük Gölü’nün Büyüsünde Kaybolmak
Çoğu turda otobüs sabahın erken saatlerinde (6-8 arası) belirlenen noktalardan misafirlerini alıyor. Kahvaltı için ilk mola genellikle Sapanca Gölü kıyısında oluyor ve doğanın sessizliğiyle güne başlamak hiç bu kadar romantik olmamıştı! Arabada dağıtılan lezzetli kahvaltı paketleriyle, simit ve peynir manzarayı tamamlıyor. Sonra rotamız Abant Gölü.
- Abant Gölü’ne vardığınızda rehberin verdiği kısa bilgiden sonra serbest zaman başlıyor.
- İlk işim gölün etrafında yürümek; bol bol fotoğraf, arada gölde yüzen ördeklerle “doğa selfie’si” ve göl manzarasında termosumdan kahve yudumlamak. Güzel anıların ilham kaynağı, işte böyle başlıyor.
- Çevrede fayton turu yapmak, bisiklet kiralamak ve göl kenarında sucuk ekmek yemek mümkün (buralar turistik, ama tadı bir başka!).
- Turun bu bölümünde Abant Tabiat Parkı’nda çam kokuları ve tertemiz havayla ciğerlerimi bayram ettiriyorum.
Abant’ta Neler Yapılır?
- Bolca fotoğraf çekip, Instagram’a “yanıma çam düşsün” filtreli fotoğraflarla story atmak
- Yürüyüş yollarında kitap okumak, meditasyon yapmak isteyenler için göl çevresi harika
- Abant gölünde sandal turu (genellikle sezonluk ve hava durumuna göre mevcut)
Serbest zaman bitince sıradaki rota: Gölcük Gölü. Burası, kartpostallarda gördüğümüz o meşhur iki katlı kırmızı çatılı evin göle yansıdığı büyülü manzaranın selfiesi için ideal. 1200 rakımdayız, oksijen sarhoşu olmak garanti.
Gölcük Tabiat Parkı’nda yürüyüş yapmak, göl kenarında oturup başka alemlere dalmak, akşamüstü ışığında göl manzarasıyla günü noktalamak insana iyi geliyor. Zaman zaman mis gibi çam reçelinin kokusu eşliğinde sıcacık bir çay içmek de şart. Öğle yemeği için göl kenarında köfte-ekmek veya sac kavurma öneren bir rehber duyarsanız, sakın ola teklife “şehirliliğim var” diye yaklaşmayın; deneyin, farkı göreceksiniz.
Otele Geçiş: Konforlu Bir Mola
Akşam üstü, tur otobüsüne atlayıp otelin yolunu tutuyoruz. Genellikle Abant ya da Sapanca’da temiz ve konforlu 3 ya da 4 yıldızlı oteller tercih ediliyor. Akşam yemeği otelde açık büfe veya menü şeklinde servis ediliyor. Uzun doğa yürüyüşlerinden sonra sıcacık bir çorba ve güzel bir yatak, insanı pamuk gibi yapıyor.
2. Gün: Sapanca, Maşukiye ve Ormanya’da Doğaya Doymak
Ertesi sabah dağ havasıyla uyanıp, otelde güzel bir kahvaltı sonrası ilkin Maşukiye rotamız. Sapanca-Maşukiye hattı doğanın insanı şımarttığı bir çizgi. Maşukiye, Samanlı Dağları’nın eteklerinde, şelaleleri ve yemyeşil ormanlarıyla ünlü.
- Burada ATV turu, zipline gibi adrenalin dolu aktiviteler özellikle gençlerin gözdesi. Bense klasik yürüyüşten vazgeçemeyenlerdenim; patika kenarında gözlemeci teyze ile koyu bir sohbet her zaman favorim.
- Macera parkları küçük büyük herkesi eğlendiriyor. Doğa ile baş başa şelale sesi eşliğinde kahve içmek paha biçilemez.
- Maşukiye'nin yöresel köy kahvaltısı da meşhur: Bol tereyağlı sahanda yumurta ve taze köy ekmeğiyle güne başlamak enerjinizi ikiye katlar!
Sapanca’da Göl Kenarı Keyfi
Sapanca deyince aklınıza sadece bir göl gelmesin; göl kenarı kafeleri, yürüyüş yolları ve teleferiğiyle adeta bir açık hava huzur terapisi burası. Yorgunluk atmak için göl kenarında çekirdek çitleyip martı izlemek Kocaeli sosyetesinde popüler ama biz de katıldık tabii…
- İster göl manzarasıyla salıncakta sallanın, ister gölde kayıkla dolaşın veya bisiklet kiralayıp sahilde turlayın; tümü akıllarda kalıcı olacak.
Ormanya: Doğal Yaşamın Gizli Kahramanı
Bu turda bir diğer yıldız durak Ormanya Doğal Yaşam Parkı. “Hobbit evleri gerçekten var mıymış?” diyenler için Ormanya bir cennet. Çocuklu aileler için özellikle harika; minik hayvanat bahçesi, at binme parkurları ve kuş gözlem alanlarıyla hem eğitici hem eğlenceli. Doğa severler için 12 farklı bölüm var:
- Çocuk Hayvanat Bahçesi
- Mesire Alanı
- Doğa Parkurları
- Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi
- Kuş Gözlem Alanı
- Kamp Alanı ve Ormanköy
500’den fazla hayvan türünü doğal ortamında izlemek, özellikle çocuklara şehir dışında unutulmaz bir deneyim sunuyor. Ayrıca parkın en çok ilgi gören bölümü masalsı hobi evleri! Her an Tolkien’in dünyasına kulak misafiri olabilirsiniz. Doğa yürüyüşlerinde spor ayakkabı giymeyi sakın ihmal etmeyin; hem konforlu, hem de çamura karşı koruyucu en iyi silahınız olacak.
Abant-Sapanca Turunda Olmazsa Olmazlar
- Fotoğraf makinesi veya şarjı dolu bir telefon: Bu manzaralar anı olarak kalmalı!
- Su geçirmez ceket veya yağmurluk: Hava Karadeniz bölgesine yakın, aniden yağmur bastırabilir.
- Termos: Göl kenarında sıcak bir içecekle keyif yapmak için birebir.
- Rahat yürüyüş ayakkabısı: Zira göl çevresinde ve ormanda kilometrelerce yürüyeceksiniz.
- Küçük atıştırmalıklar: Enerji seviyeniz için çantanızda birkaç kuru yemiş bulunsun.
Yenilen Yemekler ve Lezzet Durakları
Turun bir başka güzelliği de Anadolu mutfağının en taze ve doğal ürünlerini yerinde tatmak. Genelde otelde alınan sabah kahvaltıları açık büfe oluyor; peynir, tereyağı, bal ve ev yapımı reçeller sofrada baş köşede. Yol üstünde Abant’ta ya da Maşukiye’de öğlen yemeği için köfte, sucuk ekmek ya da alabalık yemeden dönmeyin. Sapanca’daki göl kenarı kafelerinde ise kahve içip tatlı molası vermek şart.
Abant-Sapanca Turunun Püf Noktaları
- Hafta sonu gitmeyi planlıyorsanız, yoğunluktan dolayı rezervasyonunuzu erken yaptırın.
- Çocukla gelen aileler için Ormanya ve Maşukiye aktiviteleri, herkesin yüzünü güldürüyor.
- Rahat giyinin; doğa içinde olacağınızdan şıklık yarışını şehirde bırakın.
- Her fotoğraf karesi kartpostallıktan farksız; bolca yer açın cihazlarınızda.
- Yol uzun olabilir, buna hazırlıklı olun; müzik çalarınızda doğa temalı bir çalma listesi hazır bulundurun.
Turun Maliyeti ve Harcama Tavsiyeleri
Konaklamalı Abant-Sapanca turu fiyatları genellikle kişi başı 1.500 TL ile 3.000 TL arasında değişiyor. Fiyatın içine otobüsle ulaşım, otelde 1 gece konaklama, sabah ve akşam yemeği (çoğunlukla açık büfe), rehberlik hizmeti dahil. Ekstra harcamalara kahvaltı dışında öğlen yemekleri, atv turu, zipline gibi aktiviteler ve hatıra fotoğrafları dahil olabilir.
Bütçe dostu ipucu: Yanınıza su ve atıştırmalık alın, öğle yemeklerini kalabalığa göre önceden planlayın ve hediyelikleri uygun mağazalardan seçin.
Mevsime Göre Abant-Sapanca Turu: Dört Mevsim Ayrı Güzel
- İlkbahar: Doğa canlanıyor, çiçekler açıyor; fotoğrafçılar için biçilmiş kaftan.
- Yaz: Göl kenarında serinlemek isteyenlerin tercihi, sabah saatleri daha serin.
- Sonbahar: Sarı-turuncu yapraklar, “Instagram’da #AutumnVibes” paylaşımları için en çok rağbet gören zaman dilimi.
- Kış: Karla kaplı manzarada yürüyüş yapmak ise masal diyarında gezinmek gibi; sıcak çikolata ve kar topu savaşları garanti!
Seyahatten Akılda Kalanlar ve Mizahi Notlar
Her turun olmazsa olmazı turun sonunda dağıtılan çam reçelleri, magnetler ve “Bize yine bekleriz” diyen rehberin cömertliği… Doğada internet şebekesi zayıfsa, WhatsApp grubuna selfie atamayınca anı paylaşamamış olmanın hafif burukluğu. Ancak asıl paylaşım sıcacık bir hatıra olarak anılarda kalıyor.
Bölgenin yerel insanları içten ve güleryüzlü. Trekking sonrası yorgun adımlarla yerel kahvede içilen çay ve “Oo, buralı mısınız?” sorularına verilen şehirli cevaplar her zaman kahkahaya davetiye çıkarıyor. Veya gölde ördeklere ekmek atarken cebinizdeki atıştırmalıkların tamamını ördeklere kaptırmanız da bonus.
Küçük Anekdot: “Her Şehri Bir de Kaçış Yollarından Tanıyın!”
Bir keresinde Abant gölü kıyısında bir köylü amcayla lafa daldık. Hayatında hiç İstanbul’a gitmemiş ama şehrin telaşını, insanların yorgunluğunu ezbere biliyor. “Buraya gelen herkes ilk 15 dakika sessiz olur, sonra göle bakarken şehri unutur” demişti. O an anladım; doğa insanın ruhunu dinlendiriyor, ama bazen eski benliğini de geri veriyor.
Sıkça Sorulan Sorular & Pratik Tavsiyeler
- Bir gece konaklama yeterli mi? Hafta sonu kaçamağı için fazlasıyla yeterli; doğa aşkı ağır basarsa tekrar geleceğiniz garanti!
- Çocuklar için uygun mu? Evet, özellikle Ormanya’daki hayvanat bahçesi çocukların favorisi.
- Kışın gidersek neyle karşılaşırız? Kar manzaraları büyüleyici ama yol durumunu ve lastik zincirini kontrol edin.
- Ekstra masraflar? Atv turu, zipline gibi aktiviteler ekstra ücrete tabi olur, hazırlıklı olun.
Son Söz: Abant ve Sapanca, Doğanın Size Fısıldadığı Bir Mola
İki günlüğüne “şehir nerede, ben neredeyim?” dedirten, ruhu ve zihni sıfırlayan bir hafta sonu tatili arıyorsanız, konaklamalı Abant-Sapanca turu tam size göre. Doğa ile baş başa kalmak, yeni anılar biriktirmek ve göl kenarında huzur bulmak için daha fazla beklemeyin. Valizinizi hazırlayın; Abant’ın çam kokusu, Sapanca’nın serin esintisi sizleri çağırıyor! Unutmayın, bazen kısa bir kaçamak bütün yılı dinç geçirmek için yeterlidir…
Kaynakça
- itctur.com: Abant Gölcük Gölü Sapanca Maşukiye Ormanya Turu 1 Gece Konaklamalı [1]
- malitur.com: Abant Gölcük Gölü Sapanca Maşukiye Ormanya Turu 1 Gece Otel Konaklamalı İstanbul Çıkışlı [2]
- meisturizm.com.tr: ABANT SAPANCA ORMANYA MAŞUKİYE - Ayvalık - Meis Turizm [3]